ayşen gruda

4 /
nelson mandelina nelson mandelina
çocukluğumdan beri oyunculuğunu hep sevdiğim aktris. türk sinemasında o kadar güzel ama balon aktris varken, bu kadının hakkı yenemez. özellikle daha sonraki yıllarda farklı rollere bürünerek de kendisini ispatlamıştır. ayrıca güzel bulunmayabilir ama çok sempatiktir.

ben de güzel olmayan kız arkdaşımı ayşen gruda sempatikliği ile sevmiştim. türk sinemasının en çok gişe ve değer kazanmış bütün filmlerini toplarsak, %70 inde oynamıştır aktris olarak. bunu yapan ender kadın oyunculardandır. en son leyla ile mecnunda da gözükmüştür ve bizi mutlu etmiştir.
phoebus phoebus
cem yılmaz'ın pek yakında'sına pek bir şey katmamıştır.
rolünün(ya da repliklerinin diyeyim) azlığından olsa gerek.
yoksa çok iyi oyuncu.
crimson crimson
torunundan yediği tarihi ayarı, kendine kendine dokundurabilecek bir dürüstlükle anlatabilen güzel insan.

"...'anneanneciğim ben spora giderken yolda araba çarpmış bir kedi gördüm. onu aldım, veterinere götürdüm, tedavisini yaptırdım...' 'tamam' dedim. 'sonra bulduğun yere bıraksaydın...' 'yok bırakmadım, anneme götürdüm' dedi. 'o zaman annen bahçeye bıraksaydı.' dedim. 'yoook olur mu, temizledi onu eve aldı' dedi. 'peki gelir bakarım' dedim... gittim, 'getir bakayım şu kedini' dedim, getirdi, bayağı çirkin bir şey. 'ay niye aldın bunu pek de çirkinmiş' dedim. 'anneanne sen de çirkinsin, sana da araba çarpsa bakmayacak mıyız.' dedi. bir anda kendime geldim. ne faşist bir kadınmışım dedim kendi kendime. güzeli kabul ediyoruz ama çirkini dışlıyoruz. asıl onları almak lazım."

(yazının tamamı pulbiber dergide...)
4 /