bağlanmak

2 /
yakala co yakala co
gardını indirmektir, savunmasız olmaktır. o haldeyken bir kez darbe aldın mı, yandı mı canın saçından taa ayak tırnağına kadar, bir daha yapmamak için kendine söz verirsin, kaldırırsın lugatından.
nice insanı acımasız olmaya iten fiildir aynı zamanda. yazık..
gavriloviç gavriloviç
hak eden insan için yapıldığında müthiş bir geri dönüt yaşadığınız eylemdir.fakat hak etmeyen insana fazla değer verip bağlandığınızda işler iyi sonlanmıyor.vefalı insanlar gerek zira.öteki türlü üzülüyoruz bu sefer asıl insana bağlanma ihtimallerimiz düşüyor.en iyisi kimseye o kadar bağlanmamak lazım sanırım.hayatta kimse vazgeçilmez değil,boşluklar elbet olur ama zaman var.acıdansa, boşluk iyidir.
dizel mario dizel mario
bağlanmayın sakın sevgili sözlük yazarları. sakın ha sakın bağlanmayın.

ben zaten bağlanmaktan çekinen birisiydim fakat birisi çıktı karşıma resmen kendine aşık ettirdi, kendisine bağlanmamı sağladı hemde öyle böyle değil sözlükçü kardeşim. bağlanmanın ne kadar sikten boktan birşey olduğunu unutmuşum. sağolsun hatırlattı bana.

bu kadar rafine şekildr atarlanınca anlaşılmamış olabilir ne demek istediğim. bağlanmaya neden bok attığım. asıl insanın götünden kan alan kısım bağlandığın insandan darbe alınca oluyor. ben zaten bir insana o kadar bağlanmanın yanlış olduğu bilincindeydim ama işte bir açık buldu bağladı kendine.

ben hayatım boyunca bir kıza ilk defa bu kadar bağlanmıştım ilk defa bu kadar sahiplenmiştim. iyi bok yemişim bu kadar bağlanarak. önce ki ufak tefek tecrübelerimi unutmuşum, bağlandıktan sonra kopunca insanın nasıl sikildiğini. içimin acısını tarif edemem sözlük. uzun süredir belki hayatımda ilk defa içim bu kadar acıdı. ilk defa bir sevgilimden darbe alınca elim ayağım titredi, siktir çekip gitmek istesemde el vermedi yüreğim yapamadım.

kalbimin iflahını sikmiş olmasına rağmen hala belki benden özür diler belki sevdiğini söyler umuduyla çabaladım lafı uzattım. ilk defa gurur denilen sikten şeyi bu kadar siklemedim.

sözün özü sakın ola bak sakın diyorum bağlanmayın duracağınız yeri iyi bilin yoksa bağlandıktan sonra kopunca kalbinize kızgın demir sokuyorlar.
kahverengi hırka kahverengi hırka
eğer yalnız büyümüş ve yaşamışsanız, ve narin bir yapınız varsa; dünya üstünüze üstünüze geldikten sonra, omuzlarınız çürümeye başladığı sırada, biri çıktığında karşınıza, kimsenin görmediği kimseye ait olamayan benliğinizi ölürcesine ona adamaktır.
123123123 123123123
bağlanmak insan doğasının içine işlemiş bir parçası.
nasıl yemek yemeye, su içmeye, tuvalete gitmeye veya uyumaya ihtiyaç duyuyorsak, bağlanmaya da ihtiyaç duyuyoruz.
ama bağlanmak, en kötü taraflarımızdan birisi aynı zamanda.
en gereksiz özellik, en temel özellik.
çünkü bağlanmak başarıya ters.
başarı diyorsam, matematikte, fizikte, üniversitede, tezde başarı değil.
evrimsel başarıdan bahsediyorum.
mesela deniz aslanları bağlanır. yunuslar da bağlanır elbette.
peki ne olur sonra? yanlarındaki avlanınca, onu yalnız bırakmaya gönülleri el vermez.
kendileri de av olurlar.
bizler en gelişmiş (zeka olarak bile en gelişmiş değiliz haydi hayırlısı) tür olarak (!), bağlanınca ne oluyor?
bizler bağlanınca "beklenti" isminde bir çocuk doğuruyoruz. kendi kendimize gelin güvey olunca da çocuğa aile çıkmış oluyor.
ah!
ama unutuyoruz...
insanlar geliyor, ve sonra gidiyorlar.
bağlanmaksa, "beklentimize" beşik oluyor.
mühendis çıkmazı mühendis çıkmazı
başlığı görünce aklıma direkt modemim ve internete bağlanamama sebeplerim geldi. iki çift de ben laf edeyim diyerek geldim. ama diğer girileri okuyunca fatkettim. ben konuya çok uzak kalmışım, çok yanlış anlamışım. bu nasıl bi yalnızlıktır, vazgeçmişliktir.
itüpedia itüpedia
bağlanmaktan korkmayın. önemli olan bağımsızlık değildir. bu bir iş bir ilişki, arkadaşlık olabilir. hiç önemi yok. ama olası muhtemel bir durumda kendini toparlamayı bildikten sonra bağlanmak kötü bir hal almaz. eğer bağlanmadan tutunursan o her ne ise ' o'na, işte o zaman tam anlamıyla inanarak, güvenerek yaşayamazsın o'şeyi..
her şeyi en yoğunuyla yaşamak. yorar insanı, bu gerçek. ama en güzelidir böylesi. hayatı dolu dolu yaşamak tanımı her şeyi en üst seviyede yaşamak ile eşdeğerdir.
kaybetmeyi göze alamadığınız şeyler edinin. hayatınızı düzene sokan şeyler. size yüksek hedefler kazandıracak şeyler.. ama bu demek değil ki bir başkası için yaşamak, ya da bir başkası için yapmak bunları. hedefler, düzen... önce kendin. önemli olan bu.
saygılar
2 /