başbağlar katliamı

1 /
radi radi
100 kişilik pkk ve tikko yaratığının gerçekleştirdiği katliam.
yer erzincan ın kemaliye ilçesinin başbağlar köyü.
kayıplar
29 kişi kurşuna dizilerek
1 çocuk 1 i kadın 4 kişi ateşe verilen evlerde yakılarak
3000 baş hayvan aynı şekilde yakılarak katledilmiştir.

sonuç
bu kişilerden 16 sı yakalandı.
22 eylül 1997 de dgm de görüldü.
biri 14 diğeri 3.5 yıl olmak üzere 2 kişi tutuklandı.

sivas ı yakanlar da başbağlar ı yıkanlar da insan görünümlü yaratıklardı.
dünyayı kurtaran adam dünyayı kurtaran adam
sivas katliamından hemen sonra güya madımak faciasının öcünü almak için oçöçs grubu olan pkk'nın yaptığı eylem. toplamda 33 kişi öldürülmüştür. orada hayatını kaybeden insanların insan hakları nerede acaba?
senzahmetetmebenalırım senzahmetetmebenalırım
katliam,vahşet,insanlığımızdan utanmaya bir neden daha...2 temmuz 93 madımak katliamından üç gün sonra yapılan bu kabullenilmeyecek olay memleketimin kana susamış kesimini sevindirmiştir...bir misilleme,bir intikam,bir şeref...bu iki katliamı yarıştırmak isterler,bu iki katlimanda insanlarımızı umursamadan kaç kişinin nerde yakıldığını,nerde vurulduğunu sormak isterler,insanın yaşamaya hakkı varken insanları masum,düşünen,düşünmeyen şeklinde sınıflandırarak bu katliamı hak edip,hak etmediğini sorgulamak isterler...istenilen teş şey barış mıdır?belki bu ülkeden tek istediğimiz barış,dostluk,eşitlik...başbağlar'da katledilen 33 insanımız,dostumuz madımak'ta katledilen 37 insanımız,dostumuz kimlere kurban oldu?ideolojiler değil bunun cevabı,düşünceler değil memleketini sevmek değil...bu cevapları verenlere de saygım var,ama insanlığa yakışalım yurttaşlar,barış savaşarak gelmez...
melodis melodis
yüreklerimizi parçalayan bir katliam olmasına rağmen niyeyse hep geri planda tutup hiç gündeme getirmeyip hatta yıldönümlerinde ölenler için rahmet, arkada kalanlar için sabır dilemediğimiz, yoksaydığımız katliamdır. sanki onu aklimizin ulaşamayacağımız bir köşesine attıkça onu yaşanmamış yapacakmışız gibi gazetelerimiz yazmaz, televizyonlarımız göstermez olur o gün onu. böylece yoksayariz onu olmamış olmasını dileyerek, kotu bir kabus gördüğümüzü düşünür etrafımızdaki sanallığa döneriz.
itirazım var sayın yönetici itirazım var sayın yönetici
tikko ve pkk o dönem alevileri kendine çekmek için bu katliamı gerçekleştirmişlerdir. bu katliamı üstlenmişlerdir. bu katliamı tikkoluları bilmem ama pkk'lılar anarken adeta dört köşe olurlar. bir kaç pkk sempatizanı bilirdim, en azından onlarda gördüklerim buydu. zaten sonra hapse girdiler, şimdi durumları nedir bilmem ama 33 insanın katline gülenlerin insan olamayacaklarına eminim. yüzyıl da yatsalar uslanmazlar onlar. bir kere nefret bürüdü mü bünyeyi, hapsolursunuz ona.

haliyle kimileri çıkıp bunu alevilerin işlediğini, işlemedilerse bu olaydan hoşnut olduğunu iddia edebilir. başbağlardaki katliamı yurdum insanlarının kullandığı şekilde değil de kara cahil manasına gelecek şekilde yobazlar işlemiştir.

