balıklı göl

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR CC:bu fonksiyonu kullanarak girinizi doğrudan seçmiş olduğunuz sosyal platformda da yayınlayabilirsiniz
1
wondrous
yetiştiricilik mesleğinden bir dostumdan dinlediğime göre rivayet o ki, geçen senelerde ziyaretçilerin yardımsever tavrı sayesinde semizlendikçe semizlenen göl sakinleri arasında büyük bir ölüm dalgası yaşanmaya başlanmış, her gün onlarca balık ölü bulunmaktaymış. yerel yönetimden hadiseyi çözmesi için ismini vermeyeyim, çukurova üniversitesi su ürünleri fakültesi'nden bir profesör görevlendirilmiş ve bu amcamız bir emrah ablak hikayesi hesabı iki asistanını yanına alarak gölün yolunu tutmuş. kahramanımız profesör şehri gezip, kebaptır ayrandır indirirken asistanları ölümlerin sebebini araştırmışlar ve bol bol üreyen balıkların gölde stok fazlası oluşturduğunu ve bunun da ölümlere sebep olduğunu tespit etmişler. yöre halkının balıklara dokunmaktan bile korkan tavrıysa çözümü oldukça zorlaştırmış.

bakmışlar işin çözümü yok, bir sabaha karşı iki asistan yanında birkaç yardımcıyla gölden balıkların ciddi miktarını toplayıp dışarı çıkarmış ve kalan balıklar ölmekten kurtulmuş. kebapla ayranla iyice semizlenen profesörse ertesi günü televizyonlara çıkarak "şöyle yaptık, böyle yaptık gölü kurtardık" demeçleri vermiş. balıkların yarısının sırra kadem bastığındansa hala hiç kimsenin haberi yokmuş.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
theone
ayn halîlü'r-rahman ve ayn zeliha göllerinden oluşan mekan. efsaneye göre halîlü'r-rahman hz. ibrahim'in ateşe atıldığı yer, ayn zeliha ise onu seven, ona iman etmiş zeliha'nın ağladığı gözyaşları ile oluşmuş halîlü'r-rahman'a bağlantılı küçükçe olan göldür.

