babanın ölmesi

2 /
mualla mualla
sizin hiç babanız öldü mü?
benim bir kere öldü kör oldum...
yıkadılar, aldılar, götürdüler
babamdan ummazdım bunu, kör oldum...
siz hiç hamama gittiniz mi?
ben gittim, lambanın biri söndü
gözümün biri söndü kör oldum...
tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak
söylelemesine maviydi, kör oldum
taşlara gelince hamam taşlarına
taşlar pırıl pırıldı, ayna gibiydi
taşlarda yüzümün yarısını gördüm
bir şey gibiydi, bir şey gibi kötü
yüzümden ummazdım bunu, kör oldum...
siz hiç sabunluyken ağladınız mı?

cemal süreya
eyledebeylede eyledebeylede
babası çocuk yaştayken ölen kişiler normalden farklı olarak ya biraz daha pısırık olurlar ya da hayat karşısında daha güçlü olurlar.
applepie applepie
hayatın acımasızlığını, gerçeklerden kaçamayacağınızı anlarsınız o küçücük yaşta. ilk zamanlar inanmak istemez, akşam olunca pencerenin önünde işten gelmesini beklersiniz her zaman yaptığınız gibi. ama günler geçtikçe artık asla gelemeyeceğini anlarsınız acı da olsa ve hayatınızda yarattığı boşluk hissini iliklerinize kadar hissedersiniz. yaşıtlarınızdan daha erken büyürsünüz, hayata karşı daha dayanıklı olmayı öğrenirsiniz. ama kimi zaman da eski günleri hatırlayıp onun eksikliğini hissettikçe gözlerinizden akan yaşlara hakim olamazsınız..
bulamadım bulamadım
her zaman hayat karşısında güçlü olursun çünkü yaşanacak en kötü şeyi küçücükken yaşamışsındır.
bir yanın hep pısırık olur çünkü seni her zaman koruyacak o kocaman adam yoktur.bir yanının hep yalnız olduğunu bilirsin.
hayata hep güvensizsindir çünkü onun her an en sevdiğin insanlardan birini alıp götürebileceğini bilirsin,bunun için annene daha bi sıkı sarılırsın,kapıdan çıkarken mutlaka son bir defa öpersin,saçma olduğunu bile bile beni bırakmayacaksın dimi anne diye sorarsın.
içinde "baba" kelimesi olan cümleler kuramazsın,"baba" derken hep bir şeyler düğümlenir boğazına,çünkü hayatının sonuna kadar bir daha kimseye baba diyemeyeceğini bilirsin.
semih cumhuriyeti vatandaşı semih cumhuriyeti vatandaşı
babanın ölmesi bir erkek için hayatla artık tamamen çırılçıplak tek başına mücadele demektir.
babasına sarılıp öpenleri gördükçe uzaklara dalmaktır.
büyüyünce her zaman dik durmak zorunda kalmaktır.
bazen güçlüymüş gibi görünüp, tek başınayken ağlamaktır.
her zaman başarılı olmak zorunluluğudur. en ufak başarısızlıkta o zirvelerdeki güvenin sıfıra inip korkuya dönüşmesidir.
baban ne iş yapıyor sorularından kaçmaktır.
odur, budur, üzgün bir hayatın başlangıcıdır..
jassmine jassmine
babanın ölmesi yüzünüz sabunluyken gözünüzü açmaya benzer demiş cemal süreyya.gözünüz yanar, içiniz yanar ve çok büyük bir boşluk hissi dolar yüreğinize. hayatınızın anlamı,tutunduğunuz dal,sığındığınız liman,sizi koruyan kişi gitmiştir artık uzaklara. elinizi uzattığınızda tutamazsınız artık. telefonda sesiniz titrediğinde ''senin bir derdin var'' diyen kişi yoktur. sesiniz titresede kimse duymaz sizi. sesinizin titrediği konuşmanın ardından sabah zilinizi çalıp ''ben geldim,seni çok özlemiştim yavrum''diye imdadınıza koşan kişi gitmiştir. yokluğuyla birlikte bir hesaplaşma yaşarsınız yüreğinizde ''onun için ne yaptım,neler yapabilirdim,son babalar gününde hediye almışmıydım,yardıma ihtiyacı olduğunda yanındamıydım,hastalığı için götürebileceğim başka doktor varmıydı......''böyle uzar gider bu liste. aslında ne yaparsak yapalım onlar için hiçbiri yeterli değildir.çünkü onlar bizim var olma nedenimizdir!
yeşilçam yeşilçam
karacaoğlan der ki,

ardıma düşüp de yorulma ölüm
var git ölüm bir zaman da gene gel
akıbet alırsın komazsın beni
var git ölüm bir zaman da gene gel

şöyle bir vakitler yiyip içerken
yiyip içip yaylalarda gezerken
gene mi geldin ben senden kaçarken
var git ölüm bir zaman gene gel

çıkıp boz kurtlayın ulaşamadım
yalan dünya sana çıkışamadım
eşimle dostumla buluşamadım
var git ölüm bir zaman da gene gel

karac'oğlan der ki derdim pek beter
bahçede bülbüller şakıyıp öter
anayı atayı dün aldın yeter
var git ölüm bir zaman gene gel
kızıldem kızıldem
düşündükçe insanın içinde bişeylerin düğümlenmesine sebep olan,gerçeğini tahmin bile etmek istemediğim bir durum..onsuzluğun hiçbir tarifinin olmaması..hiçbir kimse ile yerinin asla doldurulamayacak olması..ve bayanları için herzaman daha çok etkileyen bir durum..
onunla bir daha asla karşıklı kahve içememek,herşeye rağmen omuzunu başına dayayamamak,o güzel gülüşünü bir daha asla duyamamak,dertlerini baba diye birisi ile bir daha asla paylaşamamak..
gergedan gergedan
verdiği keder, bıraktığı yokluk bir yana,
zonguldak yöresinde söylenen şu deyiş anlamlıdır:
"bir erkek, askerlik, evlilik, babasının ölümü, sonrasında mağrur olurmuş"
cam eldiven cam eldiven
15 yaşında başınıza gelebilecek en kötü şeylerden biridir.elbette beterin beteri vardır bu daha beterlerden biri de aynı gece kardeşinizi de kaybetmenizdir. daha beterin de beteri vardır ve bunlardan biri de daha beterinin olamayacağını düşünmektir...
acemişansı acemişansı
berbat bir duygu olarak düşünülse de öyle olmayabilecek bir eylemdir( kişiden kişiye değişebilir bana göre mükemmel birşey)

getirileri:
-annene daha yakın olursunuz aranızda bir kara kedi yoktur.
-sizi anlamayan birine kendinizi anlatmaya çalışmazsınız.
-hayata daha çabuk atılırsınız, küçük yaşta sazı elinize alır kafanıza göre yaşarsınız.
-yaşıtlarınızdan daha olgun olursunuz. baba korkusundan dolayı bir şeyi yapmamak yerine size yanlış geldiği için yapmazsınız.

çok mu taş kalpliyim? o beni kundaktayken bırakıp gitti ve üzülmedi, ben mi o öldü diye üzülcem?
2 /