sivas katliamı'na dair bir sürü belge, görüntü filan mevcuttur. oradaki sloganlardan, insanların kimliklerinden filan latliamı yapanların kimler ve hangi zihniyet olduğunu bulmak kolay ama başbağlar muğlaktır. belgeler, görüntüler yoktur. şahitler deseniz onlar da yok. ustaca yapılmış bir katliamdır başbağlar. sürekli hatırlatılmaz ama zira siz bir şehit haberinin her yıl hatırlatıldığını gördünüz mü? hayır. çünkü her yıl hatırlatmak olayı gerçekleştiren teröristleri sevindirmekten öteye gitmez. bu nedenle hatırlatılmaz ama sivas katliamı her sene anılır. zira bu örgütlü bir terör eylemi olamktan ve sadece 37 canı anmaktan çok geçmişten günümüze alevilerin yaşadığı acıların hesabını sormak için bir araya geldikleri zamandır.

başbağlar katliamını yapanlar da sivas katliamını yapanlar da canidir, katildir, yaratıktır, cehennemde yanasıdır ama bir şey var ki başbağlar katliamı asla ve asla aleviler tarafından gerçekleştirilmiş bir rövanş değildir. bunu iddia etmek bağnazlığn ta kendidir.
er2rule er2rule
bazı orosp.çocuklarının orada-burada vs. deki katliamları! ve bariz provakatif olayları ballandıra ballandıra anlatıp, yok öyle özür dilenmeli, yok böyle taviz verilmeli, yok şöyle gerçekle yüzleşilmeli gibilerinden akıl verme eylemlerine rağmen!!! bu vahşete, şerefsizliğe... gıklarını çıkarmadıkları belki hoşlarına bile gitmiş olup timsah gözyaşlarıyla geçiştirdikleri kendi demokrasilerinin intikamı!!! bu şekilde alınan intikamın dünyanın neresinde ve kime karşı olursa olsun anasını s.kerim ben...

katliamın tüm ayrıntıları için bir alıntı yapmak zorunda hissediyorum kendimi...

katliam nasil gerçekleşti ?
hedef seçilmiş, ekipler hazırlanmış ve hain plan uygulanmaya başlanmıştı.köyün etrafı kuşatılmış, telefonları kesilmişti.
köyün in­sanlarının az sonra başlarına geleceklerden haberleri yok.namaz vaktidir.hoca güzel sesiyle ezan okumakta, köyün erkeklerinin bir bö­lümü cami avlusunda abdest alırken, bir bölümü de abdestlerini evlerinde almış, camiye doğru hareket etmekte.köy sessiz; hergünkinden daha sessiz.
başbağlar köyünde bugün bir farklılık var.hava diğer günler­den daha güzel.dağlar bu şirin köye tebessüm ediyor adeta.hocanın okuduğu ezanla, bir hüzün doluyor köyün insanlarına.farkında olma­dan hoca ezanı bir hoş ve hüzünlü okuyor. az sonra olacakları hissetmişçesine hoca ağlıyor adeta......
başbağlar'ın insanları bugün suskun, konuşmuyor .olacak bir-şeyler belli ki... ancak korku yok kimsede.gökyüzü tebessüm ediyor başbağlar köyüne.hocanın okuduğu ezan sesi bir anda kesili-yor.köyde bir panik yaşanıyor ve hocanın sesi duyulmuyor artık.az önceki duygusallık, bir anda, acıya ve çocukların ve kadınların bağı-rışmalarına bırakıyor yerini.
5 temmuz 1993. saat 20.30. köyün etrafında ve içinde yüz ci­varında gözü dönmüş cani.suçsuz, günahsız insanları öldürmeye ni­yet etmiş bir grup dağ eşkıyası.

