banished

olmazvarmaz
bağımsız bir yapımcıya sahip strateji oyunu. steam'de yirmi dolar etiketiyle veya başka türlü ortamlarda bulunabilen bir oyun. bağımsız - indie- bir oyuna göre fazla detaylı ve başarılı bir yapım. oynarken age of empires'ta bir işçiyle her şeyin baştan kurulmasının arkasındaki hikayeyi yaşıyormuş hissi veriyor.

oyun hakkında daha fazla bilgi için shining rock software welcome to the world of banished! ın this city-building strategy game, you control a group of exiled travelers who decide to restart their lives in... shiningrocksoftware
pertinax
oldukça iyi tasarlanmış ve zor bir toplum bazında hayatta kalma simülasyonu. don't starve'ın çoğul oynananı yani

en güzel tarafı da asker basıp savaşma mantığından uzak olması. amerikaya sürülmüş birkaç aileyi hayatta tutarak onlardan bir köy kurmaya çalışıyorsun o kadar. sadece nehir yoluyla başka köylerle alışveriş yapılabiliyor olması kısıtlıyor biraz. yani oradaki yerliler de olsa fena olmazdı

ilk başta oynarken bu tür oyunları oynayan dimağlar için "bu ne lan?" duygusu yaratabiliyor ki normal de. sonuçta oyunun söylemek istediği de o. 30 40 kişilik bi topluluk kendine yetecek kadar yiyecek, yatacak, barınak sağlandığında yaşayabiliyor ama o toplum 300 400 kişilere çıkınca işler çığırından çıkıyor. mesela o zamana kadar blacksmith'leri iyi ayarlamadıysanız ciddi bir tool sıkıntısı başlıyor, üretim düşüyor, millet açlıktan kırılmaya başlıyor

stronghold benzeri mekanikleri -mesela buğdayı öğüten değirmen, öğütülen undan ekmek üreten fırın vb- eklenirse alır yürür gibi geliyor

ve son olarak oyunu oynayacaklara; ambarlarda bir iki yıl yetecek kadar yiyeceğe sahip olmadan göçmen almayın. 7 8 kişi daha adam gelecek diye 15 20 kişi ölüyor
moonlitknight
simcity-minecraft-don't starve üçlüsünü seven herkesin (mesela ben) bayılacağı oyun, oyun tamamen resource management üzerine dönüyor, kaynakları bollaştırıp depoyu ağzına kadar doldurunca bi gazla çok sayıda ev yapınca artan popülasyonun isteklerini karşılayamaz hale geliyorsunuz. sindire sindire her şeyi planlayıp programlayıp ona göre oynamak gerekiyor ama oyun bi süre sonra cidden sıkıyor çünkü yapılabilecek her türlü binayı yapıp bütün tarım ürünlerini yetiştirdikten sonra ulaşmaya çalışacağınız tek hedef nüfus artışı, kaç kişiye kadar dayanabilirim diye oynamak bi süre sonra aşırı sıkıcı oluyor hele de kaydedip çıktından sonra bi daha oyuna girdiğinizde "yav bunda zaten her şeyi yaptım yeni oyuna başliyim bari farklıu harita vs" nice güzelim köyümü heba etmiş adamım ben, ama yine de harika bir oyun
kavalalı
çok zor oyun..
valla bilemiyorum bana zor geldi..
ulan her naneyi yiyorum da adamlar ölüveriyo ona deli oluyorum..
kapattım afetleri belaları şeytan şerlerini falan kapattım yine ölüyolar yine ölüyolar..
hastaneler kurdum, okullar açtım, aç açıkta bırakmadım gene ölüyolar..
korkuyom üç sene sonra karşıma çıkıp bize soykırım yaptın derlerse diye valla..

ekleme: hile yaptım yine zor.. bu ne biçim oyun amk canımız çıktı..
şunlara bi kıran mı soksam napsam?
zımpara kagıdıyla 31 ceken pinokyo
enfes oyun.

para olmaması ve sadece kaynakların etkin kullanımıyla işlerin yürümesi müthiş bir zorluk katıyor. grafikleri empire earth seviyesinde olmasına rağmen türe yeni bir boyut kazandırmış. daha çok yolu var. binaların geliştirilmesi, değişik iklim şartları, senaryolar vb. gibi farklılıklar renk katar. bağımsız yapımcıdan böyle bir oyun çıkması beni hayrete düşürdü ayrıca.
beş dolarlık milkshake
geçtiğimiz gün steam'den edindiğim oyun. istek listemde bekliyordu. bastım parayı aldım indirime girince. çok aşırı zevkli bir oyun harika.

ayrıca bu oyun dwarf fortress'ın görsellenmiş hali gibi. savaşsız tabi bu. mezkûr oyunu da oynamaya çalışıp ascii olması hasebiyle oynayamamıştım. ilaç gibi geldi banished...