banu avar

1 /
eriyenadam eriyenadam
trt-1'de yayınlanan sınırlar arasında programının sunucusu. ordan burdan çorlama görüntü ve bilgilerle program ve belgesel yapmaya alışmış yurdum gazetecileri arasında masa başında belgesel yapmayıp, yerinde görerek, inceleyerek bilgi toplayan, sonunda da konuyu bütünüyle ele alan doyurucu programlar üreten yegane araştırmacıdır.

son yaptığı isveç ve nobel ödülü konulu programından dolayı üzüntüye kapılan isveç büyükelçisi, hemen bizim dışişleri bakanlığına içini dökmüş, devletimizde yapılan densizliği görmüş ki trt söz konusu programın bant kayıtlarını incelemeye almış. "gerekirse yayından kaldırırız, içinizi ferah tutun" diyerek isveç büyükelçisini teskin etmiştir.

doğrusu bu tür haberleri okurken haksızlığa uğramışlığın ötesinde eşşek yerine konulduğumuzu hissediyorum. isveçte yuvalanan bölücü örgüt yandaşları ortadadır. ikide bir gerek teröristler, gerekse isveçin kendi bağrından çıkardığı evlatları türkiyeyi karalama yarışına girmişlerdir. bunlara basın özgürlüğü, insan hakları adına müdahale edilmiyor. türkiye en üst düzeyde danimarkaya trip atıyor bağırıyor çağırıyor pkk'nın televizyonunu kapattıramıyor, kaliteli program yapan bir gazeteci -ki kendisinin isveç karşıtı herhangi bir terörist örgütle bağlantısı olduğunu sanmıyorum- üzüntülerini bildiren isveç büyükelçisi marifetiyle neredeyse kanaldan uzaklaştırılacak...

bu milletin vergileriyle kurulan, yayın yapan bir televizyonun yayın akışı isveç büyükelçisinin üzüntüleri ve kaygılarıyla şekillenmesi kabul edilecek şey değildir. her vatandaşın bir şekilde trt'nin kimsenin çiftliği olmadığını, milletin malı olduğunu hatırlatması kanımca görevidir.

haber: trt'den banu avar'a inceleme isveç'in ankara büyükelçiliği, dışişleri'ni arayarak üzüntüsünü iletti. iddialar üzerine trt genel müdürlüğü, söz konusu programın bant kayıtlarını... ntvmsnbc

http://www.kameraarkasi.org/belgesel/b/banuavar.html
başımı koyduğum yer evimdir başımı koyduğum yer evimdir
trt de sınırlar arasında programını hazırlayan televizyoncu. isveç'in silah sanayinden parayı götürdüğünü, ülkedeki azınlık laponlara insanlık dışı muamelelerde bulunduğunu, basında yasalarla olmasada otosansür uygulandığını anlattığı program bazı kesimlerin hoşuna gitmemiş ve kendisine karşı bir linç kampanyası başlatılmıştır. programın rutin tekrarı yayınlanmamış, isveçe "özür dileriz abi, bi daha olmaz" mesajı verilmiş ve banu avar hakkında soruşturma başaltımıştır.
volga volga
çok yetenekli bir yapımcı olduğunu orhan pamuk ve nobel'i işlediği programda göstermiştir, isveç'li otoriteleri yeri geldiğinde zekice köşeye sıkıştırmış, lafları giydirip sağlam ayar vermiştir. programda dünyada en yaşanası ülkeler değerlendirmelerinde hep üst sıralarda olan isveç'in (hatta norveç'in) bu şerefe nasıl nail olduğu çarpıcı örneklerle açıklanmıştır. buyrun izleyin...

1. bölüm -

2. bölüm -

3. bölüm -

4. bölüm -

5. bölüm -
jakamen jakamen
aydınlanma 1923 adk nın hazırlamış olduğu aydınlanma günlerinde "dünya kadınlar günü ve kadınlarımız" konulu panelde göstermiş olduğu müthiş performansından sonra bir katılımcı tarafından kendisine "allah her türk erkeğine sizin gibi bir eş nasip etsin!" şeklinde çok manidar bir tepkiyle karşılaşmış, yaptığı her işle takdire şayan ve kendisinde hayranlık uyandıran yüce şahıs.
seko seko
batı ve doğu ülkelerinin politikaları üzerine yazdığı yazılar ve halihazırda trt'de yayınlamakta olan sınırlar arasında programı ile takdir edilesi devlet gibi hatun gazeteci

banu avar gazetecilik hayatına süreç dergisinde başladı daha londra universitesinde televizyonculuk(evcilik gibi bişey oldu) eğitimi aldı. bbc de türkçe yayınlar bölümünde programcı ve spiker olarak çalıştıkdan sonra trt ingiltere muhabiri olarak görev yaptı.mozaik ve kaleideskop gibi yapımcılığı ve yönetmenliğini üstlendiği programları trt de yayınlandı

