başkanlık sistemi

1 /
spitfire
tek partinin başa geçtiği ve parti başkanının devlet ve hükümet başkanı olduğu sistemdir. temsilciler meclisi ve senato adlı iki farklı organı barındırır ve yasalar bu organlar tarafından çıkartılır. çok partili sistemlerde güney amerika'da birçok felakete sebebiyet vermiştir. avrupa'da hiçbir ülkede (eski doğu bloku ülkeleri hariç) rağbet görmemektedir. ayrıca not olarak türkiye gibi birçok farklı kültürü ve siyasi görüşü barındıran ve çok çabuk partiden bıkan insanların yaşadığı bir toplumda istikrar getirmesi çok zor olarak görülmektedir.
cerceve
türkiye için en uygun sistemdir, zira ne yazık ki güzel ülkemiz yıllar yılı koalisyonların istikrarsız yönetimlerine maruz kalmıştır. oysa ki başkanlık sisteminde halk hükümetini doğrudan seçecek, seçim vakti de çatır çatır hesabını sorabilecektir. ayrıca istikrar bahaneleriyle seçim barajının %10 olması gibi başka hiçbir avrupa ülkesinde görülmeyen durum da tarihe karışabilecektir. yasama ve yürütme yalnızca kağıt üzerinde değil gerçek hayatta da yürürlüğe girebilecektir.

(bkz: hayat bayram olsa)
oley be yehuu
ülkemizdeki gibi başbakan cumhurbaşkanı ayrımı olmadığı, kabaca tarif edersek ikisinin tek kişi olduğu, bunun yanında bakanların yetkisi olmayan, ancak başkanın yardımcıları konumunda bulundukları sistem. kısacası güçlü yürütme demektir, tabi sistemin sağlıklı işlemesi için güçlü yürütmenin güçlü bir denetimi olması gerekir. en iyi örneği abd'dir.

buna benzer ama kendine özgü diğer bir sistem için (bkz: yarı başkanlık sistemi)
çingene kanunları
devlet başkanın doğrudan doğruya ya da ona benzer şekilde halk oyundan çıktığı, önceden belirlenmiş görev süresi süresi içinde parlamentonun oyuyla görevden uzaklaştırılamadığı ve atadığı hükümetlere başkanlık ettiği veya onları bir şekilde yönlendirdiği takdirde başkanlık sistemidir. bu üç şartın hepsi yerine geldiğinde karşımızda saf bir başkanlık sistemi vardır diyebiliriz. yalnız abd hariç hiçbir ülkede başkanlık sistemi tıkırında gitmez. birçok darbeler, çöküntüler yaşamıştır diğerleri. (latin amerika'nın bazı ülkeleri) abd başkanlık sisteminin hem en iyi işleyen hem de orijinal örneğini oluşturur.
tembel
bir kişinin başkan olması ve konuşanların isimlerini tahtaya yazması üzerine kurulu yönetim şeklidir. daha sonra, başkan kişinin, kankalarının isimlerini sünger ile silmesi, gıcık olduklarının isimlerinin yanına ise "bi daha konuştu" manasında çarpı işareti çizmesi ile olaylar gelişir. şüphesiz ki, konuşanlar listesi bulunmayan bir başkanlık sisteminin hayat damarları kesilmiş demektir.
twiggy ramirez
amerikan anayasası'nın ürünüdür. hükümet tek kişiden oluşur. bakanlık yoktur. bakan diye adı geçenler başkanın sekreteri konumundaki insanlardır. yürütme tek kişiye aittir. kongre, yasamayı gerçekleştirebilir. yürütme ve yasama birbirinden kopuktur. başkan, kongre üyesi ya da milletvekili değildir. başkan, kongreye "yasaya ihtiyacım var" gibisinden mesaj verebilir. başkanın kongreyi veto etme hakkı vardır. başkanın görev süresi kongreye bağlı değildir. kongre, başkan hakkında güvensizlik oyu veremez. başkan, vatan hainliği harici suçlanamaz. başkanın görev süresi 4 yıldır.
jamesjoyce
kemal kılıçdaroğlu'nun chp genel başkanlığı'na getirilmesiyle türkiye'de de yönetim sistemi olmak yolunda ciddi adım atılmış sistemdir. şu anda akp zayıflatılmakta chp ise güçlendirilmektedir. özellikle aydın doğan medyası'nın yayın organları takip edildiğinde aynı 2002 seçimleri öncesinde akp'nin desteklendiği, güçlendirildiği, şişirildiği gibi şu anda chp'nin de aynı desteği gördüğü izlenmektedir. çok büyük ihtimalle bu günden sonra akp yönetimine karşı saldırılar had safhaya ulaşacak ve akp yöneticilerinin seçime kadar yapacağı veya yaptığı varsayılacağı hatalar ayyuka çıkacaktır. 2011 yılında yapılacak seçimlerde ise chp çok ciddi anlamda oy patlaması yapacak ve belki tek başına belki de bariz şekilde büyük ortak olarak koalisyon hükümeti kuracaktır.

