ayıp

1 /
semekkes semekkes
farklı ülkelere, bölgelere, dinlere, kültürlere hatta aynı insan için değişik ortamlarda bile değişebilen yapılması uygun olmadığı düşünülen hareket, tavır ve sözlerin tümü.
gerçekleştirilmesi halinde toplum tarafından dışlanmadan ceza almaya kadar bir çok değişik sonuçlara gebedir. çünkü ayıp; töre, anane, adet ve yasaların oluşmasında ve oluşturulmasında çok önemli bir etkendir.
genel olarak ayıp kavramıyla kısıtlanan davranışlar cinsi münasebetlerle alakalıdır. belden aşağınıza toplum acayip karışır dikkat etmeli kemere sahip çıkılmalıdır.
dice man dice man
çok güzel sözlere sahip zardanadam şarkısı. korsan albümünde yer almaktadır.

ben doğmuşum, ölmüşüm, gerçekliğe gömülmüşüm. bu mu ayıp, bu mu ayıp?
sen çok işe yaramışsın, bunu çok matah sanmışsın. bu bir kayıp, bu bir kayıp.

ben hatalar yapmışım, şaşkın, aptal, safmışım. bu mu ayıp, bu mu ayıp?
sen hiç yanılmamışsın, hiç pişman olmamışsın. bu bir kayıp, bu bir kayıp.

içinden düz, dıştan yuvarlak; kimin umrunda?
dünya… dönmüyor; sarhoş… başı dönüyor.
içinden düz, dıştan yuvarlak; kimin umrunda?
dünya… dönmüyor; sarhoş… başı dönüyor.

ben müziğe sığınmışım, şişelere yaslanmışım. bu mu ayıp, bu mu ayıp?
sen çok güzel yaşamışsın, yürekten yıkılmamışsın. bu bir kayıp, bu bir kayıp.

ben incinmişim, kaçmışım, hüznüme sarılmışım bu mu ayıp, bu mu ayıp?
sen tasandan kaçmışsın, hep mış gibi yapmışsın. bu bir kayıp, bu bir kayıp.

içinden düz, dıştan yuvarlak; kimin umrunda?
dünya… dönmüyor; sarhoş… başı dönüyor.
içinden düz, dıştan yuvarlak; kimin umrumda?
dünya… dönmüyor; sarhoş… başı dönüyor.
pasak pasak
zannediyorum dinlerin ortaya çıkışıyla beraber hayatlarımıza girmiş bir kavramdır ayıp.
aslında temel olan iki şey vardır: doğru ve yanlış. yerli-yersiz, zararlı-zararsız oluşu ve insanlığa (ki beyin-duygu ikilisini doğru oranlarda birleştirince gayet muhteşem şeyler ortaya çıkarabilir insanlar) uygunluğuna göre doğru yahut yanlış denir bazı şeyler için. yalan söylemek zararlı sonuçlar doğurabileceği için yanlıştır mesela veya hırsızlık, üzerinde hakkının olmadığı bir şeylere, uygunsuz bir yoldan ulaşmak olduğu için şöyle bir düşünülünce insanlığa sığmaz ve yanlıştır.

doğrular ve yanlışlar genelgeçer şeylerdir. kişiden kişiye değişmez; ya siyahtır ya beyaz. griliği yoktur.
ayıpsa gridir. açıklığı-koyuluğu bakış açısına göre değişebilir.

örneğin zina. pek çok dinde yasak/yanlış olmakla beraber, insanların çoğu tarafından ayıp olarak nitelendirilir yasak olarak değil. ve renk bakımından çok koyu gridir.
veya sokak ortasında öpüşmek, müslümanlar için ayıptır; dinen pek hoş görülmediğinden. rengi koyu gridir.

oysa bunların hepsi görecelidir. zina için "olur mu öyle şey, bunlar tek kişiyle yaşanmalı" der ve kapılarını buna kapatır bazıları. onların gözünde yanlıştır, dinen de yasaktır ve ayıptır da aynı zamanda. oysa "insanın sevdiği kişiyle bir şeyler paylaşması ne kadar yanlış olabilir ki?" diyen birine göre evlilik dışı cinsel ilişkiye girmek gayet normaldir ve onun için ayıp veya yanlış değildir. veya sokakta birbirini öpen bir çifte kimileri ayıplayarak bakar, çünkü bu dinen yanlıştır. oysa dini kuralları fazla takmayan veya kendine göre yorumlayarak yaşayan veya inanmayan insanlar için hiçbir anlam ifade etmez.

