ayla

1 /
mechulio trepunti mechulio trepunti
senaryosunu yigit guralp'in yazmis oldugu, basrollerinde ali atay ve ismail hacioglu ile birlikte 2 supriz ismin daha yer alacagi, turk-kore ortak yapimi filmin cekimlerine gectigimiz gunlerde hiz verilmistir. saygi ile.
acarabi acarabi
kore (kuzey-güney) savaşları sırasında öksüz kalan koreli kızı evlat edinmek isteyen türk askerinin 60 yıl kadar sonra onunla buluşmasını anlatan unutulmaz belgeselden yapılan film. eğer ki senaryosunu gerçeğinden saptırmadan yazmışlar ise kesinlikle kaçırılmaması gereken filmlerden biri olacağını düşünüyorum.
edit olsun: belgeselini defalarca izlediğim için filmi kesinlikle tavsiyedir.
not: türk-kore ortak yapımı olduğundan eminim bizimkiler ellerine yüzlerine bulaştırmazlar.
beynimde sevişen filler beynimde sevişen filler
türkiye'nin bu seneki oscar için aday adayı olarak seçtiği film. açıkçası bugün haberim oldu böyle bir yapımdan ve gerek hikayesini okuduğumda gerek fragmanı izlediğimde güzel bir iş çıkmış gibi duruyor, oyuncu kadrosu da bir o kadar zengin. ne diyelim bol şans.


sony betamax sony betamax
keşke bu kadar güzel bir proje bu kadar kopya kalıplar üzerine kurulmasaydı dedirten film.

kore savaşı bizim sinemamızda hiç kullanılmamış, eşsiz hikayeler ve projeler üretilebilecek müthiş bir kaynak. nato askeri olarak savaşa katılmış fakir ülkenin fakir çocukları için mazideki övünç kaynağıdır kore savaşı. çok da kurcalanmaz. çünkü emrivaki bir projenin emir eri olarak dünyanın diğer ucuna gidilmiştir fakat verilen görevi eksiksiz yerine getirmenin verdiği gurur vardır. dünya sineması öğütüp sömürmüştür bu konuyu ama kore savaşındaki türk veya türkün gözünden kore savaşı sinemada neredeyse hiç işlenmemiş bir konudur.

düşününsene, ilk kez adam gibi bir para, adam gibi bir proje, gerçek kayıtlara dayanan adam gibi bir hikaye, "yaptığımıza değdi" denilecek müthiş bir film. sevinmemek elde değil. fakat filmin klişe anları, köşebaşı sekansları sanki direkt kopyala/yapıştır yapmış kadar çalıntı. birebir aynısını yapmak zorunda mıydınız be! üzülmemek elde değil!

--------------spolier-------------------

yalnızca fragmanı izleyince bile farkediyorsunuz ki, bu filmin tüm senaryo mimarisi, olay döngüleri, klişe sekansları saving private ryan ve the last bullet kopyası. yani neden diye sormak istiyorum. neden? neden lan? geçmişi hatırlayıp duygulanan eski askerin sahnesini spr ile birebir aynı yapmak zorunda mısın? ne bileyim yıllar sonraki karşılaşma, ayrılma anlarındaki hikaye döngüleri vs. abicim müthiş bir projede çalışıyorsunuz ve ilk defa adam gibi bir şey çıkacak ortaya. lan kopyala/yapıştır nedir be! kamera açısını değiştirin bari lan! yani şu senaryo ekibinin milyonlarca dolar para kazanmasını inanın ki gururuma yediremiyorum. lan bu kadar beleş bu kadar gevşek iş olur mu be?

--------------spoiler-----------------
o olmayan o olmayan
warner bros. destekli türk filmi. görüntü yönetmeni falan hep yabancı. gerçek hikayeden uyarlanmış olması etkileyicilik derecesini artırıyor. öte yandan oscar ile adının anılması garip. sanki "bizden en iyi bu çıkıyor, hikaye gerçek, kalite de var, eh oscar'a aday olalım bari," kafasıyla kendine onlarca aday film arasında yer bulmuş. hayırlısı olsun ama ödül almaya değecek bir farklılık olmadığı da ortada.

spoiler

film güzel. izleyin. hatta sinemada izleyin. hani insanı sıkacak bir film değil. ayla olsun süleyman olsun ali olsun çok keyifli karakterler var. özellikle ayla çok tatlı olmuş beklendiği gibi. atmosfer de başarılı.

süleyman ve ayla'nın ilişkisi çok güzel yansıtılmış. oyuncular arasındaki kimya çok hoştu. sonunda herkes gibi benim de gözlerim doldu.

öte yandan müzik yine çok fazla "türk". nasıl anlatırım bilemiyorum. çağan ırmak filmlerindeki hırçın yaylılara benzemiş. en can alıcı sahneye en gür müziği koymak zorunda değilsiniz türk composer'lar, anlayın artık. daha güzel, akılda kalıcı, bir yerlerden bulunup dinlenmeyi hakedecek müzikler isterdim.

gerçek hayattan uyarlanan filmlerdeki o son sahnede gerçek kişilerin fotoğrafları bu filmde de tabi ki vardı ve en sevdiğim yerler de onlardı. süleyman gibi naif birini gerçekten görmek, yakışıklı ali'yi görmek, onların kore'deki anılarına fotoğraf aracılığıyla da olsa tanık olmak çok çok güzeldi. bu kadar etkilenmemin sebebi filmin de güzel olması sanırım.

ali, içimdeki en büyük ukte sen kaldın filmde. keşke ölmeseydin.

spoiler

daha önce de dediğim gibi film oldukça güzel. keşke oscar'a falan bulaşmasalardı. kendi özelinde kalsaydı. sinemaya gitmenizi tavsiye ederim. iyi seyirler.
gidpo gidpo
sanki her sene oscar'a film göndermiyormuşuz gibi oscar adayı diye diye reklam yaptılar. film güzel gayet ancak tabi ki oscarlık değil. ali atay, ismail hacıoğlu ve murat yıldırım'ın oyunculuklarına diyecek yok. ama biraz murat yıldırım'ın rolü tam geçmedi bana. emanet duruyordu biraz. çetin tekindor'lu sahneler hiç ama hiç iyi değil. gereksiz boş beleş geçişler var. acele etmişler sanki oralarda. keşke hiç koymasalardı oraları. kore'den dönüşü ile bitirselerdi filmi daha tatlı olurdu. ama her türlü gidilebilir film.
moonlight moonlight
babam ve oğlum'da bile ağlamayan beni zırıl zırıl ağlatmış film. bütün salon şiş gözlerle çıktık filmden. öyle naif öyle duygulu bir film ki uzun zamandır izlediğim hiç bir filmde filmin içine böylesine girmemiştim. filmde ne çok çektim hasretini radyodan istek yapılıyor sanırım müzeyyan senar yorumuyla.

"ne çok çektim hasretini bilsen ah ben
nerde kaldın gelmez olsun sevdiğim sen
yanıyor senin aşkınla her an bu ten
nerde kaldın gelmez oldun sevdiğim sen"
1 /