balyoz darbe planı

eluch eluch
sözde darbe planı ile başlayan tertibin başlangıcı dahi, tertibin ve planın ne olduğunu göstermesi açısından önemlidir.

şöyle açıklayalım:

bugün balyoz tertibinin tetiği ilk çekildiğinde, yani 20 ocak 2010 tarihinde taraf'ın başladığı ve 22 ocak 2010 tarihine kadar süren 3 günlük yazı dizisine -erişebildiğim kadarıyla- göz atayım dedim. taraf'ın o gün bilgi sahibi olarak yaptığı yayınlarla, bizim bugün sahip olduğumuz bilgileri karşılaştığımda taraf denen tetikçi gazetenin tüm yalanları ve tertibin nasıl başladığı gözler önüne serildi.


hemen taraf'ın yalanlarını ve doğruları sıralayalım:

tarih: 20 ocak 2010 (tertip başlıyor)

"türk silahlı kuvvetleri içinde bir grup bu sonuçtan çok rahatsızdı. bu grup, 12 eylül'deki bayrak harekâtı'nı birebir model alan çok kapsamlı bir darbe planı için düğmeye bastı ve yaptığı çalışmaya balyoz güvenlik harekât planı adını verdi.(...) büyük tepki ve kaos yaratacak, türkiye’yi yunanistan’la savaşa sokabilecek eylemler öngörülüyor."

işin doğrusu, ne 12 eylül'de, ne de diğer darbelerde uluslararası savvaş çıkarabilecek kışkırtmalara girişilmez. böyle bir kışkırtma planlanmaz, planlanmamıştır. zira darbe planlayan kuvvet gücünü tek noktaya odaklar. bölmek istemez. bayrak harekat planı'nda da böyle bir kışkırtmaya yer verilmemiş, uluslararası alanda krize yol açacak herhangi bir plan yoktur. lakin taraf, kendi ağzıyla ortaya koyduğu bu saçmalığı utanmadan yazmakta, üstüne bir de balyoz safsatasından "12 eylül'deki bayrak harekâtı'nı birebir model alan çok kapsamlı bir darbe planı" diye bahsedebilmektedir. "balyoz darbe planı" denen ve en basit şekilde dahi düşünüldüğünde bile bir salak tarafından hazırlandığı anlaşılabilecek gerizekalı plan, başka hiçbir darbe planında bile görülmemiş biçiminde kendine cephe yaratmayı hedeflemektedir. bu hem "bayrak harekat planı'nın birebir model alındığı" yalanını çürütmekte, hem de balyoz denen düzmece planın askerler tarafından hazırlanmadığı ve gerçeğe uygun olmadığı gerçeğini ortaya koymaktadır.

devam edelim.

"bu planlardan biri "çok gi̇zli̇" damgasını, şubat 2003 tarihini ve harp akademileri komutanı hava orgeneral i̇brahim fırtına’nın imzasını taşıyan oraj hava harekât planı."

bugün biliyoruz ki; söz konusu belge dijital bir belge, ve altında imza falan yok. taraf ise, belgenin dijital olduğunu ve imzasız olduğunu bildiği halde açıkça yalan yazarak tertibe gerçeklik kazandırmaya çalışıyor.

"(balyoz darbe planı'ndan bahisle) ...planın altında "balyoz sıkıyönetim komutanı" unvanıyla imzası olan orgeneral doğan,(...)"


bugün biliyoruz ki, "balyoz darbe planı" denen plan ve ona ilişkin harekat planlarının tümü dijital ve imzasız. taraf, o tarihte tüm dökümanlar bir bavul içinde kendilerinde olmasına, daha net bir ifadeyle belgelerin imzasız olduğunu bilmesine rağmen açıkça yalan yazıyor ve belgelerin imzalı ve gerçek olduğu algısı yaratmaya çalışıyor.


21 ocak 2010 günü yalanlarına devam ediyor taraf:

"balyoz harekât planı'nın altına "balyoz sıkıyönetim komutanı" sıfatıyla imza atan çetin doğan, bu planı, türkiye çapında sıkıyönetim ilanı sağlandıktan sonra, "akp hükümetini devirecek bir karar ve eylemler bütünü" olarak tahayyül etmişti."

az önce de söyledik. imza yok. taraf ise bunu bile bile yalan yazıyor ve imza varmış gibi gösteriyor.
taraf, aynı yalanları pompalamaya devam ediyor:

"balyoz darbe planında imzası bulunan 2003 yılının 1. ordu komutanı çetin doğan cuntanın kanlı planını sahiplendi."

hem imza yalanı tekrarlanmış, hem de semineri doğrulayan çetin doğan'ın sözleri "balyoz darbe planı'nı kabul etti" gibi yansıtılarak büyük bir çarpıtmaya imza atılmış. ibretlik bir gazetecilik.

aynı yalan bombardımanı 22 ocak'ta da devam ediyor. "camileri bu timler bombalayacaktı" başlıklı haberde şöyle diyor:

"'balyoz harekât planı' ile bağlantılı olarak hazırlanan ve genelkurmay'ın sahip çıktığı seminerde de içeriğine değinilen bu iki eylem planı, bizzatihi iç tehdit yaratmaya, kaos ve panik ortamı oluşturmaya ve bu sayede olağanüstü hal, sıkıyönetim ve darbeye zemin sağlamaya dönük talimatları kapsıyor."

birincisi, seminerin "balyoz darbe planı" ile ilişkili olduğuna dair hiçbir kanıt yok. söz konusu seminerde bir defa dahi "balyoz" kelimesi, ya da cami bombalamaya ilişkin olan planların ismi olan "sakal", "çarşaf" kelimeleri geçmiyor. hatta taraf o kadar ileri gidiyor ki, "seminerde de içeriğine değinilen bu iki eylem planı" diyor. şüphesiz ki sakal ve çarşaf eylem planı denen düzmece planlardan "camileri bu timler bombalayacaktı" başlığıyla yayınlanan bu haberde böyle bir söylem kullanılması seminerde cami bombalamanın konuşulduğu algısı yaratmak amacına hizmet ediyor. oysa seminerde yapılan tüm konuşmalara bakıldığında cami bombalamaya ilişkin tek bir konuşma dahi yok. yani taraf yine açıkça yalan yazıyor.


işte balyoz tertibinin startı ve söz konusu darbe planını gerçekmiş gibi göstermek için yapılan psikolojik harekat ve kara propaganda. yalan delillere ancak yalan haberlerle inandırıcılık kazandırılabilirdi elbette. öyle de oldu.
bu başlıktaki 294 giriyi daha gör