bu göle insanlar kağıda dilek atıp yazarlar, dilek balıklar tarafından yenirse gerçekleşir gibi rivayetler dönmektedir; zamanında annem babam ve iki aile dostumuz ile o dönemdeki kız arkadaşları buraya gitmişler, kızlar kağıtlara dilek yazıp atmışlar babam ve aile dostlarından birisi diğerinin kız arkadaşının dileğini sudan alıp gidip bir yerlere atmış, sonuç işte annem ve babam ile bu dileği atılmayan kızla diğer adam evlenmiş, diğer çift mutlu sona eremeden ayrılmış, işte böyle çok ilginç kudretli bir yermiş burası.*
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
düzen ve kargaşa
balıklı göl, urfa'nın ağaçsız, sıcak ve kurak coğrafyasında bir vaha gibi salınır şehrin içinde. urfalıların günün sıkıntısını atmak için ziyaret ettiği nadir yerlerden birisidir. bu gölün çevresinde emniyet müdürlüğü tarafından sokaklardan kurtarılıp rehber yapılmış çocuklar size gölün tarihçesi hakkında bilgi verirler. ki, bunlar gerçekten de doyurucu bilgilerdir. balıklı gölün üst tarafındaki mancınıklardan urfa manzarası seyredilmeli, ancak buraya balıklı gölün kıyısından yukarı doğru uzanan bir dehlizden geçerek gidilmelidir. mancınığın olduğu yere başka yollardan da ulaşabilirsiniz elbette ama bu dehlizden geçip gitmenin tadı başka.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
arnica montana
ağrıdaki krater gölüdür.oradaki insanlar büyüklüğünden dolayı deniz der hatta.dağdan gidilir.çok yüksektedir.eski zamanlarda urartular oralarda yaşamışlar.hatta köylülerden bazılarının urartulardan kalma altınların peşine düşerek hazine avcılığına soyunduklarını söylüyorlar.tatlı su gölü olduğundan alabalık,sazan yetişmektedir.fakat aynalı sazanlar o lezzetli alabalıkları ve yumurtalarını yiyerek nesillerini tüketmek üzereler.balıklı göl henüz keşfedilmemiş bir doğal güzelliğe sahiptir.etrafında hiç bina yoktur.göl kenarındaki köy ise mükemmel bir yerleşmeye sahip.fakat ulaşım sıkıntılı.göle giderken yolda yazın gelen göçebelerin kurduğu çadırlarla karşılaşılır.fakat gölün güzellliğine gölge düşüren olaylar oranın gelişmesine mani olmuş.lafın kısası keşfedilmeyi bekleyen bir doğa harikasıdır balıklı göl.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
kilciklitazefasulye
balıklı göl teslimiyetin simgesi adeta. sınırsız bir imanın ve allah'ın takdirine kendini bırakışın simgesi gibi.
balıklıgöl, kutsal kitaplarda anlatıldığı üzere hazreti ibrahim'in nemrut tarafından ateşe atıldığı yer. hazreti ibrahim, putlara karşı çıkıyor çünkü, kul yapımı bir tanrıya tapmanın akıl ve mantık dışı olduğunu söylüyor. derdini anlatamayınca da herkesin bir eğlencede olduğu vakit, alıyor eline bir balta ve başlıyor putları kırmaya. işi bitince de baltayı alıp en büyük putun boynuna asıyor. soruyorlar ibrahim'e neden yaptın diye, dyor ki "ben bir şey yapmadım, bakın balta sizin tanrınızın boynunda", diyorlar ki "olur mu öyle şey, onlar bir şey yapamaz." o zaman diyor ibrahim, "sizin tanrınız nasıl bir şey yapamaz, bir şey yapamıyorsa tanrı mıdır?" bunun üzerine nemrut bir ateş hazırlatıyor, bir de mancınık. hazreti ibrahim'i mancınığa bağlayıp ateşe atacak. o sıra cebrail aleyhisselam geliyor ve diyor ki ibrahim, bir diyeceğin var mıdır, hazreti ibrahim bir şey demiyor, sadece takdir allah'ın diyor ve mancınık boşalıyor... ateş suya, odunlar balığa dönüşüveriyor...
***
"bitti mi evladım?" diye sordu reşit amca o sıra. "bitti" dedi bizim rehber. reşit amca kimdir, nedir bilmiyoruz, rehber anlatırken geldi yanımıza, dinledi usul usul. bekledi ki rehber sözünü bitirsin. sonra başladı anlatmaya...
"bitti mi evladım?"
"bitti"
"evladım ağziya sağlıh, eyi dediğ hoş dediğ ama eksik söylediğ"...
"o" dedi hz ibrahim için, "allah'ını aradı. güneş'e baktı, güneş battı; ay'a baktı, ay battı. sonra evrene baktı, birliği gördü, düzeni gördü, o zaman allah'ı buldu, iman etti."
"hazreti ibrahim kimdir? bizim babamız. biliyor musunuz bizim iki babamız var. biri hazreti adem, ikincisi hazreti ibrahim. şimdi söyleyin bakalım, hepimiz hazreti adem'e eşit derecede akrabayken, seni benden, beni senden üstün yapan ne?"
"dünya baktığın zaman bir oda, dünya da sınır var mı? yooook. hepimiz de bu odada hissedarız ancak. o zaman kim diyor ki orası istanbuldur, burası şanlıurfadır diye? insanların arasına sınırı koyan ne?"
"bak evladım, bir kağıda 'a, b, c' yazdım. diğerine de 'allah' yazdım. ikisi de düştü yere, önce hangisini alırsın?". herkes allah yazanı alacağını söylüyor ama reşit amca itiraz ediyor. "yooook evladım yoook, 'a, b, c' aklının dediğidir, 'allah', gönlünün dediğidir. önce aklına mukayyet olacaksın ki gönlünün dediğine akıl erdireceksin." şaşırtıcı değil mi?
"şimdi baktığın zaman insan bedeni hayvanınkinden daha değersizdir. insan ölür, toprağa karışır gider. ama hayvanın etini yersin, dersisini kullanırsın. o zaman seni hayvana üstün yapan bedenin değil, doğru mu? akıl! aklına mukayyet olacaksın evladım"
"allah, evreni ikilik üzerine yarattı... geceyi yarattı ki gündüzü bil, kötüyü yarattı ki iyiyi bil. evrende her şey birliğe ulaşmaya çalışır. tekamül eder. o zaman insan kendini evriltecek."

böyle dedi reşit amca.. dedi ki "evladım, benim sofram fukara ama suyum tatlıdır, gelin buyurun, soframa misafir olun" kalamadık... olsun, bir dahaki sefere inşallah... ama sözlerin bende reşit amca ve şimdi bu yazının muhattabı herkeste, o yüzden hakkını helal et.