hocanin sesi duyulmuyor
saat 20.30 sıralarında hoca elinde mikrofon, yüzü duvara dö­nük ezan okuyor.hoca, arkasından gelenleri görmüyor.ezan daha bitmeden hocanın ensesine bir tokat iniyor.hoca arkasını dönünce, eli silahlı militanları görüyor.ezan yarım kalmasın diye "bırakın eza­nı tamamlayayım" dese de, dinletemiyor.yaka paça sürükleniyor.ay-nı anda camide mevcut bulunan cemaat de dışarı çıkarılıyor.

camide bulunmayan erkekler tespit ediliyor
caminin içinde olmayan köyün erkekleri tespit ediliyor.falan fi­lanı getirin diye emirler yağıyor.baskın yapanlar aradıkları insanları ismen biliyorlar.sıradan bir baskın değil bu.m hitanlar, evlere dağılıyor, kadın, erkek, çocuk hepsini dışarı çıkarıyorlar.zaten adil hocanın okuduğu akşam ezanının birden bire yarıda kesilmesine köy hal­kı bir anlam verememişti.köyün içinde bulunan militanlar, kısa süre­de köyde bulunan tüm insanları bir araya topluyorlar.

olayi yaşayanlar anlatiyor
katliamı yaşayanlardan e.a gördüklerini şöyle anlatıyor;
"akşam namazına duracaktık ki torunum geldi.anarşistlerin kö­yü bastığını söyledi.ben de hemen kapıyı kapattım.kapıyı kapatır­ken, beni gördüler.gelip kapıyı açmamı istediler.ama ben kapıyı aç­madım.döndü gittiler.biz namazımızı kılıp dua etmeye başladık.pencereden baktım ki komşunun kapısını kırıp evdeki erkeği dı­şarı çıkardılar.bir adamı başına diktiler.tüfeği dayadılar ve bekleme­ye başladılar.birkaç kişi geldi, bizim kapıyı kırıp içeri girdiler ve evde erkek olup olmadığını sordular.
erkeklerin evde olmadığını söyleyin­ce, evin içine girdiler.o sırada yanımda bulunan parayı onlara doğru uzattım, belki parayı alır da bir şey yapmadan çekip giderler diye.pa­rayı aldılar, tüfeğin ucuyla beni, gelinimi, torunumu iterek dışarı çık­mamızı istediler.çıkarken geri döndüm ki odaya bomba koyuyorlar.
dışarı çıktıktan sonra evi ateşe verdiler.beni götürürlerken itti ve kaktılar.hasta ve yaşlı olduğumu söyledimse de beni sürüklediler.kadınların toplandığı yere götürdüler.etrafımıza bomba koydular.bir taraftan evleri ve arabaları yaktılar.içlerinde bayan olan terö­rist ziynet eşyalarımı istedi.olmadığını söyleyince "siz istanbul karagümrük’ten geliyorsunuz, sizin altınınız olmaz mı ? " dedi.

