ayhan yalçınkaya

zuppettin zuppettin
kafayı karıştıran, hayranlık duymanın yanında nefret mi etsem yoksa çok mu sevsem dedirten mülkiye hocasıdır. birinci sınıflar okuldaki ilk dönemlerinde siyasalın en vahşi hocası ile karşılaşırlar bi sersemlerler sonra kendilerine gelirler. ayhan hocadan ders aldıktan sonra evet ya ben akademisyen olmalıyım diyenler çıkar, her şeyi sorgulamalıyım diyip ne yaptığını bilmeyenler de... kime göre neye göre, bizatihi gibi kelimeler öğrenciler tarafından daha çok kullanılmaya başlar. dersi kaçırılmaz, kaçırılmamalı, kendisine ödev hazırlanmalı. bu yazılanlar onu anlatmak için çok ama çok yetersiz yaşamadan bilinmez. söylediği çoğu şeyi kabul etmesem de, ilginçtir söylediği her şey beni etkilemiştir. etkisinden kurtulmak da zaman almaktadır.
geçen yıl okuldaki bir topluluğun düzenlediği gezi dersine denk gelmiştir, yoklama alacağını söylemiştir, almıştır da. yoklama öğrenciye olumsuz bi şey olarak dönmemişti ama yoklama almasını onun gibi bi akademisyene yakıştıramamıştım, belki de kimlerin geziye katılmayı göze aldığının görülmesini istemiştir. kaçırdığım ilk ve tek dersi de bu ders olmuştu.
neyi savunursa savunsun, güzel de savunur hani, çok iyi bir akademisyendir.
zuppettin zuppettin
chp genel başkanlığına aday olan ayhan yalçınkaya yerine akademisyen ayhan yalçınkaya'nın fotoğrafının gazeteye basıldığı da görülmüştür.
salihrocker salihrocker
doğum yeri çorum olmasına rağmen kendi memleketini mülkiye kabul eden mütevazi profesör

nedir ve neden soruları ile öğrenciyi düşünmeye iter sonra da açığa çıkan bu düşüncenin altını boşaltarak insanı sersemletir, kime göre-neye göre kelimeleri ile bile bir çok tanımı yerle bir eder

not: sözlüklerde deşifre edilmeyi sevmez ancak genel bir bilgi sahibi olmak insanların hakkı olduğuna göre ve yazdıklarım çok "önemli" bir şey içermediğine göre rahatsız olacağını sanmıyorum
sebati sebati
yanlış bir hayat doğru yaşanmaz sözüyle, dumur etmiştir,etmektedir,edecektir. bu entryi sabahın bu saatinde giriyor olmamın sebebi rüyama girip derslerime gir artık telkininde bulunmasıdır. evet hocam, bundan sonra hiçbirini kaçırmayacağım.

edit : sözün sahibi adornoymuş. gözden kaçmış.affola.
always alone always alone
bilen adam karizması diye bir şey varsa - ki olduğuna inanıyorum - bu adam bunun cisimleşmiş halidir.
lisans derslerini dinlemek için kendisinden izin aldığım ilk günden beri, genel anlamda fikirsel düzeyde hiç uyuşamasak da kendisine onulmaz bir hayranlık duymaktayım.
lisans dersinde öğrencilere yaptıklarını görmeme rağmen inatla yüksek lisans/doktorada verdiği dersi aldığım, bu risk yüklü davranışımın neye mal olacağını ocak sonunda göreceğim hocadır aynı zamanda. ki kendisi uyarısını yapmıştır dersi almak için yanına gittiğimde:

-lisans derslerinde nasıl olduğumu biliyorsunuz
+evet hocam (gülerek)
-hah, lisans öğrencileriyle bana nikah düşmez ama yüksek lisans öğrencileriyle düşer. ona göre alın.
+ ?!?!?!?!?

işte böyle değişik, böyle eğlenceli bir insandır. ha ama söylediğini boş çıkarmamıştır. zira derste de verdiği ödev ve sunumlarla insanın anasını ağlatmaktadır. o bir şey değil, bir de her yorumunuzu çeşitli sorularla deşerek sizi bir şekilde rezil etmek konusunda üstüne yoktur. şu ana dek anladığım kadarıyla "kültür" denilen şey -ne menem bir şeyse- kendisi için çok büyük bir anlam ifade etmekte, her soruya cevap olarak verilebilecek niteliktedir.

her şeyi eleştirebilir. her şeyi. allah, muhammed, isa hiçbir şey kalmaz derste. hassasiyetlerinizin üzerine sanki kasten gider. ama insanı düşünmeye sevk etme konusunda inanılmaz bir yeteneğe sahiptir bence.

uzun lafın kısası, bazen ağzının üstüne iki tane çakasım gelse de çok seviyorum kendisini. elde değil.
jgcaesar jgcaesar
çok güzel sigara içen adamdır. okuyacağını umarak yazıyorum. hocam derste bazen sigara yakıyorsunuz, sıralarımıza gelen dumanı, kemal sunal'ın bir filminde camdan tavuğa ekmek banması gibi çekiyoruz içimize, etmeyin bize bunu ya da müsaade edin biz de bir tane yakalım.
cowgirl cowgirl
siyasaldan emekli olma kararını alarak öğrencilerini yasa boğmuştur. ihraçlardan sonra "benim bağlılığım mekanlara değil" diyerek emekli oldu da.

tüm akademik birikiminin yanında yüzünde hınzır bir çocuk ifadesi bulunan elinden sigarası düşmeyen bir hocadır kendileri.