hayatımın en iyi derslerinden biri olmuştu heralde reşit amca'nın söyledikleri. bir gün yolunuz şanlıurfa'ya düşerse, balıklıgöl'e de uğrarsanız hele, iyi bakın etrafınıza, belki reşit amca oralardadır.

ve bir rica:)) reşit amca da oralardaysa selamımı söyleyin, helal etsin hakkını, çok anlattım anlattıklarını :)
merak edenler için reşit amca:



balıklı göl'den sonra hazreti ibrahim'in yaşadığına inanılan mağaraya giderseniz eğer sizi kapıda yazan "edeple giren, lütufla çıkar" sözü karşılar.

"edeple giren, lütufla çıkar"
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
jewel
karanlığa gözlerimi açtım.
saat gecenin dört buçuğuydu."sabah namazı molası" dedi bir ses. çantamı alıp hızlıca indim gezi aracından. sıradan bir yerde durmuşuzdur herhalde diye düşünürken basamaklardan indikçe, üzerinde buharlar yükselen o muhteşem manzara serildi ayaklarımın altına; balıklı göl..
urfa ya varmışız meğer, peygamber makamına, ateşin ibrahim e serin ve güvenli olduğu mekana..
etrafı yüksek kayalıklar ve en tepede ihtişamıyla göğe baktıran, iki kalın uzun gösterişli direk. evet şu meşhur- ibrahim e mancınık olan iki talihsiz direk.
ibret olsun diye sapasağlam ayakta selamlıyorlar gelenleri yıllardır. insanlar görsün diye bilsin diye- allah ın koruduğunu bırak mancınıkla fırlatmayı gökyüzünden aşağı salsalar bile yine de bir şey olmayacağını.
imamın güzel okuyuşu ve huşu veren sesini dinledim, hiç bilmediğim ayetleri fısıldadı kayalıkların arşına,sesi yankılandı.
balıklar kıpır kıpırdı suyun içinde.
allah ın peygamberinin şeref verdiği yere yakışır şekildeydi heyecanları.varlıkları buhar olup tecelli buluyordu suyun hemen üzerinde- zahir ve batın gibi.
tam da o vakit gidilecek yermiş meğer urfa. başka bir yerini görmesem de olur dedim içimden. öyle huzur doluydu ki balıklı göl..
olanları hayal ettim..insanların yüksek kayalıkların tepesinden birini mancınıkla ateşe fırlatacak kadar nasıl nefret besleyebildiğini düşündüm içlerinde.
ayaklarım geri geri gidiyordu merdivenleri çıkarken. malum daha yolumuz uzundu.
büyülenmiş ve gönlüm orada ayrıldım balıklı gölden.
gidilecekse tam o vakitlerde gün ışımamışken gidilmeli.havanın manevisini buram buram solumak, o karanlıktan aydınlığa çıkan günü hissedebilmek için ruhlarınızda..

ha unutmadan bunlar da burada dursun; enbiya 68-69-70. ayetler.

"68 - onlar: "bir şey yapacaksanız, şunu yakın da tanrılarınıza yardım edin" dediler.

69 - biz: "ey ateş! ibrahim'e karşı serin ve zararsız ol" dedik.

70 - ona düzen kurmak istediler, fakat biz kendilerini daha fazla hüsrana uğrattık."
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
1

sneaker tarihinin ikonik ailesi the air max

instela
air max 1 modelinin başını çektiği nike air max ailesi, kendi kişiliğini yansıttığı birkaç kuşağa dayanıyor. her biri birbirinden farklı özellikleriyle sneaker tarihine damga vuran air max modelleri; cesur renkleri, enerjik desenleri ve görünür hava konseptinin evriminde oynadığı kilit rolleriyle öne çıkıyor. nike, 2. air max günü için geri sayıma devam ederken, geçmişe doğru zamanda yolculuk ederek air max ailesinin ikonlarını hatırlıyor.



air max 1

devrim yaratan hava taban inovasyonunu görünür hale getirerek sneaker tarihini değiştiren nike air max 1, 1987 yılında tanıtıldı. bir yastıklama sistemi olarak geliştirilen nike air, bir anda kendini ifade etmek, stilini cesurca ortaya koymak ve performans göstermek için adeta bir fırsat penceresine dönüştü. 28 yıldır evrimini sürdüren air max ailesi şimdiye kadar yüzlerce unutulmaz versiyonunu geliştirse de, her yeni modelin varlığını bir ölçüde nike air max 1'e borçlu olduğu bir gerçek?

