ayşe arman sıvaz regal röportajı

sıvaz regal sıvaz regal
öncelikle şunu belirteyim ki karşımda hayal ettiğimden daha değişik bir adam vardı. ben asosyal, içine kapanık ve bakımsız birini hayal ediyordum fakat karşımda gayet kibar ve prezantabl bir adam buldum. sorularıma içtenlikle cevap vermesi, beni kendisine daha da özel sorular sormam için güçlendiriyordu. ben sordum, o anlattı. işte karşınızda ''hayatının aşkını arayan ve bu uğurda hiç sevişmemiş olan sıvaz regal''

- evet sıvaz kendinden biraz bahseder misin?
+ adım sıvaz. sıvaz regal. istanbul da yaşıyorum. öyle hobim fobim falan yok. her tanınmış kişinin bir tribi olması lazım ya! (gülüyor) ben dümdüz biriyim.
- nedir bu bakir meselesi? insanlar gerçekten bakir olup olmadığını merak ediyor?
+ (gülerek) bende bu soruyu gerek sosyal medyada, gerek tanıştığım insanlardan çok sık duyuyorum. evet bakirim ama bu durum neden bu kadar problem edildi anlamıyorum.
- daha önce hiç sevişmemiş birisi olarak düşününce insanda merak uyandırıyor ama.
+ evet sevişmedim. çünkü ben gerçekten aşık olacağım kadınla sevişmek istiyorum. belki hayatımın aşkını bulacağım! onun karşısına tertemiz bir şekilde çıkmak istiyorum.
- işte bu noktada ikiye ayrılıyoruz seninle. ben hoşuma giden birisiyle sevişirim mesela. aşk aramam.
+ bu da bi seçim. ben sevişenleri yadırgamadım hiç. yanlış yapıyorlar yada hata yapıyorlar demedim. ben bakir kalmayı ve kendimi o özel kadına saklamayı istiyorum. buna göre de yaşıyorum.
- kızlara biraz fazla özensiz ve kaba davrandığını söyleyenler var!
+ hepsine değil. bir çok kız arkadaşım var mesela. bir çok seviyeli ilişkim de oldu. ters davrandığım insanlar yalan söylemiş olanlardır. ben yalana gelemem hiç! (burada baya sinirlendi sıvaz) beni elde etmek için daha önce kimseyle sevişmediğini söyleyenler oldu mesela. allahtan insan tanımada ve ortam bilmekte biraz iyiyim de, kimin ne olduğunu anlıyorum.
- peki neden bakire takıntın var?
+ takıntı değil ki bu! sadece kendimde olanı başkasında da arama hakkı! bakir olmasam, bakire birini aramam garip olurdu değil mi? (gülüyor)
- bir çok kadınla yakınlaştığını ama hemen o ortamı terk ettiğini öğrendim.
+ evet insanız ve erkeğiz (gülüyor) yakınlaştığımız anlar oldu ama ne aradığımı bildiğim için karşı koymak çokta zor olmadı.
- evini çok seviyorsun galiba. terasta otururken başına ilginç şeyler de gelmiş.
+ (gülerek) evet tangasını terasıma düşüren biri vardı.
- ne oldu o mesele?
+ kapımı çaldı. içeri buyur ettim. tangasının terasta olduğunu ve girip almasını söyledim.
- hepsi bu mu?
+ bir şeyler daha oldu ama başarısız bir sıvaz'la yatma denemesiydi işte. (gülüyor)
- peki neden kötü davranıyorsun seninle sevişmek isteyenlere?
+ kötü davranmıyorum aslında. sadece hak ettikleri değeri veriyorum. çünkü beni aptal yerine koymak istiyorlar.
- kızlar biraz kibar erkelerden hoşlanırlar ama sıvaz.
+ bizim bütün erkekler kibar değil mi zaten? (kahkaha atıyor) sevişene kadar çok kibar, çok iyi, çok ilgililer. seviştikten sonra bir an da bambaşka biri oluyorlar.
