bahis

1 /
zitox zitox
yurdum gencinin isveç 2.ligi veya beyzbol gibi absürd bir hedelerle bile ilgilenmesine yol açan para tuzağı . zira sağlam kazanmak için güçlü bir irade olmalı ki aç gözlü insanoğlu için hayli zor bir olay .
fizban fizban
beyler bakın kimse her zaman kazanamaz. eğer kazanmak istiyosanız açgözlü olmayın. biraz kazanınca koyduğunuz miktarı çekin, kalanla oynayın. eğer kaybederseniz bir daha şansınızı zorlamayın. eğer zorlayacaksanız bile aradan bir süre geçsin 3-4 hafta kadar. çünkü kumar, bahis işlerinde (bahisi kumar olarak saymıyorum şans faktörünün azlığından dolayı ama ikisinde de para kazanma hırsı aynıdır) irade diye birşey yoktur. olay vücuttan salgılanan hormonlarla kontrol edilir. ben kendimi tutarım, bu sefer garanti oynayacam gibi geyiklerle kendinizi kandırmayın. o hormonları kontrol edemezsiniz. eğer kaybederseniz geri kazanma hırsıyla oynamayın. kaybettiğiniz parayı artık yok sayın ve yeniden kazanmaya çalışın ama ilk kaybettiğinizi unutun. unutmak için de zaman koyun işte araya..

kesinlikle bunu hobi olarak yapın. bütçenizi zorlamaya bile yanaşamayacak bir hobi..! ve son olarak las vegas'ın kimlerin paralarıyla inşa edildiğini unutmayın.
mikeyx mikeyx
"bahiste kazanmak kaybetmekten daha kötüdür" diye özetlenebilecek, kimisi için umut kapısı kimisi için eğlence olan aktivitedir.
tomlinson tomlinson
bi aylık boyunca oynarsanız dünya haritasına tam anlamıyla avucunuzun içi gibi öğrenebilirsiniz. hatta kız tavlamanıza bile yardımcı olabilir,

- naber onur!
+ iyidir dicle senden naber, ne geziyosun öğrenci işlerinde
- ya sorma erasmusla isveç'e gidiyorum
- hadi ya, neresine stokholm mü göteborg mu?
+ stokholm
- of kötü olmuş keşke göteborg'a gitseydin hem hava daha iyidir hemde süper futbol takımları vardır, buz hokeyi takımlarıda hiç fena değildir ne güzel tiyo verirdin nasıl oynuyolar filan diye
+ :) oldu başka derdin
- hadi işin bittiyse bi cafeye gidelim konuşuruz ben isveçi çok iyi bilirim, 1 euro 10 isveç kronudur ayrıca
+ sanırım sana aşık oluyorum (bkz: atma din kardeşiyiz)
poly aka bilirkişi poly aka bilirkişi
sigara ve uyuşturucudan daha fazla bağımlılık yapar.

uzun kaybediş serileri sonunda antidepresan kullanımı başlar.

saçları döker, beyazlaştırır.

insanı yüzüne bakılmayası mat ve buruşuk bir surat sahibi yapar.

uzun kazanma serilerinin ardından gelen kaybediş tüm yaşama sevincini kaybetirir.

rüyalara girer; sabahları: "3,5 üstü", "banko 1", "2.5 altı biter"... şeklinde sayıklatarak uyandırır.

ne kadar kazanırsanız kazanın mutlaka bir gün hepsini kaybedersiniz...

insanın psikolojisini bombok eder. her şeye kuşkuyla yaklaşmanıza neden olur.

olur olmaz her şey üzerine bahse girme hastalığına girmenize neden olur.

insanın özgüvenini yok eder, eritir, bitirir...

aile-iş-okul düzenini sekteye uğratır.

her seferinde bu sefer kazanacağım tutkusunu insanlara yerleştirdiğinden çırpındıkça daha çok batarsınız bahis bataklığına.

kazandığınız paralar da bir şekilde çıkıyor sizden zaten. öyle dindar bir insan değilimdir ama emin olun kazansanız bile hiç alakasız bir yerden o paralar kat be kat fazlasıyla çıkıyor. arabanız arıza yapıyor ya da olmadık şeylere para harcıyorsunuz falan.
velhasıl bahisten kazanılan para da yaramıyor insana...
regulus regulus
bağımlılıktır. minimum düzeyde tutulursa keyif verir, büyük oynamak isterseniz zarar verir.
oranları, akan paralı görünce, ulan ne var, la lakers yener, barcelona yener, ufak ufak oynarım parayı toparlarım diyorsunuz ama bu işten zengin olan yok unutmayın. varsa bile çok nadir. bu kadar kolay olsa millet işi gücü bırakır buradan toplardı parayı.
ufak parayla oynayın, maç zevkine bahis zevki katın. para hırsına maç zevkinin içine etmeyin.
jouissance jouissance
paranızla ve onun getireceği ya da götüreceği ekstra parayla katılacağınız bir seyirden zevk alamazsınız; ister müzayedelere giden bir koleksiyoncu olun, isterseniz cebinizdeki parayla bahis oynayan biri. bunun zevki artırdığını düşünen insanlar var, üzerine bahis de konursa maçı izlemenin daha heyecanlı olacağını düşünenler.. ama böyle bir durumda maçı takip etmiyorsunuz, gözler körleşiyor adeta ve bahis oynadığınız takım öndeyse maçın bir an önce bitmesini (halbuki böyle bir durum çok keyif vericidir kendinde), eğer gerideyse de kaybedeceğiniz paranın yarattığı ağırlıkla iyice kopuyorsunuz oyundan (normal bir durumda akıl yürütürsünüz teknik direktör gibi ve oyuna iyice dahil olursunuz).

oyun kendi başına çok değerli zaten ve üzerine başka heyecanlar aramaya gerek yok. zaten yaratılamaz da böyle bir şey, aksine, değerinden çalmış oluyorsunuz. para kazandırsa bile böyle oluyor (ama aslında eğlence para kazandırmaz,yoksa iş olurdu bu. zaten işten çıkınca rahatlamak için yapılıyor bu eylem.o halde tam bir çıkmaza dönüşüyor para kazanmak amacıyla izlediğinizde). ne bileyim, bahis oynamak için verilecek para yerine bir kaç bira fazladan içilebilir ya da daha güzel bir yerde izlenebilir maç (mümkünse oynandığı yerden)
azwepsa azwepsa
bahis de kumardır. kumar da islam dinince en az alkol kadar haramdır ve ailelere en az alkol kadar zarar verir.

akp hükumeti için diyorlar ki ülkeyi bir şeriat rejimine çevirecek... dini yasalar, yasaklar çıkarıyor. olur mu canım öyle şey. çok şükür elhamdülillah türkiye'de bahislerin önünü açan akp hükumetidir. bu haramı da ülkede serbest kılan bizzatihi başkanlığını recep tayyip erdoğan^'ın yaptığı akp vekilleridir.

(bir rivayete göre "kasa her zaman kazanır" lafını duyan akp, devleti kasanın başına geçirmiş ve elde ettiği haram para ile bize "yol, su, elektrik ve kömür" dağıtıyormuş.)
1 /