babalar günü

19 /
arizaceker arizaceker
gidin sarılın lan... her nerdeyse gidin sarılın sevdiğinizi söyleyin... mezarına sarıldığınız gün sarılıp seni seviyorum demediğiniz her saniye için pişman olacaksınız...
the red queen the red queen
19 yıldır kutlamıyorum. bu yıl da ilk defa annemin anneler gününü kutlamadım. ben bu tür günlere karşı değilim ama üç kuruşluk mal satmak için telefonumu spamlayıp da acımı deşmeleri hoş değil.
aşmış adamı aşan adam aşmış adamı aşan adam
bu yılın babalar gününden bir gün evvel, yani bugün; on yedi yaşındaki oğlum bana kibarca ve kendinden emin biçimde, 'bugüne kadar benden çok şey öğrendiğini; ama artık benden alacağı pek bir şey kalmadığını' söyledi. sevimli kaşık düşmanının on yedi yaşında iken on yedi yaşında olması beni dehşetengiz mutlu etti.
1
tekil kişilik tekil kişilik
babalık, annelik gibi hormonal bir zorunluluk değil, gerçek bir tercihtir.
eğer tercihiniz babalık yapmaktan yana olursa hormonal bir mutluluk duyarsınız.
bu nedenle, babalığı herkes yapamaz, herkes baba olamaz.
ben bugünü, baba olabilen, duygusal tercihini babalıktan yana kullanıp mutlu olmayı isteyenlerin günü kabul etmişimdir hep.
yoksa, baba deyince hep aklıma iskele babası gelir önce!
hiç terk edilmediğim halde babam tarafından, hep terk edilmiş hissetmek ne acı!
hani şu babalarıyla sarmaş dolaş olanlar var ya onlara gıpta ettim hep.
ama olsun yine de babamı sevmek istiyorum.
gerçekten çok da iyi yönleri vardır babamın.
sorun biraz da benim deliliğimde ya... neyse,
keşke annem yaşasaydı da babamın şu halini görseydi diyorum.
bizimkisi annem olmayınca olmayan, olamayan, olamayacak bir küçük aile hikayesi.
aslında çok sıradan fakat,
işte öyle tuhaf, işte öyle acayip bir şey!
redcoldriver redcoldriver
anneler gününde babama hediye alarak aileyi şaşırtmıştım. babalar gününde ise hediye bekleyen anneme hediye almayarak daha daha şaşırttım bizimkileri. sürprizlerle doluyum, yine çok çılgınım.
mei kusakabe mei kusakabe
buraya ailenin, özel mülkiyetin ve devletin kökeni tadında tiradlar döşeyeyim isterdim ama yapamıyorum çünkü "bağzı" şeylere karşı duygusal zaaflarım var. hayatta kimse onun kadar nazımı çekmedi. muhtemelen imha ederim bunu da lakin çok özlüyorum





fıraterniti fıraterniti
ilkler özeldir sözünü yalanlayan gün. çünkü ilk babalar günüm ama oğlum henüz 11 aylık, kutlayamaz ki. çocuğun kendi kutlamadıktan sonra ne anladık o işten? iş yerinden bir kadın arkadaş, bir de avukat bir dost whatsapp'tan babalar günün kutlu olsun :) diye mesaj yazmış. yani düşünmüşsünüz tabi ki de eksik olmayın ama pek olumlu bir şey hissetmedim açıkçası. gidin kendi babanızınkini kutlayın arkadaşım. size ne oluyor? hanım kutlasa yine neyse, çocuğu temsilen kabul edersin, velisi sonuçta :)

özetle, şimdilik bana bir şey ifade etmeyen bir gün.
renfri renfri
su yeşili midir nedir öyle bir gömlek hediye ettim kendisine. bu ne böyle dedi. işte gözlerinin rengini ortaya çıkarsın diye bu rengi tercih ettim dedim. gözlerimin rengini mi dedi. allah aşkına kimden öğreniyorsun bu tırışkadan lafları dedi. biraz şey işi bu dedi. pezevenk demeye çalıştığını sanıyorum. bir hediye alalım dedik, işitmediğimiz laf kalmadı. araba kokusu hediye edin. sallanan köpek alın camın önüne. ne bileyim güneş enerjisiyle kendi kendini saran bahçe hortumu tercih edin. çok sıkışırsanız casio saat aklınıza gelsin. almayın gömlek falan.
1
fark ettim fark ettim
eskiler sağ olsun böyle bir günüm kutlanmıyor. eski kız arkadaşlarıma, eski flörtlerime, eski kırıklarıma buradan sitemlerimi iletip "mutlu musunuz!" diye sormak istiyorum.

kendimi geçtim bizimkiler sevinirdi. bir torunu çok gördünüz!
19 /