bakış açısı

2 /
çingene kanunları çingene kanunları
baş rol oyuncularından birinin matthew fox olduğu aksiyon filmidir.

bence, güzel bir film.

ispanya'da düzenlenen uluslararası bir etkinliğe abd başkanı katılır ve bir suikast düzenlenir başkan vurulur, ardından halkın olduğu yerde bomba patlar. herkes başkan vuruldu sanar; ama asıl vurulan başkanın dublörüdür.

abdullah gül de yakın korumalarına vantage point ( bakış açısı ) filmini izletmiştir.
sansual sansual
bakış açısı hayattaki en önemli şeylerin başında gelir. meydana gelen olaylar karşısında ne kadar objektif olabiliyorsa insan, o kadar kendini geliştirebilmiştir. tek bir pencerenin içinden tüm dünyayı kontrol etmek sadece yanılsamadan ibarettir; önemli olan bu sahip olan pencereleri arttırıp, her düzene göre davranabilmektir.
40ıncıharf 40ıncıharf
şapka ureticisi şirket, yeni aldiklari iki pazarlamaci delikanliyi afrika'ya gondermisler;
birinci delikanli kisa sure sonra merkeze su mesaji gondermiş; burada kimse şapka giymiyor, satis olasiligi yok!
ikinci delikanlinin mesaji şöyleymiş; burada kimsenin sapkasi yok, satis imkani cok!
hiperaktif kaplumbaga hiperaktif kaplumbaga
hayata karşı oynadığımız rollerde iyi ya da kötü mimiklerin oluşmasındaki büyük etken.

okuduğum ve etkilendiğim bir yazıya göre;

bir kız bir sabah uyandığında başında 3 tel saç varmış.
kız; ne güzel bugün saçımı öreceğim demiş.
ertesi gün uyandığında ise 2 tel saçı kalmış.
kız; bugünde ortadan ayırırım demiş.
diğer gün de malum beklediğimiz üzere tek tel saçı kalmış ve kız saçını arkadan toplamaya karar vermiş.
dördüncü gün uyandığında ise başında hiç saç kalmamış ve kız;
ne güzel artık saç derdim yok diyebilmiş.

böyle bir şey olsa bu bakış açısı dedikleri. bardağın dolu ya da boş kısmı derler ya işte onun gibi birşey.
hayatseninnabersorunaiyilikdediğimkadaryalan hayatseninnabersorunaiyilikdediğimkadaryalan
tepkilerden örnek verelim:

klasik tepki: sıraya geç kardeşim

neoklasik tepki: şeker kardeşim sıraya geçiver

realist tepki: sıra var

surrealist tepki: sallandıracaksın bunlardan ikisini kızılay da bak bir daha yapabiliyorlar mı?

romantik tepki: beyefendi galiba sırayı görmediniz

naturalist tepki: sırana geç

modern tepki: efendim insanımız eğitimsiz. halbuki avrupa da

post-modern: sırana geç lan ayı!

uzlasımcı: acelesi olmasa öne geçmezdi; üzmeyin garibi

devrimci: alt yapı sorunları çozülmeden halkımız sıraya geçmez. devrim olunca herkes hizaya gelecek

kaderci: iki dakika fazla beklesek kıyamet mi kopar? kısmetse hepimizin işi görülür

felsefeci (septik-kuşkucu): ön ve arka kavramları gorecelidir.o tarafın ön taraf olduğuna kim karar verdi? öne geçtiğini zanneden, aslında arkaya geçmiş olabilir

kant cı: efendim algılanmayan şeyler yok demektir. bakmayın o tarafa, adam yok olur

kotümser varoluşcu: herkes bir gun ölecek. onurlu bir şekilde bekleyin. bir gün o adamda ölecek

iyimser varoluşcu: sıkmayın canınızı,su anın tadını çıkarmaya çalışın. bakın ne güzel hayattasınız ve birileri önünüze geçebiliyor

humanist: insanlık bir bütündür. birimiz hepimiz hepimiz birimiz için. dolayısıyla birimiz öne geçince,aslında hepimiz öne geçmiş oluyoruz.

edit: ömer sevinçgül'ün bi kitabındanmış.
diabolus diabolus
yıllar önce, bir ayakkabı şirketinin sahibi pazar araştırması yapmaları için iki çalışanını afrika’ya gönderir. birinci eleman araştırmasını bitirdikten sonra patronunu arar ve şöyle der: “burada bizim için hiçbir fırsat yok, çünkü burada hiç kimse ayakkabı giymiyor.” bir süre sonra, araştırmalarını tamamlayan ikinci eleman da patronunu arar ve heyecanla şöyle der: ” afrika’ da inanılmaz fırsatlar var, burda hiç kimsenin ayakkabısı yok..”
scrtsl scrtsl
japanese attitude for work :
"if one can do it, i can do it. if no one can do it, i must do it."

