barbar

1 /
majere majere
zamanında türkler için yapılmış bir yakıştırma. yaşadığı bozkır hayatı ve gelenekleri göz önüne alındığında bu kelime kendilerine uygun görülmüştür. esasında barbarlık tamamen insan hayatına verilen değer ölçüsünde ele alınmalıdır tabi.
easy company easy company
bana barbar diyorlar
barbarım ben
ne mutlu

yok vietnam, yok kore
yok cezayir, yok şili
barbarım ben
ne mutlu

bana bakın isacılar
meryemciler, çarmıhçılar, çancılar
çan altında birleşmişler / yeni haçlılar
dinleyin beni:
barbarım ben
inka’yım
aztek’im
yok sömürge
yok köle
barbarım ben
ne mutlu

çan altında birleşmek ha?
çan sesinde kardeşlik ha, barış ha?
doymadı mı dişleriniz insan kanına
yetmedi mi afrika’lar amerika’lar
ortadoğu, uzakdoğu, derin asya’lar
yetmedi mi kan gölleri bu ters kayığa

barbarım ben
yunus’um ben
baba ishak’ım
bedrettin’im, pirsultan’ım, teslimabdal’ım
akar suyum, merhabayım, anadolu’yum
ak güvercin kılığında hacıbektaş’ım

sofram işte
buyurun
suyum işte
buyurun
kan mı

(bkz: hasan hüseyin korkmazgil)
stocky2001 stocky2001
barbar aslen yunanlıların ortaya çıkardığı bir kavram olup, kendi medeniyetlerinden olmayan, yabancı, onlar için gelişmemiş olarak görünen medeniyete sahip toplumlara verilen ad.
marlasinger marlasinger
barbar kelimesi latin kökenli olup fransızca'da sakal, saç manasına gelmektedir. türkçe'de saç-sakal traşı yapanlara "berber" adı verilmesinin nedeni de budur.hatta türkçe'de kızıl sakal manasına gelen barbaros kelimesinin aslı da barbar( sakal) ve rosa( kızıl) kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur.
özetle yurdum insanı da: saçına, sakalına, bağır kılına bereket nitelikte olduğu için kendilerine barbar denmesinin böyle de bir açıklaması olması muhtemeldir.
kirlikirpi kirlikirpi
barbar kelimesi aslen yunancaymışdır ve kekeme anlamına gelirmiş,ki şöyledir olay,bu yunanlılar dünyada yalnızca kendi dilleri konuşuluyor sanıyorlarmış,ve kendileri gibi konuşmayanları görünce onları kekeme sanıyorlarmış,bundan dolaylı onların haricinde herkes barbarmış.

(bkz: west and the rest)
tembel tembel
iki olası kökeni varmış efem. birincisi eski yunanca bar-bar(os). buradaki bar-bar bizdeki vır-vır gibi bir şey. konuşması anlaşılmayan, bir başka deyişle, yunanca konuşmayan anlamında. ikincisi sanskiritçe barbara. kıvırcık anlamında.

bu tabir eski yunancadan roma latincesine, ondan ortaçağ latincesine, ondan da bilumum batı dillerine geçerken giderek daha da olumsuz anlamlarla yüklenmiş. her zaman farklı konuşan (başka bir dil konuşan) ve farklı görünen (saçlı, sakallı, esmer) insan, kabile, ve genel kanının aksine medeniyetleri tanımlamakta kullanılmış. her ne kadar "düşük medeniyet" anlamını içerse de barbarın esas tanımı "öteki"dir. bizim gibi olmayandır.

yunanlar sadece yabanıl kabilelere değil, etrüsk gibi, mısır gibi o dönemde en az kendileri kadar gelişmiş medeniyetlerden gelen insanlara da barbar demişler. akalar anadolu kenti troya'nın insanlarına bile barbar demişler ki, o zaman troyalılar kentli tüccar ve zanaatçılar, akalar ise dağlı koyun çobanlarıymış.

batılılar bize barbar mı diyor? biz de onlara deriz biter gider. biz onlar için ne kadar ötekiysek onlar da bizim için o kadar öteki.
tartar tartar
sözlüğe yeni katılmış 6. nesil yazardır. özellikle tiyatro, edebiyat, tarih ve özel olarak sümer tarihi konusunda büyük bilgi birikimi vardır. yazdığı ve yazacağı yazılarla sözlüğe daha da derinlik kazandıracaktır.
calm of desolation calm of desolation
zamanında göçebe topluluklara verilen isim. feodal yapıya geçmeden önce roma imparatorluğu'nun yıkılmasında büyük rol oynamışlardır. uygar ise yerleşik düzendeki topluluklara verilen isimdir. sanıldığı gibi barbarlar şu zamanki anlamıyla o zaman kullanılmıyordu. sadece göçebe olarak biliniyordu. kişilik olarak bir sıfat değildir. sadece konumla alakalıdır.
1 /