başkanlık sistemi

1 /
teknokrasinin reisi
ele alınır hiçbir tarafı yok, tartışmaya da gerek yok. dünya, gelişen otomasyon ve özellikle yapay zeka yüzünden insanlık tarihinin gördüğü en büyük işsizlik krizine hazırlanırken, 3 boyutlu yazıcılarin potansiyel genetik uygulamaları tüm dünyayı korkuturken kısacası gelişmiş ülkeler ile diğerleri arasındaki fark tarihin hiçbir aşamasında olmadığı kadar artarken biz adamın tekini başkan yapmak için 40 takla atıyoruz.

pek çoğunuz farkında değilsiniz ama dünya, türkiye gibi teknoloji üretmeyen, ucuz iş gücü ile ayakta kalan ülkeler için korkunç bir yer haline dönüyor. üretimde yapay zeka ile otomasyona ve 3b yazıcı ile yerellesmeye gidiliyor, yenilebilir enerji ile enerji piyasası yerellesmeye başladı. türkiye gibi ülkeler gelecekte "gereksiz insanların gereksiz ülkesi" haline gelecek. elimizdeki kısıtlı zamanı, maddi kaynakları ve kısıtlı insan gücünü bu sorunları çözmeye harcamak yerine tek bir kişinin geleceğini güven altına almak için harcıyoruz. evet tek bir kişi için çocuklarınızın torunlarınızın geleceğini mahvediyorsunuz. türkiye de ki gelecek kuşakların sorunları demokrasi, uluslararası arenadaki saygısınsizlik hali olmayacak onların derdi karınlarını doyurmak olacak. avrupa dan arta kalanlari yemek için kendilerine benzeyen diğer ülkelerle (suriye, ırak, iran, afrika, orta asya ve hatta çin) yarışacak.

ben bu hengameden kendimi kurtaracak seviyede bir eğitim aldigima inanıyorum. umarım bu halkla birlikte ben de bu felaketi yaşamam. artık bu topraklarda vatanseverlik diye bir şey kalmadı.
10
arctic fur ve elementium plated exhaust pipe
hakkında 'belki evet verirler' minvalinde masalların okunulmaya devam ettiği, yandaşlarının savunmak için mantıklı argüman üretememesine sebebiyet veren, 15 yıllık zayıf muhalefet karşısında gerçekleşmiş iktidar boyunca parlamenter sistem ile yapılamayanın ne olduğuna dair sorunun cevaplanamadığı, üzerine düşünülmemiş bilakis bir takımın yetki ve güç deliliğinin ürünü olan guraba sistem.

lanse ediliyor ki insanlar parti ve aday ayrımı gerçekleşecektir bu sistem ile. neye dayanarak bu iddiada bulunabilir bir insan evladı? ne teklif edilen değişiklikte, ne de pratikte öngörülebilecek bilimsel saptamalar dahilinde böyle bir önerme mümkün değildir. partili cumhurbaşkanlığı sistemi, parti ile aday arasında bir ayrım sağlamayacaktır; hele hele aynı teklif içerisinde, cumhurbaşkanı ve genel seçimlerin aynı gün yapılacağı hususu önemli bir yer kaplıyorsa, parti için oy atanın partinin adayına oy atmama ihtimali veya aday için oy atan seçmenin de adayın partisine oy atmama ihtimali çok düşüktür. istatistik bilimi bu önermenin bir istisnadan fazlası sayılmasına izin veremez.

ardından iddia edilen ise adalet ve kalkınma partisi hükümetinin olası bir oy kaybı. yine, neye; hangi istatistiki gerçeğe veya hangi faktörlere dayanarak bu iddiada bulunabiliyor? bir partiye ve partinin alfa erkeğine 15 sene boyunca oy vermiş bir insan evladı, cumhurbaşkanlığı sisteminin hangi getirisine binaen partiye veya adaya ama öne çıktığı üzere özellikle de partiye oy vermeyi kesecektir, hele hele oy verdiği cumhurbaşkanı adayının genel başkanlığını yürüttüğü partiye? böyle bir mantık yürütmek mümkün değildir, cumhurbaşkanlığı sistemi'nde adalet ve kalkınma partisi'nin oy kaybetmesi için daha travmatik bir olayın gerçekleşmesi gerekmektedir, gerçek enflasyon rakamlarının halkın ekmeğine sulandıra sulandıra saldırması yerine bir anda yüklenmesi gibi. aksi takdirde demokratik bir çerçevede, sosyoekonomik güvenlikleri bir parti ve üyelerinin kadroculuğu olan bireyler hiçbir şart altında partiye oy vermeyi kesmezler. böyle bir önerme mümkün değildir