bbc ve discovery channel da crimean war,the great game ve troy gibi belgesellere imza atan banu avar , tv8 de yayınlanan devlerin savaş alanı afganistan ,türkiye sevdalıları, bir zamanlar kıbrıs ta gibi sürüsüne bereket bir çok belgeseli oluşturdu.trt 1 de yayınlanmakta olan sınırlar arasında adlı programda orta asya, balkanlar ,kafkaslar ve avrupa ülkeleri hakkında bilgilendirme yapan banu avar programıyla aynı adı taşıyan sınırlar arasında ve şubat ayında dumanı üstünde kitabı avrasyalı olmak ile televizyonculuk hayatına kitap yazarlığınıda ekledi.katıldığı konferanslarda dominant teyze havası estirse de okumuş yalamış genel kültürde tavan yapmış bir şahıs olarak severek takip edilesi söyleşilerine katılası bir namzettir kendileri.....son olarak otuz yaş daha küçük olsa kesin yazacağım hatundur....ellerinden öperim
amanın da amanım kim gelmiş amanın da amanım kim gelmiş
bir çok ülkenin ileri gelenleri onunla rapörtajlarını yarıda kesip bırakıp gitmiştir.neden mi?ermeni soykırımı yaptınız diyenlere sizde şunu şunu yapmıştınız demesi,ya da,türkiye de insan hakları yeterince yok diyenlere kendi ülkelerindeki çarpıklığı hatırlatması,kısacası dinimize küfedene müslüman mısın demesi.
altlejant altlejant
olayın , olgunun ne olduğunu anlatmaktan ziyade resmi ideolojinin sivil enformasyon şefliğini yürütür bir hali var. amaç verileri ortaya koymaktan çok "ermeni soykırımı olmamıştır" "orhan pamuk ülkesine yönelik sözleri dolayısıyla nobeli almıştır" "hain batı masum doğu" "şahane jeopolitik varlığımız ve garabet bölücü ecnebiler" şeklinde özetleyebileceğim görüşlerin ispatına yeltenen ve bu noktadan açısı genişletilebilecek bir perspektifle sunuculuk yapan bir hanımefendidir.
banu avar'ın yaptığına haber veya belgesel değil propaganda denir.
hele ki söylemini milliyetçi ideolojinin havuzundan süzdüğü cümleler, ifadeler üzerine kurduğu apaçık ortadayken yaptığı programın kıymeti ülkücü ve ulusalcı mevzinin neferlerinden başka kimseye hitap etmez. gerçi tabii ki bahsettiğim kitlenin azımsanamayacak kadar kalabalık olduğunu unutmuş değilim.
hasılı kelam güven değil sadece bir kesime destek vermektedir. hem de devlet televizyonlarından.
bimekan bimekan
bugün ankara üniversitesi hukuk fakültesi'nde birleşik hukukçular kulübü tarafından "yılın haber programı" ödülüyle onurlandırılmıştır. kendisi yaptığı konuşmayla insanların suratına tokat gibi çarpmış, hızlı konuşup esip geçip alkışların en büyüğünü toplamıştır...

çok doğru noktalara temas etmiştir.

fransa'da patrik deveciyan'la yaptığı röportajda (ki ermeni olduğu isminden belli) "siz bir ermeni olarak..." diye başladığı soruya nasıl büyük bir tepkiyle karşılık aldığını anlatmıştır. "ama siz bizim ülkemizdekileri kürt, laz diye ayırıyorsunuz?" şeklindeki hitabına ise deveciyan'ın "siz başkasınız, size öyle, ama siz benim etnik kökenimi bana gösterme hakkına sahip değilsiniz" dediğini söylemiştir.

ülkemizdeki bazı "aydın" takılan insanların ülkeyi "etnik" kökenlerine bölmeye ne kadar meraklı olduğunu da hatırlatmıştır. "türk demeye utanır olduk, türk demek suç oldu, vatansever olmak suç oldu, hemen ırkçı diye damgalanıyorsunuz" diyerek haklı bir serzenişte bulunmuştur.

"ergenekon palavrasını biliyorsunuz, ergun poyraz, iddianamesi bile yok, sevgili arkadaşım, sekiz aydır hapiste. basın hepsini yazmıyor, siz birkaç kişiyi biliyorsunuz. en ufak bir akp muhalefetinizde, sen şöyle şöyle yaptın diye sizi alırlar içeri. bir arkadaşımın evini sabah 4'te bastılar, yatağına gittiler, uyandı, karşısında coplu, robocop kıyafetli polisler gördü, ruh sağlığı bozuldu. kim verecek bunların hesaplarını" diyerek birden salonda bir alkış tufanı kopmasına sebep olmuştur.

kısacası etkilemiştir, yaptığı müthiş konuşmayla gerçekleri söylemiştir. bazı insanların nasıl "gerçek" diye sarıldığı fikirlere inandıklarını anlatmıştır.
türk demeyi suç sayanların "sen fazla türk diyorsun, ne ayaksın, ırkçı mısın" diye banu avar'ı "al sana avarca sözlük" şeklinde tehdit ettiğini söylemiştir.

"benim ailem balkan göçmeni, iskandinav. ama bu yurtta, bu ülkede, bu sınırlar içerisinde, ben kendimi türk sayıyorum" demiştir.

çıkan sonuç şudur; bu ülkenin kumaşı iyidir, ne yaparlarsa yapsınlar bölünmemek için direnmektedirler, kısacası, ülkemiz iyi.

ve bir sonuç da şudur ki, bu ülke yine en büyük zararı maalesef kendi vatandaşlarından görüyor, asla kendi vatandaşlarından yana taraf olmayan insanlardan.
bimekan bimekan
kendisi nisan ayında ankara üniversitesi hukuk fakültesi'ne gelmiştir. izlenimlerimi zaten yazmıştım daha önce. bir cümle vardı orada, unutmayın demişti. buyrun:

"şimdi programım sessiz sedasız trt 2'ye alındı. bakın söylüyorum, çok yakında rating almıyor diyip yayından kaldıracaklar. trt 1'deyken de kaldırmayı denediler, ama en çok mail alan, en çok destek gören program seçildi benim programım. kaldıramadılar, sansürlediler, şimdi bunu yapıyorlar. bağımsız medya mı diyorsunuz, medya mı kaldı? hiçbir medya grubu bunları yazmıyor... bu üniversite toplantılarını çok yararlı görüyorum o yüzden, size döküyorum içimi."
1 /