aziz nesin

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR
3
okulluserseri
kendisi türkçe'nin doğru konuşulup yazılmasına fazlasıyla önem verirdi. fransızcadan gelme "külot" yerine neden "don" kelimesini kullanmadığımızı, iki kelimenin de insanın aklına aynı şeyi getirdiğini söylemiştir. bi tarafını kapatmak için giydiğin şeye ne dersen de kıç aynı kıç diyerek üstada katıldığımı belirtmek isterim. bir de yazılarında "bilim adamı" yerine "bilim insanı"nı kullanarak sözcüklerle cinsiyet ayrımı yapılmasına karşı çıkmıştır. nur içinde yatsın...
libertar
insan olmanın anlamını bulduğum şiirin de yazarı özlediğim büyük insan...

çocuklarıma

diyelim ıslık çalacaksın ıslık
sen ıslık çalınca
ne ıslık çalıyor diye şaşacak herkes
kimse çalamamalı senin gibi güzel

örneğin kıyıya çarpan dalgaları sayacaksın
senden önce kimse saymamış olmalı
senin saydığın gibi doğru ve güzel
hem dalgaları hem saymasını severek

de ki sinek avlıyorsun sinek
en usta sinek avcısı olmalısın
dünya sinek avcıları örgütünde yerin başta
örgüt yoksa seninle başlamalı

say ki hiçbir işin yok da düşünüyorsun
düşün düşünebildiğince üç boyutlu
amma da düşünüyor diye şaşsın dünya
sanki senden önce düşünen hiç olmamış

dalga mı geçiyorsun düşler mi kuruyorsun
öyle sonsuz sınırsız düşler kur ki çocuğum
düşlerini som somut görüp şaşsınlar
böyle bir dalgacı daha dünyaya gelmedi desinler

dünyada yapılmamış işler çoktur çocuğum
derlerse ki bu işler bişeye yaramaz
de ki bütün işe yarayanlar
işe yaramaz sanılanlardan çıkar



aziz nesin

(ayrıca sekseninde ülkede gericilik yükseliyor bişeyler yapmalıyım diyerek salman rüşdi'nin "şeytan ayetleri"ni çevirmesi,gerici saldırılara göğüs germesiyle türkiye aydınının yüz akı, baykuşu...)
eleanor
çok da iyi bi şair olan yazar, aydın.

arkadaşim badem ağaci

sen ağaçların aptalı
ben insanların
seni kandırır havalar
beni sevdalar
bir ılıman hava esmeye görsün
düşünmeden gelecek karakış..
acarsın çiçeklerini ..
bense hayra yorarım gördüğüm düşü...
bir güler yüz bir tatlı söz..
açarım yüreğimi hemen
yemişe durmadan çarpar seni karayel
beni karasevda
hem de bilerek kandırıldığımızı
kaçıncı kez bağlanmışız bir olmaza
koş desinler bize şaşkın
sonu gelmese de hiç bir aşkın
açalım yine de çiçeklerimizi
senden yanayım arkadaşım
havanı bulunca aç çiçeklerini
nasıl açıyorsam yüreğimi
belki bu kez kış olmaz
bakarsın sevdan düş olmaz
nasıl vermişsem kendimi son sevdama
vur kendini sen de bu güzel havaya
pitipiti
yazılarında genellikle içinde bulunduğu dönemdeki koşulları ve dönem insanlarının tepkilerini, bilinçsizliklerini kaleme alan ustadır. kara mizah konusunda özel bir yeri vardır. aziz nesin kendi döneminin koşullarında yaşamış insanları ya da sair benzetmeler yaparak dönemin olaylarını yazmıştır yazılarında. bazı yazılarını okudukça insanda biraz acı bir gülümseme olur fakat daha acısı, pek çok şeyin o günden bugüne pek de değişmediğidir. kemal sunal'ın canlandırdığı zübük karakteri bugüne çok mu uzaktır ? günümüzle bağlantısının en rahat kurulabileceği, genel olarak yaşadıklarımızı betimleyecek bir mizah hikayesi vardır, ah, biz eşekler isimli. bu hikayesi bir eşek ile kurt arasında geçer. eşek, kendi ırkının eskiden tıpkı bizler gibi konuşurken nasıl anırmaya- 1960 basısındaki haliyle anırmağa- başladığını anlatır. hikayede eşek, kırlarda bir başına otlamaktaymış ve burnuna bir kurt kokusu gelmiş. eşek, yok canım kurt değildir diye avunup otlamaya devam etmiş. kurdun kokusu yaklaştıkça eşek, kurt değildir, kurt değildir demeye devam etmiş. inşallah kurt değildir, kurt buraya nerden gelecek, nereden beni bulacak ? diyormuş. eşek, bir yandan da yüreğini korku sardığından gözü çevredeymiş. bir de bakmış, karşı dağın tepesinde, sisler, dumanlar içinde bir kurt.. eşek; aa-ah, demiş bu benim gördüğüm kurt değil.. eşek devam eder kendini avutmaya. çalıların gölgesini kurt sandım,der .. kurtla aralarında elli adım kalınca, o yine avunur: şu karşımda gördüğüm yaratık kurt değildir inşallah.. canım, ne diye kurt olsun.. belki devedir, belki fildir, belki de başka birşey, belki de hiçbir şeydir. belki de herşeyi kurt görmeye başladım..hikayenin devamında eşek, kurdun sırıtarak geldiğini görünce kaçmaya başlar ve ulu tanrım bu gelen kurt olsa bile kurt olmasın, ne olur..kurt değil canım ben de boşuna korkuyorum,der. daha sonra kart eşek koşmaya başlar ( .. ) başını çevirip bakmış; kurdun gözleri ışıl ışıl yanıyor.eşek dört nala kaçmaya başlamış ; vallahi kurt değil, billahi de kurt değil..allah belamı versin ki kurt değil.. diye söylenirmiş. kurt sağ kabasına bir pençe atınca, oracığa yıkılan eşek; biliyorum, biliyorum, sen kurt değilsin.arkamla oynama, gıdıklanıyorum.el şakasını da hiç sevmem, demiş.azgın kurt keskin dişleri ile eşeğin sağrısını ısırmış, budundan büyük bir parça koparmış. can acısıyla yere yıkılan eşeğin birden dili tutulmuş. bildiği eşekçeyi, korkudan unutmuş. kurt boynuna, gerdanına saldırmış. eşeğin her yanından kanlar fışkırmaya başlamış. işte ancak o zaman eşek : aaa kurtmuş .. aa o imiş ! diye bağırmaya başlamış. bunun üzerine eşeğin dili tutulmuş da, aa o imiş.. aa, o- ii .. aaa- iii, aa-iii diye bağırır inlermiş. aziz nesin hikayeyi şöyle bitirir ; işte o günden sonra, biz eşek milleti, konuşmasını, söylemesini unutmuşuz, her duygumuzu, her düşüncemizi, anırtı ile anlatmaya başlamışız. o eski kuşaktan eşek, tehlike kuyruk altına girinceye dek, kendini avutup, kandırmamış olsaydı, bizler de konuşmasını bilecektik. ah biz eşekler, ah biz eşek milleti..
3
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın