batınilik

earendill earendill
batınilik esoterizmin türkçesidir. esoterizmin öztürkçesi ise "içrek öğreti"dir. bunun da anlamı sadece belli insanlara malum olan, onların içine doğan ilahi bilgiler demektir, diğer bir deyişle kanıtlanabilirliği genel ve kategorik nitelik içermeyen yani tam ve gerçek tanımıyla "bilimsel olmayan", asla gözlemlenemeyen bilgilerdir. batıni inanışlar diğer dini inanışlardan "mucize" kavramı ile ayrılırlar. batını bir bilimdışılıktan farklı olarak monoteistik dinlerin peygamberleri, sadece o ana ve kendilerine özel bir doğaüstü olay sergilerler/sergiledikleri iddia edilir, bu doğaüstü olay sadece ve sadece onların peygamberliklerini doğrulayıcı olma amacıyla gerçekleşmiştir, ve sadece başka hiç kimsenin hiç bir zaman yapamayacağı bir şeydir, onlar bile sadece kendi güçleriyle yapmamışlardır, anlık olarak "verilmiş" bir yetki kullanırlar, ve yaptıkları şey her şeyden önemlisi alenidir, herkesin görmesine açıktır. buna karşılık batıni inanışlar safi inanıştırlar. bu yapısından ötürü tüm batıni inanışlar istisnasız biçimde "gizli öğretilere" dayanırlar, "gizli öğreti", "esrar", "sır" gibi kavramlar batıni bilgilerin diğer adıdır, hiç bir batıni öğreti yoktur ki "gizli" olmasın. bu gizlilik inanışın gözlemlenebilir doğal düzenin dışına ilişkin iddialarının açıktan bir savunusunun yapılamamasından kaynaklanır. batıni inanışların mensupları, mensubiyetlerini saklar ve semboloji üzerinden birbirilerini tanırlar. inanışlarına göre öğretide ilerledikçe zamanla bilgiler açılacak, doğa üstülüğe adım atılacaktır, ama henüz bu aşamaya gelinmediği için test etmek de doğru olmayacaktır.
aslında tabii bu gizlilik daha çok bir şekilde alışılmış olan dünya algısının yıkılmasıyla oluşacak travmanın hissedilmesinden ötürüdür. onlara göre bilgisiz cahil insanların alaylarına maruz kalmamak için bunlardan bahsetmemek lazımdır, çünkü basit ve bilgisiz olduklarından hemen "kanıt" görmek isteyeceklerdir, hemen somuta indirgemek isteyeceklerdir, oysa bu iş böyle çiğ bir iş değildir, şaklabanlık hiç değildir, basit dünyevi somutlukların ötesinde bir ulvilik vardır, bir kere buna inanıp kendini bu işe samimiyetle vermeyen birisinin birinci dakkada "hani, niye uçmuyorsun" demesi çiğliktir, görmemişliktir, o mertebeye ulaşan birisi zaten uçmak gibi basit dünyevi isteklerden de arınır, istese uçar ama, artık öyle kişisel arzulardan, cahilce tatminlerden de arınmıştır, nedir yani, uçup da ne olacak, evrenin şu devri daiminin parçası olduğumuza oturduğumuz yerde hayran hayran konsantre olmak varken uçmak nedir yani. cahil insanlara o yüzden bundan bahsedilmez. kendi batıni grubunun dışındaki herkes de cahildir zaten.
elem i mucevher elem i mucevher
hasan sabbah'ın, alamut kalesinde eğitimini verdiği tarikattır. terör eylemleri yapan ve bunu dini temellere dayandıran bir oluşumdur. o dönemde karşıklıklardan kaçmak, açlıktan kurtulmak isteyen çocuk ya da genç bünyelerin tek kaçış noktasıydı.
rıza özçolak rıza özçolak
batınilik içinde bir çok ermiş olarak anılan kişileri barındırmıştır. nesimi bir batıniydi daha sonra husrifiliği seçti. ama hasan sabbah hiç bir zaman terör eylemi gerçekleştirmedi. o allah ve kula arasındaki hiç bir sözün bizim bildiğimiz gibi değil yani asıl anlamında olmadığını söyledi. nizamülmülke suikastten melikşahın haberi vardı. çünkü eşi olan zat bu işin en başından planlamıştı. çünkü nizam kendileri için tehlikeydi. ayrıca daha sonraları nizamcılar diye bir grupta aynı hasan sabbahta olduğu gibi bir çok suikast gerçekleştirdi. ancak adını duyurmasına yetmedi. ölümünden sonra kurulması bu örgütün adını duyurmadı. hasan sabbah zulmeden ve halkı korkutan insanlara karşı savaştı. ayrıca mezhepsel yada inanış kavgaları yüzyıllardır var. ismaililer suçlanırken ebu süfyanın alevilere söylediği ve yaptığı katliamlar hiç dile getirilmiyor. hasan sabbah sünnü veya ismaili olarak bakmadı ayrıca ismail olmayan bir çok kişide vardı yanında. çünkü anlattıkları her insanı etkileyen bir dille ve gerçekçi açıklandı. dinin ve hadisleri imamların yada hocaların ağzından dinlemek gerçek anlamlarını duymak değildir. gerçeği araştıran yani kuranın ve hadislerin gerçek anlamlarını aramaktı amaçları.