ayranı yok içmeye tahtırevanla gider sıçmaya

jassmine jassmine
içinde bulunduğu duruma bakmadan çevreye hava atmak için abartılı harekette bulunan kişiler için kullanılan bir atasözüdür. örn; sosyal güvencesi olmadığı için hastaneye yatamayıp ilaç parası için dilenen kişinin marlboro sigara içmesi.
the blue the blue
bana "akıllı" telefonlar için milyarlar döken sevgili insanlarımızı hatırlatan sözdür. teknoloji güzeldir hoştur alınsın tamam yeri hepimiz alıyoruz ama abartıyoruz ya hu. borç harç içindeyken bi telefona 2-3 milyar mı verilir lan. tabi taksitle dimi. komik vallahiii
labirend labirend
çıkış hikayesini merak ettiğim atasözüdür. acaba yaşanmış bir olaydan esinlenerek mi söylemiş bunu atalarımız. ayran içemiyor olmak ile bir yere taht-ı revan ile gitmek arasında nasıl bağlantı kurulmuş olabilir ki? vardır bir sebebi. mesela adamın biri taht-ı revan üstünde köyün umumi tuvaletine giderken susamış, bir evin önünde durup kapıyı çalarak evdeki insanlardan bir tas ayran istemiştir belki. evin sahibi de "aaa, adama bak, tuvaletini yapmaya taht-ı revanla gidiyor ama içecek ayranı bile yok!" demiştir ve adamın bu serzenişi zaman geçtikçe daha ahenkli bir cümle haline gelerek atasözü olmuştur. insanların kendisiyle çelişen eylemlerini betimlemek için kullanılan bu atasözünün nasıl ortaya çıktığı hakkında benim bilgim yok. bilen varsa buradan paylaşırsa sevinirim.