ayrılık da sevdaya dahil

blondie blondie
şiirin "onu çok arıyorum onu çok arıyorum
heryerinde vücudumun
ağır yanık sızıları" dizeleri zuhal söylerken tüylerinizi diken diken etmek için yazılmıştır...ayrıca bu şarkıyı dinlerken ayrılık halinde olmasanız bile cenin pozisyonuna geçip kendinizi dünyanın en çaresiz insanı gibi hissedersiniz...böyle bişey işte...
polikina polikina
telefonumun melodisi yaptım birkaç gün, baktım telefonu oldukça hüzünlü ve melankolik açıyorum, kimi zaman da şarkıyı dinlemekten telefonumu açamıyorum, değiştirdim sonunda.
yüzyıl geçse dinlenecek türdendir. bir şiir bu kadar güzel bestelenir ve bu kadar güzel yorumlanır diyorum başka da birşey demiyorum.
dendelis dendelis
ıslak kentimize gidiyoruz. önümüzde 15 saat.
kucağımda uyuyan çok sevdiğim, yanımda cüüceyç ve polikina.
cüüceyç, yol şarkıları hazırlamış bize.
istanbul'dan çıkarken yağmur yağmaya başlıyor.
hemen ardından "ayrılık da sevdaya dahil" zuhal olcay'dan.
tatlı, sıcak bir melankoli sarıyor bizi. konuşmuyoruz. gizli bir anlaşma yapmışız.
kendimi melankolinin pamuk kollarına bırakıyorum.
sanki kara kışta sığınacak bir ocak başı bulmuşum. ısındıkça gözlerime baygın bir uyku düşüyor.


"açılmış sarmaşık gülleri
kokularıyla baygın
en görkemli saatinde yıldız alacasının
gizli bir yılan gibi yuvalanmış
içimde keder
uzak bir telefonda ağlayan
yağmurlu genç kadın .....

ay ışığına batmış
karabiber ağaçları
gümüş tozu
gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar
yaseminler unutulmuş
tedirgin gülümser
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
.........."

ayrılık acılarımı çağırıyorum. hepsi gelsin. talan etsinler beni.
"çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var."
kaşınmaması gereken bir yarayı iştahla kaşımak gibi ayrılmanın vahşi tadı.
çin seddi'min kapıları açık yağmalanmaya.
taş üstünde taş kalmasın.
nasıl olsa bir şarkılık saltanatı var vahşetimin.

sonra eski nilüfer şarkıları başlayacak ve sahneyi polikina'ya bırakmam gerekecek.
(bkz: yol arkadaşım)
kabaramazsınkelfatma kabaramazsınkelfatma
sevdanın ne büyük bir yanılsama olduğunu anlayınca, onu kaybettiğinde, neye dahil olduğunu düşünmek istersen düşün. mesele krem sürmek değil mi, kanayan yaraya...
ne sürsen acıyacak, su bile...
hı hı evet hı hı evet
kesinlikle ve kesinlikle zuhal olcay'dan bir kez dinlenmesi gereken...
müzik,ses,yorum hepsi o kadar bütünleşmiş ki insan bambaşka bir yerde hissediyor kendini şarkıyı dinlerken kaldı ki
sözlere değinmenin gereği bile yok.

... heryerinde vucudumun
agır yanık sızıları...
trembling blue stars trembling blue stars
dönüpdönüp okuduğum,özellikle şu kısım:
...
rüzgâr
uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
mor kıvılcımlar geçiyor
dağınık yalnızlığımdan
onu çok arıyorum onu çok arıyorum
heryerinde vücudumun
ağır yanık sızıları
bir yerlere yıldırım düşüyorum
ayrılığımızı hissettiğim an
demirler eriyor hırsımdan

ay ışığına batmış
karabiber ağaçları
gümüş tozu
gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar
yaseminler unutulmuş tedirgin gülümser
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
çünkü ayrılık da sevdâya dahil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
her an ötekisiyle birlikte herşey onunla ilgili

yalnızların en büyük sorunu
tek başına özgürlük ne işe yarayacak
bir türlü çözemedikleri bu
ölü bir gezegenin soğuk tenhalığına benzemesin diye
özgürlük mutlaka paylaşılacak
suç ortağı bir sevgiliyle
..
modacaddesi modacaddesi
bir ayrılığın ardından ilk nazım hikmetin hayatı ıskalama lüksün yok senin okunur sonra da atilla ilhandan ayrılık da sevdaya dahil okunur iyi gelir yada öyle sanarız
camsap camsap
okuması ayrı güzel dinlemesi ayrı güzel, üzülmesi düşünmesi ayrı güzel attila ilhan şiiri. bir şeyler koparıyor içinizden, birçok şeyler... zuhal olcay öyle bir onu çok arıyorum diyor ki, kimi aradığını unutuyor insan. karabiber ağaçları, gümüş tozu, zambaklar, yaseminler dans ediyor göz yaşlarınızın altında. çünkü ayrılık da sevdaya dahil!
mimdirimim mimdirimim
"onu çok arıyorum, onu çok arıyorum. her yerinde vücudumun ağır, yanık sızıları. " diyerek, insanın içini titretir.
çünkü bilirsiniz, ayrılık da sevdaya dahildir. hatta çok çok iyi bilirsiniz, ayrılanlar hala sevgilidir.
deli degilim deli degilim
attila ilhan şiiri.
vedat sakman bestesi. en güzel yorumlayan da vedat sakman'ın kendisidir kanımca.

geçmişimin altın cümlelerinden biridir. hayatıma damgasını vuran siyah-beyaz bir günün şarkısıdır. hem bir şiir, hem bir beste insanı bu kadar etkileyebilir mi? etkiliyor.

"onu çok arıyorum onu çok arıyorum
heryerinde vücudumun
ağır yanık sızıları"

gelmiş geçmiş en güzel yorumlanışı için: