başkanlık sistemi

1 /
frosted cupcake
1974 yılında geçici işçi statüsüyle iett'de işe başlıyor erdoğan, 1981'de kovuluyor.. hayatı boyunca emeğiyle para kazandığı tek gerçek mesleği bu! 15 senedir ülkecek bir iett şoförü kılıklının aşağılık kompleksini tatmin etmekle uğraşıyoruz.. çok değerli insanlar yaşıyor bu ülkede ama maalesef. çok yazık, karanlığa teslim ediliyoruz.
1
summerr
bu topluma müstahak olan sistemdir diyeceğim ama yine de dilim gitmiyor arkadaş.

ülkede rejim değişiyor; başlıklar hala bekaret arayan erkekler, kadınların memeleri, seri eksi verenler...
ropte
pek muhterem burhan kuzu bey, parlamenter sistem kokuşmuş bir ingiliz sistemidir demişti. ingilizler yüzyıllardır sürdürdüğü bu "kokuşmuş" yönetim biçimiyle üzerinde güneş batmayan imparatorluk adıyla bilinen güçlü bir devlet oldular. hala da dünyaya yön veren 3-4 büyük devletten biri.

başkanlık sistemini sayın erdoğan, keyfi ve kahyası için istiyorlar. hadi bu ego kaynaklı tutkuları gerçekleşti diyelim. erdoğan sonrası dönemi düşünüyorlar mı acep. bugün insanlar ak parti'ye, savunduğu ideolojiye ya da başkaca herhangi bir şeye değil, bizzat recep tayyip erdoğan'ın şahsına oy veriyorlar. ülkenin yarısının gücünü arkasına alacak bir lider daha gelecek mi? sanmıyorum. uzun yıllar liderlik karizması olan büyük bir lider geleceğine pek ihtimal vermiyorum. bu sebepten ülkenin geleceğini düşünselerdi başkanlık sisteminin uzun vadede bu ülkeye vereceği zararları görürlerdi.

tük milletinin hafızası zayıftır. ama tarih hiçbir şeyi unutmaz. vakti geldiğinde hatalarınızı yüzünüze öyle bir çarpar ki dün kahraman olanlar yarın hain, dün hain olanlar yarın kahraman olur.
arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
"pratikte türkiye'ye ve ekonomisine ne gibi bir faydası dokunacak?" sorusunun cevabı, trene bakan halktır.

yahu. 15 senedir hiçbir bok doğrulmamış, 'bizi kandırdılar' diye bir darbe içerikli korkutma seansı savuşturulmuş, elimizde hiçbir ama hiçbir kamu enstitüsü kalmamış çünkü hepsi 49 yıllığına kiralanmış iken; senin ülkenin samanı bile ithal etmek zorunda kalan bir agrakültürel yapılanmayken ve en büyük becerimiz inşaat sektörü ile hizmet sektöründe övündüğümüz üç beş kuruşluk, üretimsiz ve ihracatsız sikindirik yapılanma ise, demek ki bu ülkeyi adam gibi yönetememişler ve çare diye salladıkları şey, başbakan kalmış olması gereken bir adamın cumhurbaşkanı olayım da sarayımda yaşayayım, kavgasından fazlası olamaz.

bre ezik, kıçına don ithal ediyorsun. ne temiz suyun kalmış, ne dışarıya satmaya çalıştığın mamüllerin bir şanı şöhreti. et fiyatlarını düşürmek için bile angus ithal ediyorsun ve gelip başkanlık sisteminin bir bok değiştrebileceği halüsinasyonunun güzelliğini mi betimliyorsun bana?

gülerler yavrum.

başkanlık sistemi hiçbir boka yaramayacaktır. pratikte türkiye'ye hiçbir bok getirmeyecektir. parlementer sistem ile yapamadığınızı, başkanlık sistemi ile nah yaparsınız. - bunun cevabı bu kadar basittir.
denebola
"biz tek adamla cihan imparatorluğu kurduk ve emperyalist güçler bize çok sesliliği dayattılar"
böyle bir kafaya nasıl varabiliyorsunuz lan siz ?
hangi emperyalist güç tek adamı kontrol etmek varken, halkı özgür bırakan bir sisteme geçirir ülkeyi kontrol edebilmek için...
olur ya bu sisteme geçersek çok daha zor günler bizi bekliyor.
mutombo
"bir gemide iki kaptan olmaz"
"bir yumurtayı bi sürü kişi taşırsa yumurta düşer falan"
"bir ipte iki cambaz oynamaz; ben cambaz olsam oynamam şahsen..."

bu "kanıtlar" ışığında demek ki sistem yürümüyor; başkanlık sistemine geçmemiz lazım!

atasözleri ve deyimler sözlüğünün propaganda aracı olduğu bir siyasete sanırım ilk defa şahit oluyorum... neden geçilmesi gerektiğine dair hiçbir somut veri yok, neden ileri götüreceğine dair açıklama yok... oturup ağlayacağım artık yeminlen, bu kafaların yönettiği ülkede yaşıyoruz; tabi bombalardan kurtulabilirsek

haydi halka gidelim, var mısınız! 17 aralıkta gitmedik ama bu sefer gidelim bence çok iyi olur
ropte
neden hayır dememiz gerektiğini kısaca şöyle izleyelim:




hani klişe bir deyim ama: tehlikenin farkında mısınız? bu insanlar hakikaten çıldırmış!
2
jitemci
televizyon ekranlarda bir takım sahtekarların her derde deva diye satmaya çalıştığı ne idiğü belirsiz bitkisel ilaçlardan farksız hale gelen siyasal fantazi. her şeyin çözümü bu kerameti kendinden menkul gizemli sistemde.başkanlık sistemi geldiği zaman işsizlik son bulacak,terör tamamen bitecek,herkesin yatları,katları olacak,millet paraya para demiyecek.yiğit bulut'un deyimi ile"şimdi neyiniz varsa başkanlık sistemi gelince iki katına çıkacak".biraz dini hasasiyetiniz varsa şevki yılmaz'a göre; ayasofya'nın yeniden ibadete açılabilmesi için başkanlık sisteminin gelmesi gerekiyor.biraz milliyetçiyseniz merak etmeyin size de iyi haberler var.zira bir zamanlar ayaklar altına alınan milliyetçilikten medet umulmaya başlanmış.şu sıralar ısrarla "türk tipi başkanlık",türk tipi anayasa"öncelikle türk tipi başkanlık sistemi neyin nesidir?tabi onun da siyasal kültürümüzde tam bir karşılığı var mı?meslea çok özenilen osmanlı'da sadaret( başkabanlık) makanın yeri bellidir.lakin gel gör ki türk tipi denilince kulağa hoş gelebilir.başkanlık sistemi adı altında yapılan tartışmaları dinlediğiniz de sanırsınız ki getirilmek istenen şey sıradan bir sistem değil de campanella'nın güneş ülkesi ya da thomas more'un ütopyası.
tembel
bir kişinin başkan olması ve konuşanların isimlerini tahtaya yazması üzerine kurulu yönetim şeklidir. daha sonra, başkan kişinin, kankalarının isimlerini sünger ile silmesi, gıcık olduklarının isimlerinin yanına ise "bi daha konuştu" manasında çarpı işareti çizmesi ile olaylar gelişir. şüphesiz ki, konuşanlar listesi bulunmayan bir başkanlık sisteminin hayat damarları kesilmiş demektir.
thesecondwaltz
eyy kardeşlerim bunlaaar bize darbe yapmak suretiyle ilerleyen türkiyenin önüne geçmek istediler. bunlaar paraleeell yapının askerleri. kardeşlerim başkanlığa evet diyor muyuz?
- hülooooooğğ
dumrul
sokakta oluk gibi kan akarken, dolar 3'e dayanmışken, artık komşu komşuya karşı güven duymaz hale gelmişken, yanıbaşında senin azminle çıkan iç savaş neredeyse türkiye'ye yansımak üzereyken eli uzunun tek gündemdir.

şimdi biri çıkıp izah etsin. başkanlık sistemi gelince ne olacak?

şu anda yapamadığın ne var ki başkanlık sisteminde yapıp ülkeyi bir anda huzura kavuşturacaksın? şu an yapamadığın ne var lan senin?

orgenerali içeri tıktırmaktan, hoşuna gitmeyen her savcıyı - hakimi dilediğince süründürmeye kadar şu an yapamadığın ne var ki başkanlık sistemine geçilsin diye kendini yırtıyorsun. başbakan da bakan da savcı da hakim de polis de muhtar da jinekolog da 13 senedir sen değil misin ulan? karışmadığın, burnunu sokamadığın ne var?

