bazı acı gerçekler

güse güse
tıp eğitimi almış insanların çoğunun ruh sağlığının bozuk olduğu gerçeği.

sebep: gerçekten istedikleri için değil, gelir iyi, iş garantisi var, saygın diye, aileleri istiyor diye zorla, tıp gibi oldukça zor bir bölümü okumuş olmaları.

ben babamın mesleği sebebiyle eğitimli insanlarla dolu bir çevrede büyüdüm. bu insanların çocukları da eğitimli. içlerinde tıp okuyanlar da var.

tıp fakültelerinde gerçekten deliren öğrenciler mi dersiniz, eğitim sırasında tikler geliştirip sinir ilaçları kullanmaya başlayanlar mı yoksa bir poşet ilaç kullandığı halde çocuk doktoru olarak çalışmakta olan insanlar mı…

arkadaşlar bu meslek sadece gönülle, yürekten istenerek yapılabilecek bir meslek. ve ne yazık ki çoğu doktor böyle değil.

ama gönülle yapanlar da evliya gibi oluyor. insanlar onları yürekten seviyorlar.

ben küçük yaşta talihsiz bir sebeple ameliyat oldum. babam en üst derecede devlet memuruydu, fark ödeyerek özel oda hakkımız vardı ancak özel odalar dolu diye birkaç gün altı kişilik odada kaldım. annem yanımdaydı, refakatçi yatağı yoktu. yanımdaki yatak boşaldı ve o da evden getirdiğimiz çarşaflardan birini bu yatağa serip biraz uzandı.

(annem başörtüsü takar ama iğneli tesettür değil. önden şöyle bir bağlar. ve atatürkçüdür. başörtüsünü artık çıkartacağını, belli bir kesime ait bir sembol haline geldiğini ve bundan rahatsız olduğunu da herkese söyler.)

bir doktor içeri girdi. anneme öyle hakaretler etti ki oda buz kesti.

bu insanın doktorlukla uzaktan yakından ilgisi yok çünkü insanlıktan nasip almamış.

bir aile dostumuz kendisi doktor ve yine doktorla evli. evli olduğu kişi gerçek doktor ve her hastasına şahsi telefonunu verir. ne zaman ararlarsa yardımcı olur, çok iyidir. devlet hastanelerinde çalıştı hep hala öyle ve hiç özel muayenehanesi de olmadı. ne yazık ki bizim aile dostumuz bu işten rahatsız olur. hoşlanmaz. doktor mudur? hayır. tıp eğitimini tamamladı. hepsi bu.

başka bir doktor, türkiye'de ünlü, kardeşimi görmekten bile rahatsız olup odasından dışarı çıkarılmasını buyurdu. adamda ruh kalmamış. doktor mu? değil. ameliyat yapan bir robot. makine.

gönlü olmayan, empati yapamayan insandan doktor olmaz. severek isteyerek çok isteyerek okumak gerek. para için değil.

benim annemin amcası cumhuriyetin yetiştirdiği ilk doktorlardandı. hep doğuda hizmet etti. tatillerde köyüne gider, fakir köylüyü para almadan muayene edermiş. onun geldiğini duyan gariban köylüler sabahına kapıda kuyruk olurmuş. o da güleryüzle ve tatlı dille hepsini muayene eder gerekli tedaviyi yaparmış. o insanlar da kendileri için kıymetli ne varsa (yumurta, süt gibi) hediye olarak getirirlermiş.

eğer bir işi yapmaktaki amaç para, makam, ünse bilin ki yanlış yoldasınız ve kendinizi yok ediyorsunuz. mutsuz olacaksınız, huzursuz olacaksınız, hayat sizin için boşa koşuşturmadan başka bir şey olmayacak ve sonunda da elinizde bir şey kalmayacak. ruh sağlığı böyle bozuluyor işte.
bu başlıktaki 17 giriyi daha gör