başkaları için yaşamak

1 /
data data
hayatını başkalarının istediği doğrultusunda yönlendirerek karşındakinin mutluluğunu amaç haline getirmek
aqua aqua
boktan bir şeydir bu. siz başkaları için yaşarken başkaları bunu farketmez bile. onlara vakit ayırır değer verirsiniz ama günü geldiğinde ortada göt gibi kalan da siz olursunuz.
sansual sansual
yaşamın anlamını yitirecek hale gelmek. durdurulamazsa köleliğe dönüşebilecek kadar kötü sonuçları olan yaşam tarzı.
sailormoon sailormoon
baskaları için yasadıgını farkettiginde kendini suçlayabilecegin için yapılmaması gereken durum.genellikle deger verilen kişiler bu degeri haketmemişlerdir çünkü.
kanes kanes
kişinin kendini ötekileştirmesi durumudur. başkalarının dedikleri onlar için çok önemlidir. kendileri mi yoksa başkaları mı olurlar bilinmez. ama tek bilinen vardır hiçbir zaman içlerinden geldikleri gibi davranamazlar...akıllarında hep diğerleri vardır.
ayrıca fedai dediğimiz fedakar insanlar vardır. bunların en yakın örnekleri ise anneler ve babalar olur çoğu zaman çocuklarına hayatlarını adayan yüce insanlardır.
fakat hepsi bir sonuca çıkıyor birinci gruptakiler toplumdan onaylama beklerken ikinci gruptakiler ise aynı fedakarlığın kendilerine de yapılmasını bekliyor peki sonuç ne oluyor zamanın akıp gitmesi ve yaşama duyulan tatminsizlik.
yaşar yaşamaz yaşar yaşamaz
sorumlu hissettiğimiz her kişi aslında bizi başkaları için yaşayan bi başkası yapar.. özünüz ne kadar farklı olsada.

çok sevdiğim biri vardı. dışardan bakıldığında iki farklı uç gibi gözükecek kadar değişik dururduk birbirimizden. hayata bakış açımızdaki yakınlık muhabbet saatlerini uzatırdı bir gün laf esnasında bana aslında seninle benim aramda tek fark var sen kendini insanlara karşı sorumlu hissediyorsun ben hissetmiyorum diyerek aslında bana olayın özetini geçmişti.güzel insanı tekrar sevgiyle anıyorum..
bir cisim yaklaşıyor bir cisim yaklaşıyor
yanlış bir eylemdir.

insan kendi için yaşamalıdır.başkalarını mutlu etmek için birşeyler yapmakla eş isdeğildir bu durum. bu durum onların yerine nefes almayı istemeyi istemektir. onların hayatınızdan çıktığı zaman dilimi içerisinde boşlukta kaybolmaya aday bir hayalet olursun.

ne olursa olsun siz hep varsınız, karşınızdaki şahıs ise bir gün olmayacak. önemli olan anın içinde mutluluğu yakalamak fakat onu zincirlemeden. aksi takdirde kır zincirlerini sloganını sizin için atan çevreniz olur, o değil.
egomego egomego
koltuğuna oturdu ve etrafına yenilgi yorgunu gözlerle baktı. akıllı telefonuna, pahalı elbiselerine, yaptığı işe, bindiği arabaya birbir aklına geldi nasıl yürüdüğü, neden o gün öyle söylediğini, neden kanıtlama çabasına girdiğini bazı şeyleri, neden mücadele ettiğini.

hayat bir mücadeleydi ama işte dedi. ilk karşı argüman bu geldi. ardından cesaret buldu. ne yapacaktık yoksa? elbette böyle olcaktı. herkes gibi yaşıyoruz işte dedi.

herkes gibi yaşıyoruz. herkes öyle yaşadığı için. normal olabilmek adına. yalan da olsa...

herkes aptal bir ben mi akıllı?

yok yok herkes aptal değil elbet ama çoğunluk her zaman aldanmak ister.

neden?

çünkü bazen diğer türlüsü çok zordur.

kolay yol buysa madem?

ama bu da huzurlu değil.

evet hiç değil.

aldanmışlık rolü sadece tüm bunlar.

aldanamadık değil mi?

mümkün değil.

peki ya ne yapmalı?

durmalı.

sonra?

düşünmeli.

neyi? kimi? nasıl? ne zaman?

şimdi. kendini. hayatı. dünyayı. geçmişi. geleceği. evreni. ölümü. doğumu. eksikliği, tamlığı.

çok ağır.

ama huzurlu.

huzura ihtiyaç var.

hem de çok.

nerden başlamalı?

en zorundan.

yani?

kendinden. nefsinden.

nasıl?

yazılı reçetesi var mı bilmiyorum.

yüzleşecek miyim?

mecbur.

kaçamam değil mi?

hayır. kimse kaçamadı.

bu en zoru.

en zoru ve en değerli olanı. kendini yenemeden kazanamazsın. her an teyakkuzda olman gereken, sürekli taktiğin değiştiği ve bir ömür süren bir savaş bu. bu dünya hayatı basittir. sonu vardır. sonuna kadar giden yol da da rahat yoktur zaten. imtihanlar çetindir.

sonra tekrar baktı etrafına. akıllı telefonlara, bilgisayara, kitaplara. huzur neden yoktu bir türlü? neden tükettikçe doymuyordu? neden kazandıkça yetmiyordu? neden aldıkça tam olmuyordu? düşündü, düşündü...
1 /