aziz nesin

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR CC:bu fonksiyonu kullanarak girinizi doğrudan seçmiş olduğunuz sosyal platformda da yayınlayabilirsiniz
13
the mask and the mirror
bütün çarpıklıklara o kadar yerinde tespitlerle ve öyle ustaca bir mizahla yaklaşmıştır ki bir sürü abuk sabuk olay yaşanırken insanların tam aziz nesinlik diyerek tepki vermesi onun tespitlerinin doğruluğunu tekrar tekrar ispatlamaktadır.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
dişikartal
"yanyana geldikçe daha uzak
birlikteyken daha kimsesiz
bir ağrı sızım sızım yeri belirsiz
o da yalnız...
ben de yalnız...
acılar tütüyor bacamızdan
görünmeyen taş duvarlar örmüşüz
duvar olduk kendimize kendimiz
ne yana dönsek
kendimize çarparız"
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
trink
madımak olayında otelden kurtuluşuyla ilgili asılacak adam aziz nesin kitabında şunları söylemiştir, merak edenlere okumalarını tavsiye ederim:

demirtaş ceyhun: sizi aziz nesin olarak değil, bir itfaiye çavuşu filan sandıkları için kurtarmışlar galiba?

aziz nesin: hayııır... beni komser sanmışlar. dumanların arasında beni pencereden bağırırken görünce, aralarından bazıları komser sanmışlar. içerde mahsur kalmış komserlerden biri pencereden yardım istiyor sanmışlar. "komseri kurtaralım!".. diye bağırıyolardı beni göstererek. şunu söyliyim ki, lütfi kaleli yanımda olmasaydı, olanaksız, kesinlikle kurtulamazdım o cehennemden. dumandan boğulur ölür, cayır cayır yanardım. çünkü dumandan öyle bitkin düşmüştüm ki, pencereye çıkıp itfaiye merdivenine atlayacak gücüm yoktu. lütfi kaleli beni kucaklayarak pencereye çıkardı, itfaiye merdivenine oturttu. arkamdan da o geliyormuş meğer, farkında bile değildim. ağır ağır inmeye çalışıyorum. daha merdivenin ortasına gelmemiştim, benim komser olmadığımı aziz nesin olduğumu farkettiler. ve bağırmaya başladılar birden; "aman kurtarmayın onu!.." diye. "asıl gebertilecek o!" diye bağırıyolardı hep bir ağızdan. "komser değil o, şeytan!" gebertin onu!" diyolardı. en çok bağıran da o encümen üyesiymiş mi neymiş, o sakallı belediyeci adamdı. sonradan yok olan adamdı. işte o adam bir yandan bağırıyor, hem de itfaiyecilerin birinin elinden ucu demir çengelli uzun bir yangın sopası kapmış, ittirerek, dürterek beni merdivenden düşürmeye çalışıyordu. kimileri de merdivene tırmanmış paçamdan çekiştiriyordu galiba. zaten düştüm de. tam o sırada birileri sahip çıkmış bana, o sayede kurtulmuşum. yoksa öldüreceklerdi. ona rağmen birkaç darbe yemiştim başımdan filan. yuvarlanmışım. allak bullak olmuştum. beni sürükleyerek filan arabaya zar zor atmışlar. arabada bir polis hala vuruyordu bana. tabii hangi polisti, bilmiyorum. o ara başka bir polis de engel olmuştu o vurana. tabi onun da kim olduğunu bilmiyorum. yığılmış kalmışım. arkamda oturan biri ceketini, kazağını çıkarmış, başımın altına koymuştu. ben iyi yürekli bir polis sanmıştım. meğer o adam, lütfi kaleli imiş.

kaynak: asılacak adam aziz nesin
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
ibrik
kalbimin pamuk saçlı,çatık kaşlı mizahı. nazım hikmet,aziz nesin,hasret gültekin ... dökülmeyin yapraklar gibi.

uslanma hiç hep deli kal
büyüme sakın çocuk kal
es deli deli böyle kal
son harmanında sevdanın
tüken toz toz savrula kal
suçüstü bulmalı ölüm
ölürken de sevdalı kal ...

a. nesin .
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
13
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın