ayrton senna nın ölümü

schumaster schumaster
1994 imola gp'sinde gerçekleşen ve f1'de çok şeyi değiştiren acı olay.

olayın gerçekleşmesi her ne kadar televizyon kameraları tarafından saniye saniye kaydedilse de sebebi uzun süre tam olarak anlaşılamadı. günümüzde yavaş bir şikan halinde bulunan tamburello'yu yüksek hızla geçmekte olan ayrton senna bir anda otomobilin hakimiyetini kaybeder ve ani bir dönüşle kum havuzunu geçip bariyerlere saplanır. sonradan anlatılanlara göre hayati problem darbenin etkisi değil otomobilden kopan bir parçanın senna'nın kaskına çarpmasıdır. ama senna'nın bu hızlı virajın ortasında otomobilin kontrolünü kaybetmesi çok garip bir durumdu. birçok iddia ortaya atıldı: kritik bir metal yorgunluğu, arka kanattaki ters v şeklindeki parçanın otomobil üzerinde yarattığı dengesizlik, direksiyonun yerinden çıkması... birçok kişi senna'nın kullandığı otomobilin üreticisi williams takımını suçladı ve mahkemeler uzun süre devam etti.

kazanın belki de en mantıklı açıklaması otomobilin tabanının çok alçak olmasıydı. o yıllarda fia bu konuyla ilgili bir kısıtlama getirmemişti ve tabanın yere neredeyse yapışık olması takım mühendislerinin de işine geliyordu. basit bir fizik kanunu olan akışkanların bir noktadan hızlı geçmesiyle basıncın düşürülmesinden yola çıkarak otomobilin alt tarafında çok küçük yer bırakılır ve böylece buradan geçen havaya hız kazandırılırdı. geçen hızlı havanın otomobile uyguladığı basınç kuvveti, otomobilin üst tarafında kanatlar ve diğer parçalar sayesinde yavaşlatılan havanın uyguladığı basınç kuvvetine göre çok daha küçüktür ve böylece otomobil yere adeta yapışır. ancak hesaba katılmayan bir şey vardır: taban ile yer arasındaki mesafe o kadar azdır ki bir tümseğin üzerinden geçerken veya bir viraj içinde otomobil yana yattığında sıfırlanabilmektedir. hızlı hava akımı nedeniyle oluşacak düşük basınç hesaplanırken bir anda tabanın altından hiç hava geçmez ve otomobilin bütün dengesi kaybolur. işte bu problem senna'nın kullandığı williams'ın tabanıyla yer arasındaki mesafe tamburello'da sıfırlandığında efsane pilotun kontrolü kaybetmesini belki açıklayabilir.

bu olaydan sonra fia böylesine yetenekli ve büyük bir pilotu kaybetmiş olmanın da etkisiyle radikal değişikliklere gitti ve f1'in günümüzdeki üstün güvenlik anlayışının temelleri atıldı: otomobillerin dayanıklılık testleri önem kazandı, pistlerin kenarlarına daha çok kum havuzu ve lastik bariyer yerleştirildi, hızlı virajlar ve uzun düzlüklerin yerine şikanlar konuldu, pilotların ve görevlilerin kaza durumlarında nasıl davranacakları gözden geçirildi... hatta imola pistinde kazanın gerçekleştiği hızlı dönüş de bir şikan haline getirildi. bu olay kendi içinde çok üzücü olsa da, alınan önlemler sayesinde belki de bundan sonra gerçekleşecek ölümleri engelledi. 1994 imola gp'si haftasonunda hayatını kaybeden iki pilottan (senna ve `roland ratzenberger) sonra f1 dünyası böyle bir acıyı yaşamadı.
aqua aqua
olay hakkında çeşitli söylentiler vardır. araca ve kurallara kusur bulanlar olduğu gibi, senna'nın bunu bilerek yaptığını söyleyenler de mevcuttur. kaza görüntüleri dikkatle izlendiğinde, senna'nın sola doğru olan virajda bir anda sağa dönerek yoldan çıktığı görülür. kontrolü kaybetmekten çok bilerek yapılmış bir eyleme benziyor bu kaza. ve tüm araştırmalara rağmen aydınlığa kavuşmuş değil.
neverland neverland
tamburello'nun ortalarında senna'nın otomobilinin ön lastiklerinin bir anda sağa dönmesi ve aracın yaklaşık 305km/h hızla duvara sağ çaprazdan çarpıp, sekip, tekrar piste gelmesiyle gerçekleşen olay.

kaza nedeninin aracın direksiyonunu lastiklere bağlayan metal çubuğun kaynak yerinden koparak direksiyonun senna'nın elinde kalması ve kontrolü kaybolan lastiklerin merkezkaç kuvveti nedeniyle viraj dışına doğru dönmesi, ölüm nedeninin ise, kaza nedeniyle kopan ve yerinden fırlayan süspansiyon çubuğunun senna'nın kaskının camının sağ tarafını delip kafasına girmesi, olduğu kabul edilmektedir.
advoscotch advoscotch
williams takımının patronu sir frank williams ise anlaşılmaz bir şekilde senna'yı suçladı ve tepki topladı.senna'nın ölümünden sonra otomobillerde ve imola pistinde değişikliğe gidildi.
naevius naevius
devlet töreni ile gömülmüştür...brezilya milli futbol takımı, 1994'te dünya kupası finalini kazandıktan sonra saha içinde sevinirken, üstünde resmi ve ismi olan flamalarla senna'yı da anmıştı. bu kupayı bir anlamda ona adadılar.
vedder vedder
formula 1 tarhinde acı biçimde şekillendiren, michael schumacherin "senna ölmeseydi de yine 1 numara olur muydunuz?" sorusuna "2. olsam da olurdu" dediği olay.
zaknafein zaknafein
2008 turkiye gp sinde gp2 yarışı esnasında piste giren iki köpek ile aklımda yeniden yer etmiş korkunç olay.
her ne kadar f1 takımları arasında kıyasıya ve büyük paraların konuştuğu bir rekabet ortamı olsa da, kaza yapan bir pilot için diğer pilotların tedirginlikleri ve üzüntüleri hep konuşulur.bu kendilerinin başına aynı şeyin gelebilme ihtimalinden mi yoksa centilmen ve insan oluşlarından mı kaynaklanıyor tartışılabilir de.ama senna öldüğünde kimse kızgın değil üzgündü , böyle bir pilottu senna.
ve benim gibi bir çok insan da o yıllardaki rekabet ortamını arıyor f1 izlerken.90 lı yıllarda pilotlar birbirlerine laf atarlar, yarış içinde pislikler yaparlar ama yarış dışında birer arkadaş olarak kalırlar ve biz bunları izlerken mest olurduk.gözlerimizde kahraman olarak yer ederlerdi.şimdi sanki tüm detayları önceden belirlenmiş ve bu tür atraksiyonlardan uzak tamamen yapay yarışlar izliyormuşum gibi hissediyorum kendimi.sanırım en son örneğini scumacher ve hakkinen döneminde izledik bu tür kapışmaların ve galiba senna'nın ölümü , kurallar , önlemler , hakkinen'in f1 i bırakması ile bir güzel dönem daha son buldu.