bağlanmak

3 /
flytothesky flytothesky
neden bu kadar çok bağlanıyoruz?çünkü gidince üzülmek için.çünkü üzülmek hoşumuza gidiyor.kendimizi paralıyoruz.anılar olmasaydı keşke.hatırlıyoruz ve üzülüyoruz.
tibbers tibbers
insana zarar veren, onu kendisi olmaktan alıkoyan eylemdir.

küçük bir çocukken "bağlanmayacaksın!" şiirini dinlediğimde, "ne kadar kasıyor bunlar yaaaa..." diye triplere girerdim. şimdi daha iyi anlıyorum bağlanmak denen eylemin insanı nasıl sürekleyip, günden güne eritip kuruttuğunu. başlarda kendinizi çok cesur hissediyorsunuz evet. denemezsem kaybederim düşüncesi iyice esir alıyor sizi. duvarlarınızı birbir yıkarken birileri, siz bunu keppppçeyi izleyen yurdum insanı gibi izliyor, ses etmiyorsunuz. samimi söylüyorum bu durum böyle. birileri sizi çepeçevre saran yalnızlık duvarlarını teker teker dökerken siz bu durumdan hoşnut oluyorsunuz. oysaki bilmiyorsunuz, paramparça olacaksınız. ait olmak hissi sizi esir edecek. ait olmak isteğinin de bağlanmak ile orantılı olduğunu düşünüyorum. en azından ben kendim, hayatım boyunca ait olmak isteğini kendinden saklamış bir adamdım. tanıştığım insanlara zaaflarım oldu, ait olabileceğime inandım. bağlanmayı ait olmak sandım. aslında sadece kendimi esir ediyor, cezalandırıyor; günden güne bir kör, salak oluyordum. ayrıca bağlanınca insanın salak yerine konduğuna da inanıyorum. bağlanmak başlarda güzel gelen, sonları boka saran acayip bir şey, yanıp sönen bir şey.

ayrıca neşat ertaşın bir sözü var,

"kalbten kalbe bir yol vardır görülmez." beni en çok bu cümle bağladı.

bundan sonra naaah sana bağlanmak tibırs.
mor sümbül soğanı mor sümbül soğanı
temel anlamda dört adet bağlanma türü vardır.

-güvenli bağlanma:
kişi yalnız veya başkalarıyla kalabilir, ilişkilerinde ayrılıklar olduğunda bu durumu ustaca atlatırlar.

-saplantılı bağlanma:
tam olarak adı üstündedir, saplantılı. bağlanan kişi karşısındakine güveniyor, kendine güvenmiyor. anne-babasından zor ayrılır, çünkü yalnızlığa tahammülü yoktur. gelecek zamanda sevgilisi, eşi olduğunda vıcık vıcık davranır, ondan bir saniye bile uzak kalmak istemez. sevgili kişisi ayrılmak istediğinde bu durumu anlamaları zaman alır.

-korkulu bağlanan:
ne kendisine ne de bir başkasına güvenir. başkasıyla olamaz, ama yalnız da kalamaz. bu durumdan ötürü suça eğilimli olurlar.

-kayıtsız bağlanan: kendisini önemli görür, diğerleri onun gözünde hep cahil, hep kötüdür. kendisini mükemmel görüp insanların tehlikeli olduklarını düşündükleri için insanlarla etkileşime girmekten kaçınırlar. insanların olmadığı meslek gruplarını seçerler.


saplantılı-korkulu bağlanan kişiler kendilerine güvenmezler. çevresindeki insan onları reddederse tehlikeli her şeyi yapabilirler. hani şu hayatı bize zindan eden tiplemeler vardır ya bu grupta bulunurlar. intihar etmeler mi dersin, kıskançlık adı altında karşısındakini yaralamak, öldürmek mi dersin, tehdit mi dersin...
hayatınıza giren kişinin bu gruptan olduğunu fark ettiğinizde ne kadar sevseniz, aşık olsanız da bir an evvel ayrılmak en sağlıklısı, en güvenlisi olacaktır. gelecek zamanda işlerin yürümediğini anladığınızda karşı tarafın buna karşı çıkmak için ellerinden geleni yapacakları kesindir. evlerden ırak.
tekil kişilik tekil kişilik
ayakkabı bağı olmaktır...
alırlar böyle seni boğum boğum boğarlar...
iki ucumdan çekiştirip dururlar...
yediğim çamur, toz, toprak da cabası...
ikizim diğer ayakkabıda bağlı ve aynı durumda...
bazen çözülürüm birden...
tekrar boğar bağlarlar, uçlarımdan çekiştirirler beni...
ne zaman ki ayakkabılığa gireriz üzerinde yaşadığım ayakkabıyla beraber...
o zaman bir oh çekerim...
yanımda da ikizim ayakkabı bağı...
onun da bir oh çektiğini duyarım hep o an!
la bocca della verita la bocca della verita
bağlanmanın ve sahiplenmenin her türlüsü zararlıdır.

bir ülkeye,
bir millete,
bir sehire
bir insana,
bir fikre,
bir esyaya, varlığa,
ya da bir canlıya...

ne olduğu fark etmeksizin bağlanmanın her türlüsü zararlıdır.
çünkü bağlanmak özgürlüğün kısıtlanması demektir.

oysa hemen hemen anlamlı hiçbir şey barındırmayan insan hayatında, özgürlükten daha kutsi bir şey olmaması gerekir.

öyleyse:
devlet,
evlilik,
sıkı sıkıya baglanilmis fikirler
( siyasi, dini, ideolojik fark etmeksizin )

birer özgürlük kisitlayicisi, dolayısıyla zararli birer yapay kisitlayicidan başka bir şey değildir.
2
3 /