---

kıytırık fikriyata istatistiki analizi anlatmak abesle iştigaldir elbette. adalet ve kalkınma partisi seçmeninin bakış açısını bırakın, herhangi bir siyasi hareket veya herhangi bir kümenin genellenebilmesi için gereken çoğunluğu sağlayamadığınız müddetçe, düşündüklerinizin pek de bir önemi yoktur. sen a şehrinin b semtine ek olarak c şehrinin d semtinin fikriyatına da hakim olabilirsin lakin dünyanın beşten büyük olduğunu her fırsatta dile getiren de ben değilim. bu ne demek? kendi kümeni bile genelleyemiyor, dahil olduğunu iddia ettiğin bir kesişim kümesini genellemeye çalışıyorsun. bu bariz bir hatadır.

adalet ve kalkınma partisi seçmeni simbiyotik bir organizma değil, bir çeşit kovan beynine de sahip değiller. değil mi güzel kardeşlerim? o zaman sizin kesişim kümenizde yer alan insanlar hakkında sallıyor olmanızın da bir anlamı bulunmamaktadır.

potansiyel demagojiye karşı argüman: yukarıdaki yazımda herhangi bir kümedeki bireylerin geneline yönelik subjektif iddia bulunmamaktadır. yani "beni benden daha iyi tanıyormuş" söylemi, basit bir cahillikten; okuduğunu anlamamaya özen göstermekten fazlası olarak okunamaz. aksi iddia edilecek bir argüman yaratılamaz.

üzgünüm. haksızsınız. hepiniz.
orta
dünyada insana en çok değer veren toplumların ilk 9 tanesinin içinde başkanlık sistemi ile yönetilen bir millet yoktur.gerisini artık siz düşünün.

ayrıca ileri demokrasi dediğimiz amerika'da bile bir trampın 3.dünya savaşı çıkarma ihtimalinin ne kadar yüksek olduğunuda görüyoruzdur umarım.bizdeki başkanlık sisteminde neler olur kim bilir.

sadece biraz düşünün.
spacetusubozulanadamındramı
uğur mumcu'nun 22 mayıs 1990 tarihli yazısı:



yakın tarihi okudukça sinirlenmemek elde değil. çünkü dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz.
hep boşuna demiyoruz. reco'nun her fırsatta kendine örnek olarak gösterdiği menderes'i de, özal'ı da, demokrasiden nasibini almayan, türk devletinin ve milletinin sırtına binen birer amipti.
ve ne ilginçtir ki bu üç şahsında en büyük emeli, türkiye'yi "küçük amerika" modunda ayarlayıp, güney amerika'nın muz cumhuriyeti tipi bir -sivil- diktatörlüğe yöneltmekti, ki sonuncusu, istediğini elde etmek için iç savaşı bile göze alacak kadar beynini dondurmuş vaziyette.
(hızlıresim yazısına tıklamanız yeterli, büyük boyda okumak için)
jacquouille la fripouille
bop başkanının ileride türkiye'yi bölüp federasyon sistemine geçiş sistemidir. başlangıcı budur, suriye anayasasıyla bir farkı yoktur, hani diktatör, katil esad diye bağırdıkları esad'ın anayasasına geçiştir.

tayyip burada piyondur, bu sisteme geçip ki bu sistem madem doğru neden 2 sene sonra geçiliyor? bunu evet diyecek arkadaşlarınıza bir sorsanıza size ne diyecekler?

sözlükteki pkk'lılara, 7 haziran'dan sonra devleti, askeri ve polisi katliamlarla suçlayanlara gelsin bu aşağıda yazdıklarım, evet dediğim yok, bazı yavşaklar bunu iddia edebilir, bu hazımsızlıklarındandır.


bu arada şunu da belirteyim, hayır diyoruz diye de bizi hdp'li, pkk'lı, fetöcü yapan yavşaklara, bizim çizgimiz bellidir. devletin yanıdır, akp'nin, siyasal islamcıların, pkk'lı kürtçülerin yanında değilim, sırf hayır diyoruz diye de sizinle aynı yolda olacağımı düşünenler var ise şimdiden söylüyorum bana yaklaşmasınlar, allaha yakın benden uzak olsunlar, vatan hainleriyle aynı çizgide değiliz.

