ayet i kerime

95 /
zulfiquarr zulfiquarr
‎بسم الله الرحمن الرحيم

eğer kendilerine (başka) bir mucize gelirse, mutlaka ona inanacaklarına dair en güçlü yeminleriyle allah'a yemin ettiler. de ki: "mucizeler ancak allah katındadır. o mucizeler geldiği vakit de inanmayacaklarını siz ne bileceksiniz?"

biz onların kalplerini ve gözlerini ters döndürürüz de ilkin ona iman etmedikleri gibi (mucize geldikten sonra da inanmazlar) ve yine onları azgınlıkları içinde bırakırız da bocalar dururlar.
(en'âm sûresi/109-110)
mncdprssv mncdprssv
çok anlamsız, fazlaca gereksiz ve acınası.

ne yazık ki işte canlılığın bu dönemine düştüm..

artificial intelligence olarak doğacak insanmışım da işte burada bunlarla uğraşıyor, üstelik bir de cevap fln veriyorum.

yazık.
spacetusubozulanadamındramı spacetusubozulanadamındramı
norveç, kanada, japonya vb. ülkeler bildiğiniz gibi, bu cümleleri baştacı ettiği için şimdiki durumlarını yaşayan ülkelerdir.

somali, afganistan, suriye vb. yerler de kafir yasalarına göre yaşadığı için sürünmektedirler.

halen akıl etmez misiniz???!!!
gulhane parkindaki ceviz agaci gulhane parkindaki ceviz agaci
"güneşin altında harcadığım bütün emekten nefret ettim. çünkü her şeyi benden sonra gelecek olana bırakmak zorundayım. kim bilir, bilge mi olacak, akılsız mı? güneşin altında bilgeliğimi kullanarak harcadığım bütün emek üzerinde saltanat sürecek. bu da boş. bu yüzden güneşin altında harcadığım onca emeğe üzülmeye başladım. çünkü biri bilgelik, bilgi ve beceriyle çalışır, sonunda her şeyini hiç emek vermemiş başka birine bırakmak zorunda kalır. bu da boş ve büyük bir hüsrandır. çünkü ne kazancı var adamın, güneşin altında harcadığı bunca emekten, bunca kafa yormaktan? günler boyunca çektiği zahmet acı ve dert doğurur. gece bile içi rahat etmez. bu da boş."

(vaiz, 2: 18-23)






www.haberturk.com
zulfiquarr zulfiquarr
‎بسم الله الرحمن الرحيم

biz onlara melekleri de indirseydik, kendileriyle ölüler de konuşsaydı ve her şeyi karşılarında (hakikatın şahidleri olarak) toplasaydık, allah dilemedikçe yine de iman edecek değillerdi. fakat onların çoğu bilmiyorlar.
(en'âm sûresi/111)
1
dumrul dumrul
"göğe ve venüs'e yemin olsun. venüs'ün ne olduğunu sen nereden bileceksin? parlayan yıldızdır. hiçbir kimse yoktur ki başında bir denetleyici bulunmasın." - tarık (venüs) suresi 1-2-3-4. ayetler.

çok şahane değil mi? venüs'ü yıldız sanan allah yollamış. 1400 yıl sonra yeni yeni venüs'ün yıldız değil "seyyare" olduğunu öğrenen müslümanlar da bu surede apaçık bir hezimet değil de mucize varmış gibi "burada aslında venüs'ten değil de pulsarlardan bahsediliyor" filan demeye başladılar.

allah'ın gök cisimleri üzerine yemin etmesi filan da çok hoştur ama zaten venüs'ün yıldız olmadığını, güneş'in ise yıldız olduğunu bilmeyen, ayın yıldızlardan daha büyük olduğunu zanneden bir yaratıcı karikatürünü ciddiye alan insanlar için yaratıcının saçma sapan şeylerin üzerine yemin etmesinde bir sıkıntı yoktur.

ondan sonra vay efendim "gökten akın akın melek şey olsa da inanmazlar" bilmem ne... pardon... "allah dilemedikçe" inanmazlar... niye dilemiyorsa...

siz venüs'ün ne olduğunu nereden bileceksiniz aq.


8
zulfiquarr zulfiquarr
‎بسم الله الرحمن الرحيم

işte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. rabbin dileseydi, bunu yapamazlardı. o hâlde, onları iftiralarıyla baş başa bırak.
(en'âm sûresi/112)
spacetusubozulanadamındramı spacetusubozulanadamındramı

zulfiquarr zulfiquarr
‎بسم الله الرحمن الرحيم

bir de (şeytanlar), ahirete inanmayanların gönülleri bu yaldızlı sözlere meyletsin, onlardan hoşlansınlar ve işleyecekleri günahları işlesinler diye (bu fısıldamayı yaparlar).

"size kitab'ı (kur'an'ı) hak olarak indiren o iken ben allah'tan başka bir hakem mi arayacağım?" (de). kendilerine kitap verdiklerimiz de onun, rabbin katından hak olarak indirilmiş olduğunu bilirler. o hâlde, sakın şüphecilerden olma.
(en'âm sûresi/113-114)
zulfiquarr zulfiquarr
‎بسم الله الرحمن الرحيم

rabbinin kelimesi (kur'an) doğruluk ve adalet bakımından tamdır. onun kelimelerini değiştirebilecek yoktur. o, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni allah yolundan saptırırlar. onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar.
(en'âm sûresi/115-116)
#hayırlıcumalar
4
spacetusubozulanadamındramı spacetusubozulanadamındramı
zülfikar dindaşınızın paylaşamadığı ayetler silsilesinde bugün:




y e m i y o r değil mi bu ayetleri paylaşmak? zavallı :)
zulfiquarr zulfiquarr
‎بسم الله الرحمن الرحيم

şüphesiz senin rabbin, yolundan sapanı çok iyi bilir ve yine o, doğru yolu bulanları en iyi bilendir.
(en'âm sûresi/117)
95 /