air max'i hayata geçiren nike baş tasarımcısı tinker hatfield, "nike air, o zamanlar bir yenilik değildi. 1978 sonlarında nike air tailwind modelinde ilk kez kullanılan air taban ünitesi, köpüğün içine etkin bir biçimde gizlenmişti. bir gün, paris mimarisinin sıradışı yapıtlarından esinlenmek adına, şehri ve özellikle pompidou center'ı görmek için paris'e gittim. orada, mimarlık eğitimi almış olmamın verdiği bakış açısıyla, daha önce hiç karşılaşmadığım ters yüz edilmiş pompidou center binasında esinlenerek oregon'a geri döndüm. almış olduğum ilhamdan ortaya çıkardığım fikirleri, daha büyük air tabanlar üzerinde çalışan teknisyenlerle paylaşarak, onlarla, air taban teknolojisinin görünür hale getirebileceği ve benzeri olmayan bir ayakkabı yaratabileceği üzerine görüşmeler yaptım. o zamanlar birçok insan, bunun tuhaf bir fikir olduğunu düşünüyordu. ancak ben ve ekibim, dönemin koşu ayakkabılarından daha farklı olmak ve görünürlük mesajını iletmek amacıyla köpük tabanın orta kısmını kestik. böylece daha büyük bir air taban ünitesini açığa çıkararak, görünürlüğü artırdık. bununla birlikte ilk nike air max'te, dikkat çekici ve cesur bir renk paleti kullandık." dedi.



air max 90

durduğu zaman bile hareket halindeki bir şaheser gibi görünen nike air max 90, kendine has duruşuyla fark yaratıyor. 1990'da sahneye çıkan ayakkabı, air max ailesinin dördüncü modeli olma özelliği taşırken, öncekilerden daha büyük nike air hacmine sahip. modelde, ayağa mükemmel bir uyum sağlamak için çıkıntılı paneller kullanılırken, çeşitli bağcık seçenekleri sunuluyor. ayrıca modelin daha sonra "infrared" olarak adlandırılacak canlı kırmızı rengi, görünür havayı vurgularken, tıpkı modelin formu gibi nike air max 90'la birlikte hatırlanıyor.

kendinden sonraki yıllarda ilk formunun çeşitli kombinasyonları geliştirilse de, ilk günden itibaren popüler olan ve yeni bir 10 yılı sembolize eden nike air max 90, her zaman için en sevilen ve temel formlardan biri olmaya devam ediyor.



air max 180

nike air max 180, hatfield ile air force 1 tasarımcısı bruce kilgore'un ortak zekâsının bir ürünü olarak doğdu. iki efsanevi ismin max air ünitesini dış ve orta tabanda görünür hale getirmek ve ayakkabının 180 derecelik yastıklamasına vurgu yapmak için yola çıktığı modelde, ayakla birlikte esneyen yeni ve dinamik bir iç kılıf yer alırken, kalıplı topukla ayağa destek sağlanıyor.

modelin, kısa zamanda dünyanın her yanında tanınmaya başlanan görünür hava konsepti, air max 1'de olduğu gibi efsanevi çizerler, özel efekt ustaları ve sinema yönetmenleri tarafından yaratılan reklamlarla desteklenerek büyük bir üne kavuştu.



air max 93

nike air max 93'ün itici gücü görünürlüktü. defalarca şaşırtılmış bir kitlenin nasıl yeniden şok edileceği üzerine düşünen hatfield, topuk kısmının her zaman odak noktası olduğu bilinciyle hareket ederek en yeni eserini air max 90'ın esnek kanalları üzerine inşa etti. bu kapsamda bu yeni modelde; ayağa ve bileğe ekstra destek vermek için dinamik, uyumlu neopren iç kılıf kullanılırken, plastik süt şişelerinden ilham alınarak geliştirilen şişme kalıplı air taban ünitesi yer aldı. böylece model, görünür hava konusunda dünya çapında bilinir hale geldi.



air max 95

1995 yılında tanıtılan ve cesur formuyla öne çıkan nike air max 95, görünür air tabana ayakkabının ön bölümünde yer veren ilk ayakkabı olarak dikkat çekti. yastıklamaya yepyeni bir yaklaşım getiren bu uygulama, çift hava ünitesiyle koşuculara üstün konfor ve destek sunuyordu. siyah orta tabanlı ilk air max modeli olma özelliği taşıyan nike air max 95, bu özelliğiyle geleneksel koşu ayakkabısı tasarımlarından ciddi anlamda farklılaştı.