katliami gerçekleştirenler köyü iyi biliyorlardi
baskın sıradan bir baskın değil.sanki katliamı gerçekleştiren­ler daha önce köye birkaç defa gelmişler. öyle ki köyün tüm mahalle­lerini ve köyde yaşayanları biliyor, ne tesadüf ki istanbul’dan köye ta­til için gelen misafirlerin bile bulundukları evler tespit edilebiliyor.ve siz istanbul karagümrükten geldiniz ifadesini kullanabiliyorlar.köyde bulunan kadınlardan f.p. yaşadıklarını ağlayarak şöyle anlatıyor;
"militanlar, kapının önünden ismen çağırıyorlardı köyün insan­larını.selim pato, sen gel dediler.görümcemin oğluna, recep sen de gel, dediler. doğru camiye dediler.ben içeride pencerenin önünde oturmuş dinliyordum. birkaç militan sokaklara dizildi. a.c'yi çağırdı.
bu adam yanımızdaki ilçenin köyünde oturuyordu.bizde tırpan yapı­yordu. onu görünce hayrete düştüm.daha sonradan biz kadın ve ço­cukları da topladılar. derenin yanında toplandık.başımıza bir kız, bir erkek militan koydular.erkekleri de öbür tarafa topladılar."
kanlı bir katliama başbağlar köyü sahne oluyordu artık.bu dağ köyünde yaşayan insanlar, üstelik çoğu da yaşlı, suçsuz, günahsız olmalarına rağmen, hain kurşunlara hedef oluyorlardı.artık köyde ya­nan evlerin alevi ve kurşun sesleri duyuluyordu.köy sakinlerinden g.d. "biz kadınları topladıkları yerde havaya uçuracaklarmış, allah kurtardı bizi, dereye topladıklarında yanımıza bir şey koydular.biz tel­siz var sanıyoruz.ne konuştuğumuzu dinlemek için telsiz koydular sanıyoruz. aramızda sessiz sessiz konuşuyoruz. meğer bombaymış.dereden çıkmışız, bomba patlamış." köyün erkekleri öte tarafta kurşuna dizilirken, kadınlar ve çocuklar dere kenarında, yanlarına konan bombadan habersiz, militanlar köyü terk ettikten sonra dere­den ayrılıyorlar.ayrılmasalar, köydeki erkeklerin akıbetine kadın ve çocuklar da uğrayacaktı.militanlar, sloganlar atarak kanlı eylemlerini gerçekleştirdiler.kadınların ve çocukların ağlaşmaları ve köyün ta­mamen yanması onlara adeta büyük bir zevk veriyordu.

bir daha okula gitmeyeceksiniz
kanlı katliamın gözü yaşlı tanıklarından n.l. " köye geldiler silahlı silahlı adamlar.sırtlarında bombalar vardı.gözümün önünde silahlarını ateşlediler.33 kişiyi kurşuna dizdiler.ben onların yanında duruyordum.hepsi sizin gibi bizim gibi konuşuyorlardı.benim yanım­da bir tane çocuk vardı.çocukları tutuyorlardı "bir daha okula gitme­yeceksiniz." diyorlardı.ben dedim ki: oğlum niye okula gitmesinler ki? birisi elini benim omuzuma dayadı." konuşma sen ne anlarsın?" dedi.köyü üç dört defa dolaştılar kim var kim yok topladılar.allah kimseye göstermesin, göz önünde insanların öldürülmesi çok acılı bir durum."
katliamı gerçekleştirenler köydeki insanları toplarken: "size bir şey yapmayacağız, sadece konuşacağız." diyorlardı.ancak mili­tanların hareketleri ve gözlerindeki ifade durumun hiçte öyle olmaya­cağını gösteriyordu.
militanlar, köyde gerçekleştirdikleri katliamda kinlerini yenememiş olacaklar ki, köydeki evleri, araçları ateşe verdiler.evlerin yanında bulunan ahırlardaki hayvanlar da çıkan yangınlarda diri diri yandılar.

