bastırma

mistir loba loba mistir loba loba
mesela çocuk küçükken küçükken babasından çok dayak yemiştir,büyüdüğünde gazetede babasından dayak yiyerek hastanelik olan çocuğun haberi okuduğunda bu anısını hatırlamak istemez,derinlere iter.
lousalome68 lousalome68
lacan'a göre bilinçaltının başlangıcını simgeleyen öğe.

yeni doğan çocuk anneden olan isteğini konuşamıyor bile olsa ağlayarak bazı seslerle ifade eder. fakat anne bu yardım çağrılarının bazılarında çocuğu ya anlayamaz, derdine derman olamaz ya da onunla ilgilenemeyecek kadar çok babayla meşguldür.

ve çocuk bu durumu içine atar. bu duruma birincil bastırma adı verilir.

bastırma daha genel olarak ise, olgular karşısında zihnin aslında çok daha önce yaşadığı bir olayla olumlu ya da olumsuz bir bağlantı kurması veya yeni olguyu onun yerine koyması ile tekrar tekrar gercekleşir.
balefulwhisper balefulwhisper
" bastırma olmadığın bir kimse olman demektir. kendini yok etmenin bir yoludur. intihardır; elbette çok yavaş bir şekilde ama çok kesin, yavaşça zehirlenmedir. ifade etmek hayattır; bastırma intihardır. bastırarak zihin bölünür. kabul ettiğin kısım bilinç haline gelir ve reddettiğin kısım bilinçaltı haline gelir. bu bölünme doğal değildir, bölünme bastırma yüzünden oluşur. ve bilinçaltına toplumun reddettiği tüm pislikleri atmaya devam edersin. ancak unutma oraya attığın her ne olursa olsun giderek daha çok senin bir parçan haline gelir: o senin ellerine, kemiklerinin içine, kalp atışlarının içine siner.
kalp rahatsızlığı kalpte bastırılan çok fazla öfke demektir, o kadar çok nefret var ki kalp zehirlenmiştir. " * *
imkanatutuldum imkanatutuldum
"lacan'a göre insan kendi gerçekliğini giderek üst üste yığılan metaforlarla düşünür,böylelikle kendi gerçekliğiyle düşüncesi arasında bir uçurum meydana gelir. üst üste yapılan metaforlar ardında bilinçdışı simgeler kalmıştır. insan kendi gerçekliğini giderek daha toplumsallaşmış simgelerle düşünür ve dile getirirken asıl çıplak gerçekliğini dile getiren simgeleri geride, bilinçdışında bırakmış olur. kültürün simgesel düzenin sağladığı, hatta empoze ettiği metaforlar zinciri, bastırmadan başka bir şey değildir. insan biyolojik bir varlıktan kültürel bir özne olma yolunda, temel dürtülerine toplumsallaşmış tatminler aramak suretiyle ilerler. o halde gerçeklik ilkesi denen şeyde kastedilen "gerçeklik" doğal bir gerçeklik değil, kültürel bir gerçekliktir ve bu ilke de haz ilkesinde tam anlamıyla karşıt sayılamaz. gerçeklik ilkesi altında "özne", ilkel dürtülerine kültürel tatminler arar. her kültürel isteğin ardında bilinçdışı bir arzu yatar.
demek ki lacan'a göre bastırma, simgesel arzulara toplum tarafından kabul gören daha "uygar" simgelerin ikame edilmesinden ibarettir." freud'dan lacan'a psikanaliz/saffet murat tura