back to the future

1 /
oldz oldz
yapılmış en iyi filmlerdendir saftır doğaldır tatlı karmaşıktır. alan silvestri müzikleri filme bambaşka bir güzellik katmıştır.
nienna nienna
ing. back to the future

başrollerinde michael j. fox'un ve christopher lloyd'un oynadığı üçlenince aynı güzelliğini devam ettirebilen nadir filmlerden biri
marla singer marla singer
çocukluğumun efsane filmi.bu film bir zamanlar televizyonda her hafta oynardı neredeyse.her seferinde de telefonun fişi çekilir, mısır patlatılır, kola şişesi koltuğun yanına koyulurdu.her izleyişimde heyecanır, deli gibi zevk alırdım.ayrıca çocuk aklımla marty'yi pek beğenir, ona birşey olacak diye korkardım.en zevkli sahnelerinden bir tanesi, annesiyle babasının partide arasını yapmaya çalıştığı bölümdür.özellikle sahnede elektro çalarak yerlerde sürünmesiyle, herkesin garip garip marty'ye bakması oldukça hoş bir sahnedir gene.bir de yağmurun altında mektup gelme karesi vardırki, burda da insanın içini huzur kaplar.doktorun ise konuşma tarzı, heyecanı ve saçları bitirir insanı.bunun yanında, en heyecanlı bölümlerden biri olan saat kulesi sahnesindeki binayı ve alanı da görmüşlüğüm vardır. (bkz: görgüsüzlük).ancak bina ve alan bir stüdyodan ibaret olduğu için bir boka benzemez, o ayrıdır.
böcek böcek
hala hiç sıkılmadan seyrettiğim ama ailemin sıkılıp ''yine mi bunu seyrediceksin'' dediği film.gayet akıcı,güzel,tadından yenmez bi filmdir.mümkün olsaymışda 10a kadar gitselermiş diye düşündüğüm ve en çok istediğim şeylerden birini kendine konu olarak seçmiş film.
(bkz: zamanda yolculuk)
zeus zeus
o kadar kendimi kaptırmıştım ki bu filme..anlatılmaz yaşanır yani..

oyuncak tren setimin (baya da güzeldi, alamanyalardan gelmişti) bozulmasına neden olmuş filmdi..kendi çapımda üçüncü filmde geçen geçit sahnesini canlandırmıştım 1/500 oranında..kanepenin üstüne kurulmuş demiryolu sistemim sonunda tamamlanmamış bir köprü ile (kanepenin ucundan dışarı çıkmış birkaç ray daha) sonlanıyordu..ordaki delorean'in lokomotif önünde yaptığı yolculuğu kendi kendime gerçekleştirmiştim..nitekim raylarda elektrikli lokomotifin ittireceği tarzda, raylardan çıkmayan bir oyuncak araba bulmam biraz yormuştu beni..

nitekim filmdeki gibi gerçekci bir set kuramamıştım ama sonunda sahneyi çekebilmiştim kendi hayaldünyamda..sonra ne mi oldu..tren kanepeden düştü ve birşey olmadı..maymun iştahım çekimi beğenmedi..tekrar tekrar çektim sahneyi..

ta ki krallar gibi oyuncak trenim bozuluncaya kadar..üzülmüştüm baya bee..ayrıca çektiğim sahneler filme de konmadı..deleted scene oldular..

ama yine de filmi suçlamam..olsa da izlesek..aaa, du divx'i vardı şuralarda bir yerlerde..

director s cut
1 /