azerbaycan

2 /
şimdi ben ne desem şimdi ben ne desem
azerbaycan hakkındaki bilgilerim, kankim "ağır abi apo"nun 3. yılında zorla bakü devlet üniversitesi arap dili ve edebiyatını kazanmasıyla oluştu.herşeyin rüşvetle döndüğü,ortasında ermenistanın olduğu tuhaf bir ülke olarak tanıdım.
bana kiril alfabesinden oluşan klavyesiyle zorla bişeyler yazarak başladı azerbaycanı tanıtmaya.
"kızım var ya burada herşey rüşvetle dönüyo.20 dolar ver devamsızlığını sildir,1000 dolar ver okul birincisi ol.bi de t.c. vatandaşıyız diye bütün kızlar peşimizde.kapağı türkiye'ye atmaya çalışıyolar.bir de etin kilosu 1 ytl.bir şeftali 3 ytl.buzdolabı et dolu.sabah akşam et yiyoruz.ulaşım kolay ama ulaşım araçları çok eski.atatürk havaalanından 180 dolar vererek bindiğim uçakta pencereden bakıp, kanadın tamamen paslandığını görünce ellerimi açtım,başladım dua etmeye.pilot baygın baygın anons ederken ben 3,5 atıyordum.bi indik baküye,aynı diyarbakır.noluo lan dedim kendime,bi de başkent burası.o gün başladım sigaraya" diye mailler atmaya başladı.
"ben de oh ne ala mualla" dedim."bizim burada anamız ağlasın,sen orda beleşten oku,karpuz gibi oturduğun yerden sevgili yap kendine.et ye,döt ye"dedim.
tatilde geldiğinde bi cafede oturup mocha içerken,sakarlıkla mochasını karşısındaki arkadaşının üstüne döken ağır abi apo "tüh bee!bir aylık metro bileti param döküldü." diyerek bizi şaşırtmaya devam etti.
biz de "ne ucuz memleket yaa.biz de oraya geçiş yapalım.ama olmaz ki bu saatten sonra..." diye hayıflanmaya başladık.
bi de azerbaycanda ülke içerisinde uçuşların çok sık yapıldığını ve ucuz olduğunu söyledi.çünkü arada ermenistan var ya hooop ermenistanın üstünden karşı tarafa geçiyorlarmış.uçakta tavuk,koyun,inek,dana vs. ile uçuluyormuş ülke içi ticaret yapıldığı için.pilot baktı uçak kalkmıyo anons ediyormuş "2 koyun indirin." diye.baktı yine kalkmıyor "bir dana indirin." diyormuş.bu sefer dana indiriliyormuş."iyi apo seni indirmemişler." demiştim.sonra uçak bir kuş gibi zorla kanat çırpa çırpa havalanıyormuş.
"oğlum tırsmadın mı öyle uçağa binerken?" diye sordum.
"komünist sistemden kalmış,eski olsa da çok sağlamlar."dedi.
gidilmesi,gezilmesi gereken bir yer olarak kaldı azerbaycan aklımda aponun sallamaları eşliğinde.hayatla,dünyayla dalga geçen bir ülke...
ageblood ageblood
deniz seviyesinin altında olan bir ülkedir... halkının hatrı sayılır bir kısmının üniversite mezunudur... ülkenin ekonomisine en büyük katkıyı sahip olduğu petrol yatakları sağlar, birçok ülke bu kaynakları işlemesine rağmen bir kısmı da azerbaycan tarafından işletilmektedir... tarıma çok elverişli bir yerde olmasına rağmen tarım konusu çok ilgi görmemektedir... hakkındaki en yaygın düşünce ise şu an türkiye'nin 20-25 yıl gerideki haline benziyor olduğudur, ancak birçok insan şu anki durumu bir tarafa ileride büyük bir gelişim gösterebileceğini düşünmektedir... türklere olan sevgilerini ve soylarının türk olduğunu her fırsatta dile getirmeleri de ayrı bir göze hoş gelen özellikleridir...
wondrous wondrous
a href="http://www.azadliq.org/News/393407.html" target="_blank">http://www.azadliq.org/News/393407.html adresinde okuduğum habere göre 2009 veya 2010-cu ilde kosmosa süni peyk buraxacaq olan ülke.