kısacası, doğruyla yanlış arasındaki, rengi genellikle inançları doğrultusunda kişiden kişiye değişebilen griliktir ayıp.
sinefilolog sinefilolog
göreceli kavramdır aslında. kimine ayıp olan bize değildir, bize ayıp olan da başkasına. bu durumda bir ayıplar toplamı var kuşkusuz. ama her biri başka kültüre göre ayıp ya da değil. bu durumda aslında ayıp yok da denebilir. ama toplum olmanın bilinçaltında muhakkak bir ayıplama ve ayıbından utanma psikolojisi yok mudur, vardır elbette. şu halde, ayıp hem vardır hem yoktur.
miss teacher miss teacher
türk toplmunu gergin sınırlar içinde tutmaya yarayan kaideler kumkumasının anahtar sözcüğüdür;her şeydir (bir başka deyişle her şey "ayıp"tır.)
dünyayı kurcalayan adam dünyayı kurcalayan adam
bostancı"dan hareket etmekte olan ido"ya ait deniz otobüsüne eli kulağında telaşlı biçimde girdi. yaşı 35-40 arasında olan genç kadın telefonda bağırarak, bazen azarlayarak, kızarak, sonra yalvararak muhatabını ikna etmeye uğraşıyordu.

bunu da kendi iş yerindeymişcesine özgürce yapıyordu.

sabah gazetelerine gömülmek isteyen yolcu kalabalığı istem dışı olarak, çok sesli kadına bakmak zorunda kalıyorlardı. çünkü kadın sesini ve kendini kontrol etmiyordu.

deniz otobüsünün alt katındaki yaklaşık 300 yolcu mecburen onu dinliyorlardı.

kadın kendine doğru savrulan tepkili bakışları katiyen fark edecek halde değildi.

en sonunda çok sesli kadına yakın oturan bir adam dayanamadı:

-hanımefendi lütfen susar mısınız?

kadın önce anlamadı, sonra da anında cevap yetiştirdi:

-tamam, deniz otobüsü hareket edince kapatacağım... öf be!

adam aynı kararlı ses tonuyla devam etti:

-hanımefendi müstehcen ifadeler kullanıyorsunuz, bizi taciz ediyorsunuz!

kadın önce affalladı, sonra telefonu kapatıp adama döndü:

-ne dediğimi duydunuz mu?

-bütün alt salon sizi dinledi.

-ne dedim ben?

-bu ticaret dünyası dediniz... son vuruşu yapıp çekileceğiz kenara dediniz.

-ne var ki bunda?

-hanımefendi biz ticaret dünyasının son vuruşu yapıp gidenlerin mağdurlarıyız. tam 22 batık bankanın hesaplarını bu salonda sessizce oturan bizler ödemekteyiz. bizim aramızda bağıra çağıra son vuruş yapmaktan söz etmeniz en hafif tanımıyla ayıptır! siz ayıp nedir biliyor musunuz?

kadın sustu.

önüne döndü, belki içinden ayıp kelimesini hatırladı, üzerinde düşünmeye başladı.

çünkü ayıp kelimesi tedavülden kalkalı çok zaman oldu.

ayıp ile yeniden tanışmaya o kadar çok ihtiyacımız var ki!
*
liane liane
biraz yakınımda dur
aşk olmasın aramızda
tutku sarmasın yüreğimizi
bir gecelik olsun ilişkimiz

aman aman olmaz güzelim
ben ciddi değilim ki
aman aman olmaz güzelim
ben ciddi değilim olamam ki

yeter ki bir kere benimle ol ,
bütün dünya senin olsun
ama sonra tanımayalım birbirimizi
aşk bizden uzak olsun!!!

kaça kaça nereye kadar
gönül istersen fermanı dinle
kimisi duramaz aşksız 5 dk
bence sultanlık gizli bekarlıkta..



(bkz: helal olsun)

karnaval şarkısı.
1 /