middle eastern attitude for work :
"wallahi if one can do it, let him do it. if no one can do it, ya-habibi how can i do it ?"
arctic fur ve elementium plated exhaust pipe arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
uysallaştırılan insanlarda bulunamayan hede. - yalan. derinden derine bir bakış açısına sahiptir pek çoğu. lakin dışa vuramayacak kadar adapte olmayı seçmişlerdir.

politik-apolitik değil mesele. mesele, hissizleştirilmiş insanlıktır. en politiğinin dahi uysallaştığını gördüğün anda vazgeçersin insanlıktan.
fiski fiski
yüzmilyonlarca vardır da göremiyoruzdur.

bilen bilir (şaka lan bilen bilmez! bu lafa da bir gıcığım amk) ben çevreci bir adamım. çöp felan atmam sağa sola vs.

geçen gün sigaranın ucunu kırıp izmariti cebime attım. bunu gören yavşak arkadaşla muhabbet gelişti;
- hiç mi atmıyon lan?
+ atmıyorum bro.
- olm atabilirsin lan rahat ol...
+ çevreye acı çektirirsen o da sana çektirir. karma.
- hacı şimdi senin çöp dediğin şey gelecek nesillerin hammaddesi olacak
(buradan sonra benim beyin erör veriyor)
+ onu mu diyom ben?! ben onu mu diyomm!?!! ölüyo canlılar onu nabcaz?!!?
- kimse hiç çöp atmazsa, petrol yakmazsa, kimyasal üretmezse ölmüyor mu canlılar?
+ ya nalakası var amk...

olm saçmaladım ben lan bildiğin. "onu mu diyom ben!?" ne amk.

neyse işte diyorum ki bakış açısı harbiden inanılmaz. insan beyni de öyle.
aynı beynin, yaptığı "kötü" her şey için bir kılıf bulması da çok kolay değil mi kendi vicdanı için?

- olm neden çaldın lan?
+ çok parası vardı. benimse evde çocuğum aç.

noldu şimdi...
mhk mhk
ibretlik savunma

ünlü avukat petrocelli’nin kaybettiği tek dava... jüri başkanı onu kendi silahıyla nasıl alt etti?

ünlü bir futbolcu karısını öldürmekle suçlanıyordu. futbolcu yakalanmıştı. ama karısının cesedi ortada yoktu. duruşma amerikan filmlerindeki gibiydi.futbolcu sanık sandalyesinde oturuyordu....kucak dolusu parayla tuttuğu avukatı jüriyi ikna etmeye uğraşıyordu:

- "sayın jüri, müvekkilimin suçsuz olduğuna yürekten inanıyorum.. buna az sonra sizler de inanacaksınız... neden mi? bakin, simdi 1’den 10’a kadar sayacağım ve müvekkilimin öldürdüğü iddia edilen karisi bu kapıdan içeri girecek.. 1,2,3,4,5,6,7,8,9,10..."

bütün jüri kapıya dondu. kimse girmedi içeri. avukat bir savunma dehasıydı; öldürücü hamlesini yaptı..

-"bakin, siz de kadının öldüğüne inanmıyorsunuz. çünkü hepiniz içeri girecek diye kapıya baktınız... iste kararı verirken buna güvenmenizi talep ediyorum."

jüri, ünlü futbolcuyu suçlu bulduğunu bildirdi ve dava bu şekilde sonuçlandı.

mahkeme çıkısında avukat, bayan jüri başkanına yaklaştı:

-"10’a kadar saydığımda siz de diğer üyeler gibi kapıya bakmıştınız. neden böyle bir karara imza attınız?"

-"doğru" dedi jüri başkanı; "ben de kapıya baktım, ama müvekkiliniz kapıya bakmıyordu!"

eşyaya bakarken, olayları yorumlarken herkesin göremediğini görmek, herkesin yapamadığı analizi yapmaktır marifet.
kişiyi herkesten farklı kılan bu özelliktir aslında.
işte bu özelliklere sahip kişilerdir içinde yaşadığı toplumun ufkunu açan ve geleceğe taşıyan.
esas değişim ve gelişimi yakalayacaklar işte bu kişilerdir.
yukarıdaki öyküden çıkarılacak derste olduğu gibi en iyi analizi yapan kişi, herkes bir noktaya bakarken, o noktaya yönelen bakışları izleyen kişidir.
bakış açınızı ne kadar geniş tutarsanız, doğruya ulaşmanız da o kadar hızlı olur.
2 /