bazı acı gerçekler

güse güse
trafikte neden bu kadar çok araba sürmeyi bilmeyen insan olduğunun açıklaması olan acı gerçekler.

10 yıl kadar önce, ailem kendimize ait araçla şehirler arası bir yolculuk yaparken radara yakalanıyor. polis çeviriyor. babama ceza yazılacak. babam ehliyetini veriyor ve bomba patlıyor:

polis diyor ki: sizin ehliyetiniz sahte.

arkadaşlar babam 1961 senesinde istanbul kadıköy trafik müdürlüğü'nden ehliyetini almış.
(babam ehliyet alırken yokuşta kukalarla u harfi yapılıyor ve eski model arabalarla geri geri o u'yu dönmeniz isteniyormuş. araba yokuşta kalkarken lastiğe cetvel koyuyor, 15cm'den fazla geri kayarsanız ehliyet vermiyorlarmış. bunların hepsini babam bana yaptırdı.)
abisi şoförmüş ve ona daha ilkokulda araba kullanmayı öğretmeye başlamış. sadece kullanmayı değil tamirini de biliyor. çok şoförlük yapmış. otobüs, taksi…yokluktan biraz geç aklı başına gelmiş, geç üniversiteye gitmiş. iş güç sahibi olunca evlenmiş. ama türkiye şartlarına göre geç evlenmiş. ben de 9.5 sene sonra doğmuşum. babamla yaş farkımız çok.

neyse babam şok olmuş. ehliyet bir kadının üstüne gözüküyormuş. babamı alıp karakola götürmüşler iyi mi! ehliyet sahibi adam suçlu durumuna düşüyor.

sonra karakolda babam demiş ki benim arabada özürlü çocuğum var, ben eğlenemem. o perişan olur. benim ehliyetim gerçek, siz sahtekarı bulun. ne ceza uygulanacaksa çocuğumu eve götürünce uygulayın. gideceğim adres bu, ilgili karakola haber verin demiş.

sonra istanbul'a gelince trafik müdürlüğüne dilekçe vermiş. ve o zaman babamın ehliyeti kendi adına geçirildi.

babam dilekçe verince bilmem kaç tane sahte ehliyet daha iptal edilmiş. belli ki işini düzgün yapan bir insan, kokuyu alınca işin sonuna kadar gitmiş…

bakın bunlar neden oluyor biliyor musunuz? kolaycılıktan. çok ünlü biri, kendi adına doğuda birini sınava sokarken yakalanıp mahkemelik oldu.

şimdi kafası basmayan, sınavı geçemeyen, yeteneksiz, şımarık büyüdüğü için uğraşmak istemeyen…bir sürü insan ben istiyorum olacak diyor ve herkes parayla satın alınabildiği için bu işler oluyor.

muhtemelen babamın yaşına baktılar. bu adam yaşlı kullanmıyordur diyerek ehliyet seri numarasını başkasının adına düzenlediler.

burada bitiyor mu? hayır.

eski tip ehliyetlerin yenileriyle değişeceği haber olunca bunu babama söyledim. o da gerekli evrakları, doktor raporu dahil, toplayıp nüfus müdürlüğüne gitti.
ben de içime doğmuş gibi dedim ki sakın ehliyetini onlara verme, el koyarlar. başına böyle bir iş geldi yaşlısın diye, yine olur dedim.

bakın bu işler olurken de bu işlemle ilgili çok üst düzey bir akrabamız var. onu hiç aramıyoruz. biz sıradan vatandaş ne yapıyorsa onu yapıyoruz.

ben almanyadayım. babam gitti. ehliyetini aldılar, o da bana değil onlara güvenip verdi.

arkadaşlar babamın ehliyetini yok ettiler, ona alenen hakaret ettiler, doktor raporunu cebine koyup sen evine git amca diye yüzüne sırıtmalar…20 gün süründürdüler şu gün gel bugün gel diye. bakın babam yaşlı ama şu an trafiktekilerin hepsinden iyi araba sürüyor hala.

babam o kadar üzüldü ki, akrabamızı ara diyorum aramıyor. ben aradım.

ne oldu biliyor musunuz? o nüfus müdürlüğünün müdürü bana, anneme, babama ne işiniz olursa arayın, haftasonları bir ihtiyaç olursa gelirim…şeklinde yalakalıklar yaptı.

annem demiş ki: her vatandaşın a'sı yok. bizim vardı da işimiz çözüldü. ya o, olmasaydı? ya biz sıradan vatandaş olsaydık?

arkadaşlar bakın ülkenin her kademesinde ama her kademesinde kokuşmuşluk, kendi kendilerine ağa paşa kesilme almış gitmiş. adamın elinde sağlık raporu var, yaşına bakıp ehliyet yenilememek sana mı kaldı? çok biliyorsan trafikteki saatli bombaların ehliyetlerini iptal et.

gerçekler acı…çok acı arkadaşlar
bu başlıktaki 17 giriyi daha gör