ayrılık ne zaman

kurutulmus kelebek kurutulmus kelebek
bora
sen soğuk kış güneşine bakarken
çöl ateşi yakacak beni
mesafelere dolanacak iklimler
ayrı ayrı yerlerde başka insanlar
başka nefesler
ama hep uykusuz geceler

oya
bir yaban gül dikeniyle kan oturdu ellerime
kötü şeyler olacakmış öyle bir his içimde
ellerinle saklama terkeden gözlerini
önce gözler bırakırmış sevgilinin ellerini
geldi geldi vakti geldi
geldi kondu dudağına
pek yakıştı hırçınlığına
bekletme beni söyle

ayrılık ne zaman
söyle söyle ayrılık ne zaman

ölüm bile yıkamazdı böyle bildik sevgimizi
çöl kumundan bir kaleymiş dokununca yıkılıverdi
geldi geldi vakti geldi
geldi kondu dudağına
pek yakıştı hırçınlığına
bekletme beni söyle
ayrılık ne zaman

bora
bir kibrit aşi seni tutuşturuyor
öyle deli bir sıcak ki herşeyi yakıyor

eskilerde kalmış oya bora şarkısı. ne kadar geçerse geçsin ilk dinlendiği tarihin üzerinden, nasıl unutulursa yaşananlar, duyulduğu an, aynı şekilde hissetirip acıtma etkisi olan şarkı.
palantir palantir
90 ların güzelim türkçe popunun en nadide eserlerinden birisi. dinlenince insanın içini acıtır, hele ki "bekletme beni söyle ayrılık ne zaman" diye içten sorduğu dizeler.
ay ışığında saklıdır ay ışığında saklıdır
anlamaya başlarsın ya artık eskisi gibi olmadığının hiçbir şeyin,
insanın aklına karartı gelir çöker; siz "her şey yoluna girer" diye düşündükçe daha da belirginleşen o karartıdan sonra düşer bu soru köşeli jeton misali içinize: ayrılık ne zaman?

"ayrı ayrı yerlerde,
başka insanlar, başka nefesler...
ama hep uykusuz geceler..."