başarı dini

avluda oturan sizofren avluda oturan sizofren
memleketimizin beyaz türklerinin yeni dinidir. parlak okullarda okuyan, iyi transkriptlere sahip, yurtdışı master eğitimi almış ve karşınızda her boku bildiğini zanneden ama ağzını açtığında sadece gaklamayı başaran müritlerden mütevvellit cemaati olan din.
atomheart mother atomheart mother
tüketim toplumu nevrotik kültür ve dövüş kulübü'nden alıntıdır:
"ama fakirleri, ünlü olmayanları ve başarısızları da vardır bu toplumun. eğer mevcut diğer tüm ideolojileri dışlayan "yeni ideolojinin nesnesi dünyanın bu olduğu [haliyse]",126 bu dünyadan payını alamayanlar, dıştakilerdir (the outsiders). dışlanmışlardır ve dışlanmaları gereklidir. bugünün refah-devletinde aç kalanlar, kaybedenlerdir. bunu hak ettikleri için kaybetmişlerdir. zira kendinizi bu tekrarlar içinde bile sisteme adapte edememişseniz, sadece bir başarısızlık-hikâyesisinizdir. sizi bu zavallı dışlanmışlığınızdan kurtarmak için kültür endüstrisi sosyal yardım kuruluşlarını bile seferber etmiştir. aşevleri, düşkünlere yardım dernekleri, komşuluk müessesesi neden vardır sanıyorsunuz? i̇yi durumda olan, mutlu insanlar, siz zavallı dıştakilere yardım etmeye çalışırken, eğer halâ dışarıda kalmakta ısrar ediyorsanız, bu sizin başarısızlığınız, fakirliğiniz ve ünsüzlüğünüzdendir. bir gün kapınız çalınıp içeriye kameralarla giren, size yardım etmeye çalışan yarı-giyinik güzel hanımlara ters davrandıysanız, milli piyango bileti almadıysanız, gazetelerin verdiği kuponları kesmeye tenezzül etmediyseniz, seminerlere katılıp diplomalar almadıysanız, i̇ngilizce bilmiyorsanız, kimseye geri-dönmediyseniz, bir kulübe üye değilseniz, özel bir şirkette yönetici asistanlığı yapmıyorsanız, halâ ailenizin kredi kartını kullanıyorsanız, milyonlarca taraftarının olduğu bir futbol takımı tutmuyorsanız, sanatın-kültürün başkentinde yaşamıyorsanız, yaşayıp da bu aktivitelere katılmıyorsanız, hayatınızda hiç alışveriş merkezine yolunuz düşmediyse, platin plak kazanmış bir albümü dinlemediyseniz, son teknolojiyle çekilmiş oscar'lı filmi izlemediyseniz, özel güvenlik görevlilerince korunan bir sitede oturmuyorsanız, bir hafta süren caz festivaline zaman ayıramadıysanız, sadece üç yüz dolar karşılığında prag'ı ziyaret etmediyseniz, bugüne kadar en az bir iş arkadaşınız sizin hakkınızı yiyerek terfi etmediyse, hakkınızda kimin haksız yere suç duyurusunda bulunduğu ile hiç ilgilenmemiş hatta ona beddua etmemişseniz, hiçbir hocanızın arkasından konuşmadıysanız, halâ risotto ile kuskus pilavını birbirinden ayıramıyorsanız, yüzünüzü nemlendirmek için kullandığınız ürünler provence çiçekleri gibi kokmuyorsa, içinizden dört yüzüncü baskısını yapmış kitabı okumak gelmiyorsa, henüz bir yarışma programında sesli harf satın almadıysanız, bugüne kadar hiç ödül kazanmadıysanız, internet gazetelerinin hiçbirinde fotoğraflar-için-tıklamadıysanız, hiçbir sosyal paylaşım sitesine üye değilseniz, kalçanızın hemen üstüne bir dövme yaptırmadıysanız, halâ tanrı'ya değil ama bir gücün varlığına inanmıyorsanız, yoga yapmıyor, sağlıklı beslenmiyorsanız, burcunuzun değerli taşını cüzdanınızda taşımıyorsanız, kalbiniz milli takımınızın avrupa şampiyonası'ndaki başarısı için milyonlarca kalple beraber atmıyorsa, en az bir fobiniz yoksa, takıntılı değilseniz, panik atak henüz sizin lügatinize girmediyse, yüksek lisansınız işletme üzerine değilse… "başarı dininin"127 cehenneminde yanmaya mahkûmsunuz demektir."

126. theodor w. adorno ve max horkheimer, aydınlanmanın… s. 197.

127. theodor w. adorno ve max horkheimer, aydınlanmanın… s. 194.
1