rabita ve informasiya texnologiyaları naziri ali abbasov'un sözlerine göre, azerbaycanın kosmosa süni peyk buraxmaqda maksadı onun böyük iddiaları ile bağlıdır. azerbaycan şarqla qarb arasında tranzit informasiya merkezi rolunu oynamaq iddiasındadır.

maksadlar büyük anlayacağınız.
tarshalafi tarshalafi
türkiyeden 2 saat erken yeni yıla giren türki cumhuriyet. azeri tvleri izleyenlere eylence kaynağı nemutlu onlara..
ama görüş olarak türkiyeden 15 sene gerideler, bizden daha müslümanlar ve bizden daha ilericiler. demek istediğim şudur ki; başkent baküde yeni yıl kutlamaları yapılmaktadır. ortada koca bir ağaç yanar dönerli, etrafında binlerce insan eğlenmekte. müzikler türkiyeden seçme serdar ortaç ve aynanın sesinden bu gala daşlı gala remix olarak çalınmakta, havaifişekler patlamakta. bizden geri olan tarafları ise tam burası, türkiye 10-15 sene öncesine kadar bunun gibi güzel güzel eylenmekte iken, yok günahtır yok yasaktır yok ayıptırlarla ve artan mutasyon sonrası öküz-insan karışımı mahluklar yüzünden içine sıçılan eylenceler, parmaklanan turistler.. ne mutluki bizden görüş olarak geriler. bizim geldiğim nokta ise; biz daha ileri gittiğimizi sanarken iyice batmaktayız, bazı andavallar bunu ilerleme saymakta.
azeriler şimdi çok güzel eylenebiliyorlarken onlar müslüman değil mi? biz daha mı müslüman olduk eylenmeyince. varsın onlar 15 sene geride olsunlar, onlar en güzelini yapıyor. biz ise ilerleme adı altında alçalmaya devam ediyoruz.
bimekan bimekan
işgal altındaki toprakları için hiçbir şey yapmadığı iddiası doğru olmayan ülke.

türk ordusundan görevli subaylar azerbaycan'a bunun için gitmektedirler. orada eğitim vermektedirler.
tabii iş eğitimle bitmiyor, teknolojik olarak geride kalmış bir orduları var.
dünya üzerinden destek almaları lazım, o toprağın onlara ait olduğunu kabul ettirmeleri lazım.

fakat hiçbir şey yapmadıkları, kıllarını kıpırdatmadıkları doğru değildir.
öyle ki "çırpınırdı karadeniz şarkısını", azerbaycan bayrağını karabağ'dan asacağız şeklinde söylemektedirler.

milli maç dönemlerinde oradaydım ben, şu dünya kupası zamanları, üçüncü olmuştuk hani. o coşku görülmeye değerdi, nasıl çıkıyorlardı dışarı her galibiyette.
taksimetresi olmayan taksileri var, "fantan neçedir" diye sorup parayı öğrenip biniyordun. pazarlık serbest.
"milli maçı izledin mi?" diye soru sormuştuk bir keresinde şoföre de, şoför "türk olup da maçı izlememek olur hiç" demişti. hepsi aynı değildir tabii, bir taksici de "sovyet geri dönsün, o zaman zengindik, şimdi fakir" demişti.

karabağ'ı alacaklarına dair yoğun inançları var.
deniz kenarı petrol kokuyor özellikle.
buraya göre "normal" bir parayla giderseniz orada çok rahat geçinebilirsiniz. ayda 150 dolarla geçinenler vardır zira orada.

merdekan'a giderseniz denize de girebilirsiniz, soda tadında.

bakü'den tekne turu yapabilirsiniz.
sahildeki dönme dolaba binebilirsiniz. "bakı-soiyet metrosu" ile bizdeki metro saydığımız şeylerin ne kadar aslında büyük bir şey olmadıklarını anlayabilirsiniz.

fakir bir ülkedir belki, ya da öyle gözükmektedir, ama her şeye rağmen güzel vakit geçirttirir size.