insan vücudundan esinlenilen bir silueti tanımlayan özellikler, air modellerinin yaygınlaşmasına yol açtı. omurgaya dayanan orta taban, tasarımın belkemiğini oluşturuyordu. modelde yer alan naylon ip delikleri kaburgayı, üst yüzeyin katmanlı panelleri ve file dokusu ise kas lifleri ile vücudu temsil ediyordu. üst kısımda koyudan açığa degrade renk kullanılarak, modelin arazi koşularında bile temiz kalması amaçlanıyordu. markanın göze çarpmayan bir şekilde kullanılması ise başka bir özellik olarak öne çıkıyordu.

nike air max 95, tasarımda dünyaya bir pencere açarak küresel bir hareket başlattı. bu kapsamda new york'tan londra ve tokyo'ya kadar her yerde yeni jenerasyonun gelecek olarak tanımlanan modeli ayağına giymek istemesi sağlandı. model, pek çok versiyonun ardından hala baş döndürmeye devam ediyor.



air max 97

ilk tam boy max air taban ünitesinin kullanıldığı model olarak bilinen nike air max 97, çığır açan bu sıra dışı inovasyonla, diğer air max modelleri arasından öne çıkmayı başardı. modelde yer alan reflektif çıkıntılar, air max 97'ye ışıkta dikkat çeken bir görünüm kazandırırken, ilham kaynağını tokyo'nun yıldırım hızındaki kurşun renkli trenlerinden alan ayakkabının, gümüş tonuyla başlayan akıcı tasarımı göze çarpıyor. bu özellikleriyle öne çıkan model, her şeyin daha maksimalist olduğu bir dönemde; müziğe, sinemaya ve modaya en uygun ayakkabı olarak, o yılları tanımlayan bir tasarım klasiği haline geldi.



air max 2003

minimize edilmiş bir üst yüzle maksimum yastıklama yaklaşımını buluşturan model olarak tanımlanan nike air max 2003'de, daha önce air max 97'de kullanılan air taban ünitesi ödünç alınırken, kalıp, üretim ve yastıklamadaki yeni gelişmeler sayesinde ayak, zemine yaklaştırılarak ilave esneklik sağlandı. daha önceki air max modellerinin cesur renkleri yerine daha pastel tonlarda sunulan air max 2003'e, 2000'li yılların başında yeni bir estetik kazandırıldı. üst yüzde atletizm ve futbol ayakkabılarında kullanılana benzer bir teijin performans malzemesi tercih edilirken, ayakkabıya hafif ve agresif bir görünüm kazandırıldı.



air max 360

orijinal air max tanıtıldıktan 20 yıl sonra, kullananı havada yürüyormuş gibi hissettirme misyonu, nike air max 360 ile gerçekleşti. nike, daha fazla hava yastıklı denge sunan yepyeni bir max air taban ünitesi geliştirerek, termo-kalıplı bir yapı sayesinde ilk kez, köpük katmanların yerine 360 derece yastıklama sistemi kullandı. modelde, orijinal air max renklerine saygı niteliğinde bir renk paleti kullanılırken, üst yüzde görülen lazer kesim degrade etkilerle, air max 95'in görünümü yeniden canlandırıldı. bir defaya mahsus üretilen sınırlı bir seride ise bu yeni taban üzerine bazı ikonik air max üst yüzleri uygulandı.



air max 2015

hem keşif, hem de bir devrim özelliği taşıyan nike air max 2015, 2013 yılında lanse edilen esnek ve ultra rahat max air yastıklamanın dinamik hareketiyle uyumlu bir üst yüzle sunuldu. performans koşu ayakkabısı olarak yaratılan model; nefes alan, hafif, teknolojik ve neredeyse kesintisiz bir file üst yüze sahip olma özelliği taşıyor. ayakkabı, nike flywire teknolojisiyle birlikte ayağı saran bir yapıya da sahip. boru tipi yastıklama yapısı ve esnek kanallarla konforlu ve enerjik bir koşu deneyimi sunan model, standardını yeniden tanımlıyor. nike logosunun ters yönde kullanımı bile alışkanlıkları değiştirirken, stilde yeni bir dönemi müjdeliyor.

http://inste.la/nikeairma...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın