bahriye üçok

1 /
böcek böcek
izmir karşıyaka'da girne bulvarı'nın paralelinde yer alan bir bulvara adını vermiş faili meçhul** bir cinayete kurban gitmiş kişi.
the ghost of tom joad the ghost of tom joad
korgenerel rütbeli dönemin mit müsteşarı teoman koman suikastın üzerine "bahriye hanım'ı teşkilâta çağırıp kitap paketlerini nasıl açması gerektiği konusunda kendisini eğitmiştik halbuki" şeklinde bir açıklama yapmıştır.yakın zamanda verilen bu eğitim ve daha bir çok ince ayrıntı bu cinayetin ardında çok daha farklı olaylar döndüğününü hizbullah'la sınırlı kalabilecek kadar küçük bir suikast olmadığını kanıtlıyor.sadece din orjinli bir cinayet değildi bu tıpkı uğur mumcu gibi..tıpkı necip hablemitoğlu gibi..
ispanyol paca pantolon ispanyol paca pantolon
6 ekim 1990 da evine gönderilen kitabın içindeki bombanın patlaması sonucu hayatını yitiren ankara üniversitesi ilahiyat fakültesi öğretim üyesi i̇slam dininin yanlış yorumlandığını söyleyerek karşı çıkan üçok oruç tutmanın zorunlu olmadığını, i̇slam'da başörtüsü kavramının bulunmadığını konuşmalarında vurguluyordu.
bambirella bambirella
6 ekim'de öldürüleli 17 yıl oluyor...

"bahriye üçok niçin öldürüldü? bu sorunun yanıtı bellidir.
atatürk ilkelerini savunduğu için! evet bunun için. üniversite ve yüksekokullarda kız öğrencilerin başörtü takmalarının islam dini ile ilgisinin bulunmadığını, türban ve başörtünün bir¬ta¬kım tarikatların bayrağı gibi kullanıldığını kanıtladığı için.
ne acı ve ne yazık ki, ülkemizde cumhuriyetimizin kurucusu atatürk’ün ilkelerini savunmak artık bir cesaret işi olmuştur!
prof. muammer aksoy da atatürk ilkelerini inançla ve dirençle savunduğu için öldürüldü. ülkemizin aydınlık yüzlü, ilerici ve namuslu aydınları karanlık güç ve örgütlerce art arda öldürülüyorlar. kubilay’ı kör testere ile boğazını kesip öldürenler, bugün birer birer hortlayıp atatürkçü aydın avına çıkıyorlar.
devlet, bütün bu olup bitenleri, tribünlerden seyrediyor. soygun, gasp ve cinayet gün geçtikçe çoğalıyor ve terör her gün biraz daha artıyor. devlet, bu kanlı gösterileri gözünün ucuyla izliyor. tıpkı 12 eylül öncesinde olduğu gibi!
islami hareket adlı örgüt aksoy’u da üçok’u da öldürdüklerini açıklıyor. bu örgütü kimler yönetiyor? bu örgüt, bir komşu ülkeden mi yönetiliyor? bu örgütün almanya’da adamları ve silahlı militanları mı var? kim bunlar?
bunların kim olduklarını bulup ortaya çıkartmak devletin görevidir. devletin görevi bu gibi konularda teori üretmek değil, cinayetlerle ilgili somut kanıtlar bulmaktır.
aksoy cinayeti susturucu takılmış bir silah ile işlendi... çetin emeç cinayetinde de susturucu kullanıldı. cinayetlerde izlenen yöntem bu cinayetlerin profesyonel ellerce işlendiğini gösteriyor. kimler uçlarına susturucu takılmış silah kullanır? kimler bu tür bombaları yapabilir?
ve daha da önemlisi; kimler cinayetlerden sonra polisin giremeyeceği yerlere gizlenebilir?
islamcı terör örgütleri kimler? bunları kim kurmuş? teröristlerin rahatça girip çıktıkları yabancı elçilikler var mı? türkiye’de son yıllarda öldürülen yabancılar kimler? kimlerin avrupa’da ve özellikle almanya’da bu tür örgütlerle ilişkileri var? bunlara benzer cinayetler, nerelerde, ne zaman ve kimler tarafından işlenmiş?
bu cinayetler önlenmezse; yalnızca prof. aksoy gibi, doç. bahriye üçok gibi, gazeteci çetin emeç gibi ve turan dursun gibi atatürkçü aydınlar değil demokrasinin kendisi de terör kurbanları arasına girecektir!"

uğur mumcu, (cumhuriyet- 9 ekim 1990)

ışıklar içinde yatsınlar..
birkahveyapbana birkahveyapbana
20 yıl önce bugün öldürülebn türkiye'nin büyük aydınlarından biridir.
aynı dönem içinde daha nice aynı çizgide ve düşüncede aydın öldürülmüştür.
(bkz: ölü aydınlar ülkesi )

i̇slam da örtünmenin zorun olmadığını açık açık savunmuştur.
bahriye üçok un niçin öldürüldüğü için:
(bkz: #1989153 )
olea olea
kitapların okunmak yerine ölümlere kaynak olmasını yadsımayan zihniyet sen aldın sanıyorsun ya bazı değerleri bizden bizler daha çok varoluyoruz yaktığın canların ardından.
alexfergusongibisakizcigneyenadam alexfergusongibisakizcigneyenadam
yurdum ergenekon cinayetlerinin periyodik aralıklar ile aynı tip kurban tipli örneğidir.

bu aynı tip kurbanlara önce gaz verilir. gazı medya, bürokrasi vs pompalar. bu kurbanlar daha da azıtırlar. halkın din damarına basarlar. küfrederler. verilen gaz ile şişiverir bu kurban. ta ki, patladığında büyük ses çıkaran balon oluncaya kadar şişirilir. belirli makamlara mevkilere getirilirler, sonra bunlara kitaplar yazdırılır, hatta başkaları yazar da bunlar imza atarlar. sonra bir bakmışsın ki, sistematik olan kurabının yıldınızı parlatan, genelde ankara'da oturan o karanlık kimseler, bu balonu patlatmış.
zevk ile haberleri izlerler. yine yıktık onların üzerine.
eğer tuncay özkan tutuklanmasa idi, ergenekon için, bu kurbanlardan birisi olmak adına en ideali idi. ergenekon'un 40 senedir ülkemde oynadığı oyunun periyodik saati yaklaşmıştı. görünürde o adam vardı. ama allah'tan tutuklandı, israil'e haber servisi falan sağlamak, ergenekon'a üye olmaktan.
neyse ergenekon ne mi yaptı?
danıştay saldırısını düzenledi.
nasıl mı?
hani ordu'ya ait oyak'ın güvenlik kameralarını çalıştırmadığı gün yapılan.
hani çalışan kamera kayıtlarının da silindiği gün canım.
ya hatırlasana tansel çölaşan katil çıkarken allahuekber diye bağırdı demişti hani, sonra yalan çıktı, neresinden ve en önemlisi neden uydurduysa, işte o gün.
hani danıştay, öğretmen değil okulda başörtüsü, yolda okula gelirken dahi takamaz diye karar alan dairesi vardı ya danıştay'ın he o daire'nin bir avukat tarafından basıldığı gün.
yine zevkle geçtiler tv başına. ankara'da idiler yine.* hadi bakalım başarabilmiş mi bizim çocuklar diye.
onların taşeronları da tv başında, bakalım bizim alpaslan başarabilmiş mi diye izliyorlar.
zevk falan aldılar yine yıktık nasıl koyduk, la, 10 senede bir aynı oyunu oynuyoz hala yiyiyor kekler.
lan biz yemiyoz da ergenekon terör örgütü patronları, senin kendi tayfan yiyiyor. yemek istiyor. onları bu yemeğe alıştırmışsınız.
neyse..to be continued..
ve der ki kitabın orta yerinde ve der ki kitabın orta yerinde
katledilişinin üzerinden 21 yıl geçen aydınımız.

bahriye üçok'u katleden karanlık ellerin en belirgini şu anda hangi partide siyaset yapıyor biliyor musunuz?

barış ve demokrasi partisinde!

kürtçülerin ve islamcıların el ele vererek katlettiği bir kadındır bahriye üçok. toprağı bol olsun...

susmazkalem.com bahriye üçok 1919 yılında trabzon'da doğdu. 11 yıl boyunca lise öğretmenliği yaptıktan sonra ankara üniversitesi i̇lahiyat fakültesinde öğretim üye... susmazkalem
karamuratbenim karamuratbenim
"islamiyette örtünme zorunluluğu yoktur" dediği için öldürüldü. faili bilinse de meçhul.

28 şubat sürecinde ergen olduğu halde o zamanlarda yaşananların yüzünden, neredeyse vietnam sendromu yaşadığını söyleyecek, esra elönü gibi din bezirgancısı tipler. esra elönü, nazlı ılıcak gibi 28 şubat mağduru!! insanlar ( özellikle kadınlar )bu kadının önünde saygıyla eğilmeli. "islamiyette örtünme zorunluluğu yoktur" dediği için bombalı paketle öldürüldü. yani bir anlamda ifade özgürlüğünün simgesi oldu o günlerde. şimdilerde muhafazakar kahramanlar yaratılmaya çabalanıyor. utanmasalar 28 şubat sürecinde koltukları ellerinden alındığını değil, kahramanca direndiklerini ve işkence gördüklerini söyleyecekler. sidik yarışı değil yaptığım ama bir şeyleri konuşulmaz, tabu halinden kanuşabilir, tartışılabilir hale getiren bu uğurdu canlarını vermiş insanlar varken, güdük bir 28 şubat'ın sürekli "çok çektik, çok işkence gördük, siktiler belamızı" tipinde mağdur realit showu olarak verilmesi bu kadına hakaret, uğur mumcu'ya hakaret, turan dursun'a hakaret, muammer aksoy vb hakaret.

esra elönü, nazlı ılıcak vb. saçma sapan konuşan, star olmak için "başıma bir şey gelmeyecekse atatürk'ü sevmiyorum" diyen insanların bahriye üçok'u ve bu uğurda emek vermiş, canını vermiş insanları daha fazla benimsemelerini beklerdim. samimiyet ise samimiyet bu olurdu.

sen atatürk'ü sevmeye mecmur değilsin, ben de islamiyeti. bu cümleleri şimdi rahatça kurabiliyoruz, rumuzlarımızın arkasından sosyal medyada atatürk'e, islamiyete, dine, muhammede rahatça hatta galiz küfürlerle saydırabiliyoruz. birde bu cümleleri sırtımıza soğuk namlu dayalıyken söyleyelim. sıkar biraz.
1 /