ayrılmak

1 /
benbirküçükcezveyimköşebucakgezmeyim benbirküçükcezveyimköşebucakgezmeyim
alışmışsındır...onun sıcaklığını hiç kimsede bulamayacağını bilirsin.kimse onun gibi gülemez,kimse onun gibi dokunamaz.kimseyi onun kadar sevemeyeceğini düşünmeye başlarsın.bunlar içini sıkar.nefes alamaz hale gelirsin.ne uykular uykudur artık ne geceler gece...birkaç dakika huzurlu uykuya hasretsindir artık...
uyuyamazsın.
ondan gelecek bir haberi umutsuzca beklersin.telefonun yanında kaç gece sabahladığını hatırlayamazsın.yoktur,tek bir haber bile yoktur.beklemek ölüm gibi gelir insana.aslında ölüm fikri de pek garip değildir artık.öylesine umutsuz kalırsın ki ölümü tek çare olarak görmeye başlardın.ölümle ilgili planlar yaparken bile onun tekrar geri dönme olasılığını hiç çıkaramazsın aklından.bu yüzden ölemezsin...
hayat devam ediyordur;ama,bir şey yarım,hep eksiktir.yüreğin asla eskisi gibi atmayacaktır.başka aşklar seni kandıramayacaktır.kimle beraber olursan ol,onu her zaman hatırlayacaksındır.yıllar sonra bile olsa bir gün sana 'gel' dese nerede ve kiminle olduğuna bakmadan ona koşacaksındır.kahredici bir gerçektir bu.bu gerçeği bilmek çok acı vericidir.katlanırsın çünkü acı senin kardeşindir.o kim bilir kiminle,hangi mutlu hayatın içinde yeni aşkının tadını çıkarmaktadır,bunu da bilirsin.
bilirsin ama...ayrılamazsın...
(bkz: mehmet coşkundeniz)
delilah delilah
yalnız günlerimden biri
1997 istanbul
hani herşeyi hisseden
hani benim yarımdın sen
yalan söyleyen de sen
kızıyorsam sevgimdendir
hep sevgimden
şimdi artık git istersen
sigaram içkim
bitkinim bitkin
kaç gündür oruçtayım
artık ağlamam lazım

kaç gündür habersizim
adaletin bu mu senin
şimdi hepten git istersen
çok mu önemliydi sanki
yalnızca bir öfkeydi
bırakıp gittin sen beni
merak eden bendim seni
halimi hiç sordun mu ki
işte sevgi işte sevda
yağmur gibi sokaklarda
korkuyorum bu gidişle sonum olacaksın
sev dedin sevdim işte
intikamsa aldın işte
korkuyorum bu gidişle sonum olacaksın
hadi canım hadi sende
bu nasıl sevmekmiş böyle
şimdi sensiz gecelerde
acı veren bedenimle
işte bir gece daha teslim oldu sabaha
ne kadar daha sensiz

şimdi burada yapayalnız
beni kime teslim ettin
istesem çok kısa da bulurdum seni
ilk sekiz günü anlatamam
sağa dön yatamam
sola dön yatamam
aklımdan seni atamam
seni seviyorum
bu kadar konuştuğuma göre
çok şükür bugün uyku var gözlerimde
istanbulu bulutlar sarıyor beni sardığı gibi
istanbul kararıyor gönlüm gibi
keşke burda olsaydın
yani şımarsaydın hatta
onbir gün alargada
ve onbirgün hiçbir olta atmadım tek bir balığa
oysa bilirsin çok severim tutmayı
tuta tuta tutulmayı öğrendim galiba

hani herşeyi hisseden
hani benim yarımdın sen
yalan söyleyen de sen
kızıyorsam sevgimdendir
hep sevgimden
şimdi artık git istersen
sigaram içkim
bitkinim bitkin
kaç gündür oruçtayım

