başkaları adına utanmak

3 /
loneliness loneliness
çoğu utanmaz kişinin yerine gerçekleştirdiğim eylem. bazıları farkında olmadan bazıları da bilerek bu duruma düşer. bilerek yapanların utandığımı yüzüne vururum.
jouissance jouissance
utanç yaratan bir durum sözkonusudur, utancın failleri utanmak yoluyla durumu kabul edilebilir kılmak, gerilimi üzerlerine alarak (yüzleri kızararak) boşaltmak yolunu seçmezler ve bu da ortada bir utanç fazlasının, bir lekenin somutlaşmasını getirir. utanç yaratan bu durumu daha önce yaşamış ve hayatında bir çizik olarak yer almış ("utanmalısın" buyruğunun üzerinde işlediği birisi) kişi ise bir görev bilinciyle utanç fazlasını üzerine alır.

belirtiyle özdeşleşmedir bu. belirtiyle özdeşleşmeyi kurn "utancı, üzüntüyü, yası üzerine alma" ise başkasının beniyle özdeşleşmenin bir tezahürüdür. kim adına utanılıyor? özel bir faili vardır illaki. (örnek mi? sarhoş arkadaşımızın yaptıklarından dolayı utanmak, salça olduğu kadından onun yerine özür dilemek..)
kozmokoçik kozmokoçik
eğer oturduğunuz cafedeki bir çift devamlı bağırarak tartışıyorsa, evet onlar adına olur. yalnız bi sonraki evre şiddetli bir öpüşmeye dönerse, bu sefer de bakmaya utanırsınız..
ceça ceça
bir gün her zaman ki takıldığım bara içmeye gittim ve bardaki arkadaş karşıladı, doğum gününe mi geldin diye sordu. sonra 5 - 6 saniye o mal şaşırmadan sonra ben kimin doğum günü ki diye sordum ve sınıftan bir kız arkadaşımın doğum gününün olduğunu söyledi. sonra her zaman ki gibi bilgisayarın başına geçtim, yanıma aldım biramı, önümde çerez, müzik dinlemeye başladım. arkadaşlar geldi oturdular ve o düzenlemeyi yapan arkadaş ben seni tamamen ututtum kusura bakma diye konuşmada bulundu. tabi ki doğum günü olan arkadaşımın bundan haberi olmadığı için ve onun bana karşı hatasını görmediğim için masalarına oturdum ve 1 bira içtim tekrar bilgisayarın başına geçtim. düzenlemeyi yapan arkadaş tekrar konuşmak için yanıma geldi ve bir parça istedi sonra neden masada oturmuyorsun diye sordu, teşekkür ettim ve ben böyle iyiyim dedim. geçe sonunda kafalar bi milyon olunca tabi rezillik çıktı ve olayları engellemek için masaya gittim. düzenlemeyi yapan arkadaş yerlerde sürünüyordu kaldırdım ve koluma girmeye çalıştı. ben kendimi geri çektim ve doğum günü kızına teslim ettim. aralarında en ayık olanı oydu çünkü. en sonunda çıkarken doğum günü olan arkadaşım düzenlemeyi yapan arkadaşımın adına ben çok utandım burada kusura bakma, iyi sabırlıymışsın dedi. ve herkes dağıldı. sonuç olarak edepli bir şekilde içseydi böyle herkesin önünde kendisini utandırmazdı, üstelik bu bir bayan ve o rezillikler hiç bir bayana yakışmayacak derecedeydi ..
n ni nic nick buldum buldum nickimi buldum n ni nic nick buldum buldum nickimi buldum
29 aralık 2013 fenerbahçe kayserispor maçının ardından yapılan basın toplantısında ersun yanal'a soru sormaya çalışan muhabiri izlerken kapıldığım duygu. ersun yanal'a sorduğu/soramadığı soru kelimesi kelimesine şöyle;

"hocam merhaba, bildiğiniz gibi son 2 haftada döviz eeeıııı fiyatları baya bi' arttı. varsa planlamanız özellikle kadrodaki futbolcular da ücretlerini döviz üzerinden alıyor ve eeee yapacağınız planlamalarda transferde şeye dö eeee bi' şeyiniz var mı, tasarrufunuz? bu artan döviz kurlarından sonra..."

ersun yanal hem sorudan dolayı şoka uğradı hem de adamı anlamak için yırtındı. bir ara öyle bir baktı ki, resmen "ne diyon la sen?" dedi gözleriyle.

ersun yanal'a ne döviz kurlardan, transfer bütçesini teknik direktör mü ayarlıyor ki sen bu soruyu hocaya soruyorsun. gerek seçtiği soru, gerekse bir türlü kendisini ifade edemeyişi vallaha beni utandırdı. muhabir olmuşsun, işinin en önemli kısmı soru sormak ve bırak soru sormayı iki kelimeyi bir araya getiremiyorsun. kimdi o adam bir yandan merak ediyorum bir yandan da görmek istemiyorum. görürsem valla çok üzülürüm.

başarıların devamını diliyorum muhabir kardeş. üzülme bir gün sen de güzel soruları güzel bir türkçe ile sorabileceksin. hadi inşallah!
asdfghjklzxcvbnm asdfghjklzxcvbnm
ne zaman yetenek sizsiniz e takılacak olsam yaşadığım durumdur. arkadaş bazı performanslar oluyor ekran başında ben utanıyorum, zaman zaman utancımdan kanal değiştiriyorum sen orda hala sırıtarak durabiliyorsun helal olsun...
sekizinci renk sekizinci renk
-eblek eblek suratını fotoğrafını çekip paylaşanlardan,
-yediği yemeğin fotoğrafını görgüsüzce paylaşandan,
-insanları sokak ortasında aşağılayan insanlardan,
-haksız yere günah alanlardan,
-insanlara hakettiği gibi davranmayan, saygı göstermeyen, değer vermeyen insanlardan,
-küfür edenlerden,
-sözlerini tutmayanlardan,
-zulüm edenlerden,
...

utanıyorum.
darkenfact darkenfact
her gün televizyonda badem bıyıklı bir güruhun yalanlar söylediğini görüp onlar adına utanmak.

düşünsenize lan 50-60 milyon insan senin hırsız olduğunu biliyor, sana hırsız diyor. katil diyor. türk bayrağını cebine koyduğun bir fotoğrafın altına insanlar "yine ne çalıyor lan bu?" filan diye yorum yapıyor. ailece yaptığınız yolsuzluklar meydana çıkmış, montaj dublaj diyorsun ama kimse yemiyor, herkes biliyor bal gibi gerçek. sen de biliyorsun ama pişkince hala karşılarına çıkabilecek utanmazlığı gösterebiliyorsun. herkes biliyor lan, lan yanında olan olmayan herkes senin hırsız olduğunu biliyor. en yakınındaki destekçin bile biliyor. karşılarına geçip konuşabiliyorsun.

işte bu gibi durumlarda hissedilen şeydir.

--

şaka lan şaka ne utanıcam ibnelerin yerine. ölsünler amına koyim.
korova milk bar korova milk bar
iğrenç ötesi bir histir. türkiye'de adına utanılacak insanın çok olması sebebiyle hergün hissedebileceğiniz bir durumdur. "adamın salaklığı ben neden utanıyom ulan??" deseniz de nafile. yanaklarınıza kadar kızarmışsınızdır artık.
3 /