bizim çigimiz vatandır, devlettir, mehmetçiktir/askerdir, polistir, atatürk'tür bunu bilesiniz ve bu sistem bizi geriye götüreceğinden #hayır diyorum ben.

kürtçülerin özerklik/federasyon hayalini gerçekleştirmemesi için #hayır diyorum...

diktatör yasası olduğu için #hayır diyorum, tek kişi herşeyi belirleyecek, istemediği ve hoşuna gitmeyen her düşünceyi hapise tıkılacağı için #hayır diyorum...

bu demek değildir ki biz devletin yanında değiliz, asker ve polisimizin yanında değiliz... bunun aksini düşünen varsa benle muhatap olmasın, şimdiden söylüyorum..

saygılar, sevgiler..
metrobüs körüğü
destekleyenlerin ve desteklemeyenlerin ne olduğunu ve içeriğinde neler olduğunu bilmeden sadece idelojisi ile aynı oyu kullanacakları maddelerden oluşan sistem. bence asıl ilginç olanı insanların umurunda değil başkanlık sistemi.hayır diyen birine sordum beni kadroya alacaklardı ama almıyorlar seçim sonrasına atıp çocuk kandırıyorlar diye hayır vereceğim diyor diğer evet diyense asgari ücretten yüksek para kazanıyorum evde aldım şimdi hayır deyip düzenimi bozamam diyor.burada önemli olan şey parti başkanlarının yapacakları seçim çalışmalarında bitiyor.hayır cephesi ortalığa yeni ve taze bir yüz veya etkili bir çalışma sürmediği sürece sandıktan tecrübe farkıyla evet çıkacağını düşünüyorum.
needforspeed
sürecin kronolojisine bakılırsa başkanlık sistemini getirmek için ülkenin tüm dengeleriyle oynanabileceği, her şeyin feda edilebileceği görülür.

başkanlık sisteminin ilk müttefiki biliyorsunuz kürt ayrılıkçı hareketi idi.

bu hareketle akp, liderliğini erdoğan ve apo'nun yaptığı açılım sürecinin sonucunda başkanlığı getirecekti.

sonra bir noktada bu güruhla erdoğan arasında bir açmaz oluştu. bunun sebeplerinden emin değilim.

erdoğan bunun ardından ince bir strateji değişikliğine gitti.

açılım sürecinin parsasını parti olarak toplamak istedi. bunun için doğu'da barzanili şiwan perwerli o meşhur mitingleri düzenledi.

o günlerde bunun tarihi bir hata olduğunu yazmıştım.

türkiye kürt ayrılıkçı hareketiyle barzani birbirlerini seven oluşumlar değiller. hdp'yi aradan çıkartıp ben doğrudan vatandaştan oy alırım yaklaşımı işlemez şeklinde.

erdoğan halkın nabzını iyi tutmasına rağmen bu noktada fena çuvalladı ve sonrasında da zaten haziran seçimlerinde beklenmedik sonuç çıktı.

bu noktada erdoğan tam tersi bir manevra yaptı.

bahçeli ile anlaştı ve koalisyon görüşmelerini çözümsüzlüğe sürükledi. bu arada anlaşmanın parçası olarak güneydoğu operasyonları başladı.

mhp ile yeni koalisyon kendisini bahçeli'nin başkanlık teklifiyle gösterdi. bu noktada türkeş'in akp'ye geçişini de ülkücülere verilen bir bilinçaltı mesajı olarak görmekte fayda var.

bu anlaşmanın diğer ayağı, yargı ve polis yoluyla mhp seçimlerinin engellenmesi ve bahçeli'nin koltuğunda tutulmasıdır çünkü yeni gelecek lider kim olursa olsun bu anlaşmayı bozacaktı.

şu anda yeni durum evet için yeterli gelmiyor ama bir yandan da her bir hamle birilerini kazanırken birilerini kaybettirebiliyor.

cansuyu kredileri vs dağıtıyorlar. araplardan başkanlık sonrasına çıkmak üzere sıcak para alıyorlar ama yetmiyor.

şimdi küskün kürt seçmeni bir şekilde evet sepetine dahil etmeye çalışıyorlar. bunun nasıl becerecekler merak içerisindeyim fakat bir şekilde başarabilirler.

neticede başkanlık sistemi bu oylamada da gelmezse muhtemelen ortalığı karıştıracaklardır.

bizlerse tek yapabileceğimiz şey olarak gidip hayır oyu verebileceğiz. en azından gelecek nesillere bıraktığımız bu borcu biraz hafifletmek anlamında.
1 /