artık ağlamam lazım
amy amy
şu anda en çok korktuğum şey.. gerçekleşirse yaşayamayacağımı düşündüğüm şey.. helede iki tarafta hala seviyorsa dayanılmazdır.. birlikte evlenme planları yaparken bir gün bir de bakmışsınki güçlü ol, kaçma, savaş, bu bunalımı atlat ve benden ayrılma çünkü yaşayamam sensiz, nefes alamam diye yalvarmaya başlamışsın.. nedeni belli değilse daha fazla kafayı yersin.. zordur seni eskisi gibi özlememesi.. sırtını dönüp uyuması sen ne kadar ona sarılmaya çalışsanda... ama yinede beklersin.. atlatacak, eskisi gibi olacak herşey diye beklersin.. ama ayrılık söz konusu olmuştur birkere.. ömür boyu ya yine aynı şeyeleri yaşarda benden ayrılmak isterse diye korkarsın..
palantir palantir
uzaklaşmak...bir yerden ya da kişiden ayrı olmak...ayrılık bu işte adı üstünde..ölümden beter bir şekilde durur yanında, alır iter seni yalnızlığın koynuna ellerinde hala solmuş umut gülünün canlanacak dediğin bir kaç yaprağıyla...
phantasma gory phantasma gory
ayrılık acıyı getirir.üzülürsünüz ilk günlerde kendinize dönersiniz.nedensiz sorular döner durur kafanızın içinde.çoğu kez kendinizi suçlu bulursunuz.ama sonuç olarak büyürsünüz.kendinize dönmenizden dolayı kendinizi daha iyi tanımaya başlarsınız.bir nevi acı çekerek olgunlaşırsınız.
ink ink
yaşanılan ne varsa geride bırakıp gitmektir. bir tek şekilde acıtmaz ayrılık insanın canını o da gerçekten birşeyler tükenmişse ve anlaşarak ayrıldıysanız. onun dışındaki tüm ayrılıklar yakar yüreği delicesine. anlaşılmak ve anlamak istersiz bazı şeyleri ama nafile kimse sizin acınıza ortak olamaz kimse sizi sizin kadar iyi anlayamaz. her gecenden korkarsın, yalnızlık sarar etrafı,için ürperir birden onu hatırlarsın..albümü alırsın eline bakarsın resimlere,gözlerinden yaşlar süzülür yavaşça, özlersin herşeyini..ama geride bırakman gereken şeyler vardır ,yaşanmışlıklara bir yerde elveda demenin zamanı vardır. istesen de istemesen de hayatın devamı vardır ve yaşanıcaktır. ağlarsın, haykırırsın, beynini yiyip bitirirsin ona ait düşüncelerle ,yalnız hissedersin kendini tüm o uzun geceler boyu,sonu gelmicekmiş gibi hissedersin belli bir zaman diliminde. zamanı gelmiştir artık veda etmelisin herşeye..zor olsada ayrılık, o an için yapabilirim dersin kendine ve devam edersin yoluna. kimi zaman duyduğun bir şarkı, rastgele geçilen bir yer hatırlatır sana yaşanılanları,hafif bir burukluk olur içinde ardından gelen bir tebessüm..acı da olsa unutursun zamanla, acı da olsa unutulur gider zamanla, her ne kadar içinde bir yerlerde o bulunsada...
deulu deulu
terketmek manasına gelen fiilimiz. yalnız sıradan fiilerde olduğu gibi yapılan eylemin sonunda her zaman hayatımıza normal bir şekilde devam edemeyebiliyoruz. eğer terkedilen sevilen, değer verilen, istenen ise terketmenin ardından bu duygularını ve hissedeilenleri de kendimizden uzaklaştırmamız gerekiyor. bu da insanın canını fena halde yakıyor çoğu zaman, o yüzden sıradan bir eylem bildiren fiil demek doğru olmaz. can yakan, kalp acıtan, hayata yön veren eylemlerden biridir.
pinkegoboxx pinkegoboxx
sevdiğinizden çok size o kişiyle beraber olduğunuz anlardaki sizi özleten hadise-ül dumur. insan hiç mi hiç sevmezse de alışır anı biriktirdikçe ya işte, ayrılma olayında da anıları terketmek dokunur en çok. mutlu sen artık bir anıysa şahet en derinde o sızlar.
(bkz: #284186)

ilk başta böyle, yukarıdaki gibi olmaz bazen. şaşırırsın. ne iradeliyim be dersin... öyle oldu işte:
gel içelim, dağıtalım dediler, hayır dedim. dağıtacak bir kafam yok. her insan gider be abi, sıkmayın canınızı benim için. bazen göz göze gelince ulaşır iki insan birbirine bazen de işte böyle aylarını geçirmek yetmez. kurtulamazsın koyduğu kol boyundan.
o zaman ağla açılırsın dediler. yok o da kalsın dedim. göz yaşı dökmek büyütür olayı, ben büyüsün istemem.
öleyse al telefonu söyle bunları dediler, yok o da üzülür şimdi ben bunu da istemem..
çıktım sokağa, kendimi bana en çok huzur veren yollara verdim. sonra eve geldim. gelirken vcd dükkanına girip iki film aldım, birini açıp ilk cd yi koydum:
"uyarı bu vcd..." diye döküldü yazılar, bende döküldüm... hızlı hızlı tek bir sefer ağladım. nefesim kesilince bıraktım. filmi izledim. ne bir fotograf sildim ne de bir arka plan değiştirdim. ne de cüzdanımı boşalttım. herşey yerli yerinde. post travmatik şok sanırım bu. hiç birşey hissetmiyorum. acımıyor işte, bu kadarmış. bu muymuş sayfalarca iç döktürten ya. biri cevap versin bu kadar kolay mı ayrılmak? ayrıldım işte ve gayet iyiyim. bitti, ben kazandım.
yalnız anlamıyorum neden durmuyor ellerim.
niye ekrana bile bakmaksızın yazıyorum işte onu çözemedim.
bakın hala geliyor işte ardı ardına, durduramıyorum.
mantıklı bir açıklaması vardır herhalde, ayrılıktan olsun? sanmıyorum

not: sevdiği herkesi hayatının ilk sırasına koymuş biriyseniz bugünlerde düşünmeniz gereken şey, şu dünyada kimin listesinde ilk sıraya sizi koyduğuymuş. işte ona sarılın sıkı sıkıya..
evet ya, sözlükmüş benimkide (burda yüzünde küçük bi tebessümle uzaklara dalıp gitmiş gülen surat var.)
quenya quenya
"gelecegim, bekle dedi, gitti
ben beklemedim,
o da gelmedi
ölüm gibi birsey oldu.
ama kimse olmedi"

çoğu zaman böyledir.
dbk21 dbk21
amin maalouf'un yüzüncü ad kitabında şöyle bir cümle vardı:
onun acı çekmesini önlemek için daha mı çok yaklaşmam gerek, yoksa uzaklaşmalı mıyım bunu bilemiyorum.
ayrılık kararı bu çelişkidir aslında, onun iyiliği için hangisini yapmanız gerektiğini bilemezsiniz. bir an gelir aniden karar verip alelacele konuşursunuz onunla, sanki bir an geç kalsanız o karardan vazgeçecekmişçesine. konuşma biter, gözler bulutlanır. beden bomboş kalır adeta, bir parça kopmuştur, hiç geri gelmeyecek gibi hissedilir, önce pişman olunur. sonra nedamet geçer, üzüntü kaplar içini. ama zaman ilacıdır her şeyin.
1 /