seçimler sonrasında ise chp ilk anda özellikle ücretli çalışan ve emekliler için yaptığı hoş icraatlarla daha yüksek puanlar toplayacak ve elini daha da güçlendirecektir. ve chp iktidarının birkaç sene sonrasında chp ve akp dışındaki diğer partiler bir bir siyasi sahneden silinmeye başlayacaklar, bu partilerin ideolojisini seçmiş insanlar ise bu sefer chp veya akp olarak iki saftan birisini seçmek zorunda kalacaklardır ya da apolitik olarak hayatlarına devam edeceklerdir.

bilindiği gibi amerika'da iki adet kutup vardır. cumhuriyetçiler ve demokratlar olarak adlandırılan bu kutuplar 4 senede bir yapılan seçimlerde yarışırlar ve genelde 8 senede bir yönetim el değiştirir. cumhuriyetçilerin (bush vb) iktidarda olduğu dönemde sermaye ciddi anlamda güç kazanır ve genelde işçi hakları göz ardı edilir. demokratlar (obama vb) başa geçtiğinde ise yönetim işçi haklarını daha çok gözetmeye başlarken sermaye sahiplerinin sıkıntıları artmaya başlar. 8. senenin sonuna doğru her iki yönetimde de hakları göz ardı edilen kesimlerin serzenişleri artar ve iktidar yavaş yavaş zayıflayarak koltuğu rakibine bırakır. amerikan başkanlık sisteminde siyasi ve ekonomik dengenin sağlanabilmesi için bu 8 senelik periyot bu şekilde tekrar etmek zorundadır aksi taktirde ülkede büyük bunalımlar oluşur.

tabi amerika'da bu kutuplara verilen isimler türkiye'ye uyarlandığında daha mufazakar olan akp cumhuriyetçilerin yerini alırken chp ise demokratların yerinde duracaktır. doğal olarak bizdeki isimler farklı olacaktır ki bence an favori isimler chp için cumhuriyetçiler, akp için ise liberaller olacaktır. her iki kutup ta iktidarı ele geçirdiği zaman aynı amerika'da benzerlerinin yaptığı icraatları yapacaklar ve 8 senede bir ülkede iktidar el değiştirecektir.
addictionary
uğur mumcu'nun 1982 anayasası için yazmış olduğu yazılarda da belirtildiği üzere, tarihte suistimale yapısı itibarı ile oldukça fazla maruz kalmış bir sistem.

"aldıkaçtı anayasası, neredeyse ulus egemenliğini bir tek kişiye devredecek ölçüde "tek adam yönetimi" getirmektedir. geçmiş siyasal olaylar göz önünde tutulursa, şu taslak ile getirilen sistemin, adına ne denirse densin, sonunda, "başkancı sistem"e kayması çok büyük olasılıktır" (uğur mumcu, "başkancı sistem...", 28 ağustos 1982).

birçok güney amerika ve afrika ülkesi, abd modeli "başkanlık sistemi"ne geçmek vaadiyle "başkancı sistem"e geçerek diktatörlüğe teslim oldu. kavram kargaşasını herkesten yoğun yaşayan bir toplum olarak, sonumuzun onlara benzememesini dilerim.
1 /