konuşma yapacağiz
başbağlar köyünün muhtarı: "militanlar camiye girdiklerinde sanki beni tanıyorlarmış gibi yanıma geldiler.daha önce teröristle karşılaşmadığım için çok korktum.benim yanıma geldiler.tehditler yağdırıp bütün köyü yakacaklarını; ancak kimseyi öldürmeyecekleri­ni söyleyerek bu eylemin amacının t.c. "ye bir uyarı niteliğinde oldu­ğunu belirttiler.daha sonra erkekleri köyün dışına çıkardılar ateşe başladılar.ben arka sıralarda olduğum için biri göğsümden ikiside bacağımdan üç kurşun yedim.ölmüş gibi yaptım canımı kurtardım." diye anlattı olayı.
yine köyün erkeklerinden yaralı olarak kurtulan s.a. :" cami­de namaz kılıyorduk/ikisi kadın çok sayıda militan namaz ortasında ellerinde silahlarla camiye girip namazı bozdular.daha sonra bizi si­lah zoruyla dışarı çıkardılar.bize : "korkmayın sizi öldürmeyeceğiz" dediler. daha sonra bizi köyün yüz metre dışındaki kavaklık bir yere topladılar.burda yaklaşık bir saat propaganda yaptılar."hükümet ku­racağız, t.c. sizi ve bizi türk-kürt-alevi-sünni demeden katlediyor. hesap sormaya geldik.birbirinize sarılın" dediler.daha sonra militan­ların lideri olan kişi telsiz görüşmesi yaptı ve ateş serbest diye bağır­dı.otomatik silahlarla üzerimize ateş açtılar.aramızda sağ kalanları ayrıca yakından ateş ederek öldürdüler.ben kenarda kalmıştım.ölü numarası yaptım.sırtımdan iki kurşun yedim."
silah sesleri dağlarda yankılanıyor.köyün tüm erkeklerini bir araya toplayan teröristler bir buçuk saat propagandadan sonra elin­deki makineli tüfeklerle ölüm kustular.şehit olan masum insanların feryatları ve atılan kurşunların çıkardığı gürültü munzur dağlarında yankılanıyordu.ne çareki başbağlar'dan çıkan feryat seslerini kimse duyamıyordu. katliam sonrasında şehitlerin üzerinde ve etrafında tam beş yüz elli mermi kovanı bulundu.kanlı baskının bilançosu: yirmi dokuz kişi kurşunlanarak şehit edilmiş, biri çocuk biri kadın, dört ki­şi de evlerinin içinde diri diri yakılarak şehid edilmiştir.köyde bulunan tüm evler ve araçlar yakılmış. başbağlar köyü büyük bir ızdırapla sabahı beklemektedir.

geldikleri gibi gittiler
militanlar topluca geldikleri köyden istediklerini elde ettikten sonra gittiler.başbağlar köyü karanlıktır artık.gökyüzü başbağlar'a ağlıyor.birkaç saat önce ne ezanı okuyan hoca, ne ezanın okunduğu cami, ne de camideki cemaatten eser kalmamıştır.
şimdi başbağlar'da yaşlı ninelerin ve çocukların feryat ve fi­ganları duyuluyor.militanlar köyü terk ederken şehitlerin yanlarına bir bildiri bıraktılar.bu bildiriyle ülkemizdeki alevi-sünni çatışmasını çıkarmaya çalıştılar.söz konusu bildiride bu katliamın sivas olaylarına misilleme olduğu belirtiliyordu.

vahşet
30 erkeğin 27' si hain kurşunlara hedef olup can verirken 5 ki­şi de evlerinde diri diri yakıldı. ölenlerin yüzleri tanınmaz haldeydi. kiminin kafatası parçalanmış , kimisinin de bağırsakları vücudundan dışarı çıkmıştı. diğer tarafta tutulan kadınlar sabahın olmasıyla er­keklerini aramaya çıktılar. köyün yüz metre ilerisinde, köyün tüm er­keklerinin parçalanmış vücutlarıyla karşılaştılar.
başbağlar katliamından 14 saat sonra güvenlik kuvvetleri başbağlılar köyüne ulaşabildiler. başbağlar katliamında şehit olan 32 kişi kemaliye' nin başpınar nahiyesinde toprağa verildi . yine aynı gün köyün imamı adil torun, erzincan merkezinde toprağa verildi. köyde bulunan kadınlar ve çocuklar istanbul 'daki akrabalarının ya­nına gönderildi.
bukalemun bukalemun
ülke içinde ikilik çıkarma amacına hizmet etmesi için katliamcılar tarafından intikam kisvesine büründürülmüş katliam. çok fazla açığa çıkarılmak istenmeyen verilerin de ışığında bazılarına göre sivas katliamı ile bir bütün olarak planlanmıştı.