- sen peki? sen nasıl yaklaşıyorsun kadınlara?
+ ben kırmızı çizgilerimi en başından belirtiyorum sorun olmasın diye.
- neymiş o kırmızı çizgiler?
+ (burada ciddileşiyor) kesinlikle yalan söylemeyecek! vefalı olacak! ve günaydın mesajı atmayacak!
- aa neden?
+ sabahın köründe insanın ağzını salyası kurumamışken, gülücüklü günaydın mesajına tahammül edemiyorum! evet garip ama durum bu.
- peki aşık olacağın kadın da en çok ne olmasını istersin?
+ öyle özellikle şu olsun gibi bir durum söz konusu değil. gururlu olsun. bitti dediğimde salya sümük ağlamasın. kendine değer versin. kendinden geçecek kadar sevmesin beni.
- peki sana bitti derlerse?
+ neden bittiğine bakarım. eğer karakteristik özelliklerimden dolayı bitmişse güle güle der geçerim ama değiştirebileceğim bir hareketim veya huyum varsa, seviyorsam da değiştirmeye çalışırım kendimi.
- aşık oldun sıvaz mesela. düşün işte. çok aşıksın. ölüyorsun onun için.
+ (gülerek) sorunun nereye gittiğini tahmin ediyorum.
- tamam cevap ver o zaman?
+ ayrılırım. içime gömer unutmaya çalışırım. çünkü eğer bakire değilse benim için bitmiştir.
- bu kadar keskin misin yahu?
+ prensiplerimden ödün verirsem, beni ben olguları kaybetmeye başlarım. ne için yaşar ki insan.
- sosyal medyada ''bekaretimi sana vereyim mi sıvaz'' gibilerinden capsler dolaşıyor. ne diyorsun?
+ (gülüyor) bende takip ediyorum onları. gerçekten çok eğleniyorum.
- aşksız sevişmeler, istemli tecavüzdür demişsin. gerçekten söyledin mi bu lafı?
+ şöyle söyledim. tabi arkadaşlar işine gelen kısmını almışlar ama anlatayım doğrusunu. para ile yapılan seks için söyledim bu lafı.
- sevişmek için yalan söyleyen insanlardan nefret ettiğini duydum. doğru mu bu? belki çok hoşlandı senden. küçük bi yalan attı. pembe yalan.
+ bana yalan söylemesi ondan nefret etmem için yeterlidir. benim için yalanın rengi yok.
- son olarak neler söylemek istersin sıvaz?
+ sevişmeyi hayatının merkezine oturtmadıkça ve ona gereğinden fazla önem vermeyince sıradanlaşır. bu sayede sevmeyi hatırlar insanlar. aşk olmadan sevişmek olmaz. sevişmenin aşktan geldiğini bilmemiz lazım.
- wayy. hadi sen kapat röportajı o zaman.
+ (gülerek) neyse eyvallah.

sıvaz'ın yanından ayrıldığımda kumbarama değişik bir insan eklemenin sevincini yaşıyordum. röportajın off the record bölümlerini de kusura bakmazsanız kimseyle paylaşmayacağım. çünkü orada daha bir samimiydik.

haydi eyvallah.

röportaj: ayşe arman
fotoğraflar: meriç nehri.
1
yolluadam yolluadam
sıvaz sorulara içtenlikle cevap vermiş ama sıvazı daha iyi tanımamızı sağlayacak sorular sorabilirmiş ayşe. bunların çoğu zaten sıvazın bildiğimiz, kendisinin dile getirdiği özellikleri. yine de eğlenceli bir röportaj olmuş.
alfred hugecock alfred hugecock
-merhaba ayşe hanım.
*merhaba sıvaz regal. hmm. sıvaz, sivas, chivas regal. çok yaratıcı bir nick. (gülüşmeler)
-teşekkürler.
*kendinizi komik buluyor musunuz?
-evet.
*tamam ben çay koyuyorum sen sıvazlamaya devam.