şu gün iktidardaki kukla hükümet düşerse bu keyfiyetinin, bu yağma ve talan faaliyetinin sonu gelir diye mi bütün bu ısrar?
azwepsa
bugün itibariyle rte;

- açıkça partilidir. seçim döneminde meydan meydan gezip partisine oy isteyecek kadar partilidir.
- partisinin yöneticisidir. kağıt üzerinde adı geçmese de parti içindeki her hareket onayından geçmektedir. milletvekillerini hatta teşkilat yöneticilerini bile seçmekte.
- parti üzerindeki gücü sebebiyle zaten yasamadan istediği yasaları çıkartıyordu. ohal ile buna da gerek kalmadı. kanun hükmünde kararnamelerle yasamasını yapıp yürütüyor.
- "e ama o bakanlar kurulundan çıkıyor" derseniz, bakanlar kuruluna da zaten o başkanlık ediyor.
- yüksek yargıda onun atamadığı üyelerin yarısını onun kontrolündeki meclis, kalanını da kendileri seçiyor.

e peki getirilen teklif hangi eksiği kapatıyor? bir tek, başkan kendisiyle beraber meclisi de feshedebiliyor. bu da tayyip'in kullanacağı bir şey mi? meh.

yani diyeceğim o ki şu an içinde bulunduğumuz durumdan çok da büyük bir farklılık getirmiyor. olan oldu zaten. ancak iktidar tarafı bunu neden yepyeni ve tüm sorunları çözecek bir adım gibi görüyor anlamış değilim. şu an yapamadığınız ne getiriyorsunuz? ne değişecek de türkiye'nin gidişatını değiştirecek adımları atabilir hale geleceksiniz?

biri bana açıklasın lütfen.
4
teknokrasinin reisi
ele alınır hiçbir tarafı yok, tartışmaya da gerek yok. dünya, gelişen otomasyon ve özellikle yapay zeka yüzünden insanlık tarihinin gördüğü en büyük işsizlik krizine hazırlanırken, 3 boyutlu yazıcılarin potansiyel genetik uygulamaları tüm dünyayı korkuturken kısacası gelişmiş ülkeler ile diğerleri arasındaki fark tarihin hiçbir aşamasında olmadığı kadar artarken biz adamın tekini başkan yapmak için 40 takla atıyoruz.

pek çoğunuz farkında değilsiniz ama dünya, türkiye gibi teknoloji üretmeyen, ucuz iş gücü ile ayakta kalan ülkeler için korkunç bir yer haline dönüyor. üretimde yapay zeka ile otomasyona ve 3b yazıcı ile yerellesmeye gidiliyor, yenilebilir enerji ile enerji piyasası yerellesmeye başladı. türkiye gibi ülkeler gelecekte "gereksiz insanların gereksiz ülkesi" haline gelecek. elimizdeki kısıtlı zamanı, maddi kaynakları ve kısıtlı insan gücünü bu sorunları çözmeye harcamak yerine tek bir kişinin geleceğini güven altına almak için harcıyoruz. evet tek bir kişi için çocuklarınızın torunlarınızın geleceğini mahvediyorsunuz. türkiye de ki gelecek kuşakların sorunları demokrasi, uluslararası arenadaki saygısınsizlik hali olmayacak onların derdi karınlarını doyurmak olacak. avrupa dan arta kalanlari yemek için kendilerine benzeyen diğer ülkelerle (suriye, ırak, iran, afrika, orta asya ve hatta çin) yarışacak.

ben bu hengameden kendimi kurtaracak seviyede bir eğitim aldigima inanıyorum. umarım bu halkla birlikte ben de bu felaketi yaşamam. artık bu topraklarda vatanseverlik diye bir şey kalmadı.
10
keyif pezevengi
valla isterse dünyanın en süper siyasi sistemi olsun türkiye'de uygulanırsa götten anlaşılıp öyle uygulanır. boku çıkarılana dek bi güzel de suistimal edilir.
mesela parlamenter sistemi nasıl ne güzel uyguluyoruz değil mi?! fil amı kadar %10 baraj™, %7'yi geçemeyen partilere üçün biri fakat geçenler arasında parti yardım parası bi güzel paylaşılıyor, bir ilin tanımadığı etmediği adam sırf partisi meclise girdi diye o ili temsil ediyor...gidiyor böyle. bi sikim olmaz türkiye'den.
(bkz: bırak bırak siktin attın)
1 /