bir de portofino'da bir şeyler yiyin için.
izalesuyu izalesuyu
70 milyonluk ülkemizde sadece 1434 kütüphane varken,10 milyonluk azerbaycan da 4500 den fazla kütüphane vardır ve azerbaycan daki okuma yazma bilen kişilerin nüfusa oranı yüzde 98 dir.bu durumun oluşmasını sağlayan ise sosyalizm dir.hepsi sovyet rusya döneminde yapılmıştır.
hell guardian hell guardian
"arkadaş bu adamlar sovyetler'in dağılmasıyla bize niye ilhak olmadı?" diye hep merak ettiğim memlekettir.

o kadar can ciğer kuzu sarması.. tek millet iki devlet falan.. ne iş peki..
dünyayı kurtaran adam dünyayı kurtaran adam
sadece mavi cüzdanlı pasaport türünde vize isteyen komşu türki cumhuriyet. neden vize istiyorlar bunu da çözebilmiş değilim.

ekleme: wondrous'un uyarısına istinaden azerbaycan'ın vize uygulaması türkiye'nin de azerbaycan'a vize uygulaması ile ilgiliymiş. türkiye'nin vize sbüyük ihtimalle azerbaycan'dan türkiye'ye çalışmaya gelen kişilerin kaçak çalışmalarını engellemek için anlaşılan.
kimulanbendenönceludmilladiyekayıtolan kimulanbendenönceludmilladiyekayıtolan
bizi sevip sevmediklerini ve modern olup olmadıklarını bir türlü anlayamadığım ama yine de benim sevdiğim insanları barındıran, kardeş ülke, dost ülke.

bizi sevip sevmediklerini neden anlayamıyoruma gelince;

girin bi azeri sözlüğe, ismini şu an anımsayamasamda sözlüğün bulun bir bakın, sürekli türkiyeli dostlar olarak bahsedip inceden inceden geçiriyorlar bize. hem de bayaa bi geçiriyorlar. bir yandan da biz de türküz siz de öyleyse dostuz gibi bi yaklaşım var. ülkeler arası bürokratik ilişkiler her zaman iyi tutulur zaten, e ona bir diyeceğimiz yok. kısacası bir net cevap veremiyorum bu soruya gerçekten.

modern olma konusuna gelince de;

bir bakıyorsun garip garip adetleri var; yok efenim kaşlarını alan kızlar bakire değilmiş gibi, kız erkek ilişkileri çok mesafeli, bir yanlış anlamaya meyilli bakış var toplumda. diğer yandan kadın milletvekilleri geliyor mübarek milletvekili değil de hepsi üst düzey ajan gibi. bizim erkek milletvekillerini bile çiğ çiğ yerler yani maşallah. star haberde dün izledik türkiye ziyaretleri sırasında, hepsi çok şık, çok bakımlı kadınlar aynı zamanda acayip derecede donanımlılar, bilgili, kültürlü ve daha önemlisi çok sertler. bilemedim yani...
brunomoraes brunomoraes
ankara'da ki kadın milletvekillerinin "bize katil diyenlere, kapıları açmayın" isteğinde bulunan kardeş ülke. türk toprağı karabağ bölgesinden de asla vazgeçmeyeceklerini eklemişlerdir.
gulersem gulersem
sınır mınır derken bir kktc vardı ne oldu sormak istediğim ülke. velhasıl kelam bu girinin yazarı azeriler hakkında pek iyi düşünmemektedir. sebebine gelince her zaman yardım gördükleri memleketin derdi olan kktc meselesinde 3 maymunu oynar, petrolünü doğalgazını rusya üzerinden satar(en doğal hakları istediği yere istediği şekilde satar.) sonra siz bizim abimizsin hadi abicim aslansın kaplansın diye sömürür bir ihtiyacınız olduğunda desiktirin gidin der olay her ortamda sırtlarından vurdukları abileri tüm komşularıyla sıfır sorun için ermenistanla dialoga girdiklerinde heleloy heleloy diye bağırır. ne kadar ekmek o kadar köfte diye bir söz vardır ve biz o kadar çok köfte verdikki ekmek almadan varsın dandirik bir yarışmadan sıfır puan versinler.
2 /