sivas katliamı kadar medyanın ilgisini çekmemesi kafalarda soru işareti olmuş. iki sebep var sanırım. biri başbağlar katliamında hayatını kaybedenlerin daha gariban olması ve bu katliamın anılmasını üstlenecek derneklerin bulunmaması. diğeri ise ülkemde hassasiyetlerin siyasi olması. sivas katliamı irtica korkusunu taze tutmak açısından oldukça elverişli. başbağlar katliamı ise siyasi rant olmaktan daha uzak, sıradan ve aşağılık pkk eylemlerinden biri.
pelin87 pelin87
sözlükte benim katliamım daha acıklı insanlarını gözler önüne sermiştir. böyle bir acı verici olayı giri sayısı üzerinden yarıştırmak nasıl bir öküzlüktür anlamak mümkün değil.
burda giri sayısı az ise , suç senin benim suçum. sivas katliamının ne suçu var. orada 50 kişi daha ölseydi daha fazla giriyi mi hakedecekti orası.
mental retardasyon mental retardasyon
koskoca bir köy yakıldı.
ölümün ideolojisi olur mu? katillik katilliktir. katil heryerde katildir.
kimden neyin intikamı alınıyor?
olan yine halka oluyor aga. yazıktır.
hiçbirşey unutulmaz. hak yerini bulur dicem ama...yok o da olmayacak. zira pkk lı 20 kişi gözaltına alınıyor olayla alakalı, 18 i bırakılıyor, 2 si hapse giriyor. yani şimdi koca kötü, 33 kişiyi 2 kişi mi yaktı...
yazıktır.
sivasta yananlara da , başbağlar da kurşuna dizilenlere de yazıktır. akpyle yönetilene de, chp ye oy vermez zorunda olan sol yanı titreyenlere de... yazıktır.

ne olursa olsun olan köyde ki osman amcaya, şehir deki memur hüseyin dayıya, pazarda çiçek satan ayşe teyzeye, jopla dayak yiyen emekçiye, öğrenciye oluyor.

düzen değişsede düzülen aynı oluyor. alevileri toparlayim derken sunniler yanıyor, din elden gidiyor diye aleviler yanıyor.
leon de bruxelles leon de bruxelles
katliam zihniyetini taşıyanların her zaman olduğu gibi korkaklıklarını en iyi şekilde belirten savunmasız güçsüz insanlardan 33 ünü öldürmesiyle sonuçlanan olaydır ..
yenisekme yenisekme
derin devlet insaları solculara düşman etmek içün yapmıştır. bu herkesçe bilinir. provokasyon o provokasyon. o kadar büyütülecek bi olay değil. bir otobüs kazasında bile daha çok kişi ölüyor. ama üzücü bir olay tabi.
miyawmiyawmiyaw miyawmiyawmiyaw
ne zaman sivas katliamı hakkında bir şeyler söylense başbağlar katliamı'ndan açılır olay. sanki sivas katliamı'nı lanetleyen adamlar, başbağlar katliamı'na oh olsun diyorlarmış gibi. sanki iki katliamın da birbirinden alçakça olduğu kabul etmek imkansızmış gibi.

oysa ki ikisi birbirinden farklıdır. sivas katliamı konusu açılınca direk başbağlar katliamı'nı hatırlatmak, cahilliktir her şeyden öte ya da art niyet taşımanın sonucudur. başbağlar katliamı bir terör saldırısıdır. oysa sivas katliamı halkın devlet desteğiyle halka yaptığı bir saldırıdır. kısacası devlet terörüdür.
formanokökaltı formanokökaltı
bazılarının dediği gibi büyütülmüyor ne yazık ki,perde arkasında kalıyor pasif sosyalist türk halkı tarafından ama büyük bir olay değil,otobüs kazası gibi diyenlerin ölümü de sadece bir kişilik istatistik değil mi?
melle melle
ülkemiz üzerinde oynanan ve alevi ile sünnileri birbirine düşürmek için planlanmış olaylardan biri.başbağlar katliamından 3 gün önce sivas madımak otelindeki 37 aydın sözde müslümanlar tarafından yakılır.başbağlar katliamı ile madımakın öcü alındı izlenimi verilemek istendi
1 /