bazı bilgiler

3 /
güse güse
yürümek koşmaktan daha faydalıdır.

arkadaşlar yeni bir pazar yaratabilmek için koşu özellikle son yıllarda çok popüler bir hale getirildi. çünkü koşu kıyafeti, ayakkabısı alacaksınız…

ama genleriniz yürümeye programlı. insanlar afrika'dan çıkıp yürüyerek amerika'ya gittiler. vücudunuza iyi gelen yürümek. kodunuz bu.

atalar sadece tehlike anlarında koştular. zaten her gün yeterli yürüyüş yaparsanız ve yeterli protein alarak beslenirseniz, bir süre sonra bacaklarınızın nasıl güçlendiğini göreceksiniz.

vücuttaki en büyük kas grubu bacaklarda. bacak kasları çok önemli.

koşmak, eğer doğru pozisyonu koruyamazsanız sakatlanmalara sebep olabiliyor. tıpkı ağırlık çalışmak gibi.

sakatlanmak ise sizi spor yapamaz hale getirir ve uzun süre ara verirseniz tekrar başlayamama tehlikesi var.

ağırlık çalışanlar da hareketleri yanlış yapmaktan, ağırlıkları bilinçsiz arttırmaktan ciddi sakatlanmalar yaşıyorlar.

arkadaşlar yürüyün. yürümek ilk başta sıkıcı gelebilir ama sebat ederseniz bağımlı olacaksınız.

mesela adım saymak motivasyon arttırıyor.
ilk başta hep gittiğiniz yerlere giderken de adımları sayıp, 30-40 dakikalık yürüyüşlerle başlayın. üşenmeyin, eve sipariş edeceğinize markete yürüyerek gidin. gidiş geliş kaç adım bir bakın. yavaş yavaş bir bakmışsınız daha da uzun yürüyorsunuz. hadi 8500 adım olmuşum, 10bin yapayım demeye başlamışsınız.

yürüyün arkadaşlar. yürüyüşçüler koşamadıkları için değil, yürümeyi sevdikleri için yürüyorlar.
ayrıca yürürken 10-15 dakikada bir 3-5 dakika koşabilirsiniz. bu şekilde bir egzersiz yaptığınızda, metabolizmanız hep koşmaktan da fazla enerji harcar.
güse güse
sebebi ne bilmiyorum ama dambılların ağırlıkları aynı değil.

arkadaşlar ben merak edip aldığım her dambılı tarttım. diyelim 1.5 kglık bir set aldım. biri 1.560 kg ise diğeri 1.480 kg oluyor... nedenini bilen yorum yazabilir.

neden böyle bir şey yaptın derseniz de, bilmiyorum. sadece ben böyle biriyim.

(evet bir sürü dambılım var.)
acarabi acarabi
sağlık için düzenli yürüyüş ve protein ağırlıklı dengeli beslenebilmek için ayda en az net 12.000 tl gerekiyormuş.
ben demiyorum, konunun uzmanı beslenme hocaları diyor.
bazı bilgiler işte...
güse güse
ülkemiz ve insanımız gerçekten çok güzel. evet bir sürü sorun var ama halkın bilerek cahil bırakıldığını, bunun bir plan olduğunu düşünürseniz, tüm planlar bozulduğunda her şeyin düzelmesi garanti.

arkadaşlar bu almanlara "ben alman vatandaşı olmaktan vazgeçtim. kendim ve çocuğum için sürecin sonlandırılmasını istiyorum." yazdım, onları boşa meşgul ettiğim için bir ödeme de yaptım.
ve o günden beri benden huzurlusu yok.

günlük hayatta yaşadığım saçma sorunları geçtim, şu ülkede taş taş üstünde kalmasa, voldemort maşalarını kullanarak iç savaş çıkarsa, ülkemizi ele geçirmek ve türklerden nefret ettikleri için bizi yok etmek gayesiyle dışarıdan da saldırsalar, bir daha ne almanya'ya ne de başka bir ülkeye geri gitmektense allah benim ve çocuğumun canını burada alsın daha iyi.

hatta voldemort ve adamları şu dünyadan temizlenmedikçe, allah bir daha, voldemortla işbirliği yapan, kendi halklarının dahi düşmanı olan memleketlere turistik olarak bile gitmeyi nasip etmesin.

amin.

(eğer bu dediğim olur ve çocuğumla ölürsem bizi aynı mezara gömsünler. mezar için özel bir yer istemiyorum. istanbul'da olsun, kafi. bunu da böyle diliyorum çünkü öyle bir durum olsa kocamın çocuğu al buraya gel diye beynimi yiyeceğini biliyorum.bana tek başıma bir şey olsa da çocuğumun oralarda yetişmesini asla istemem. allah da nasip etmesin. allah ülkemi onların ülkesinden iyi yapsın. onlar buraya gelmeye uğraşsınlar.)
güse güse
pandeminin başında çok zor zamanlar geçiren italya'yı seyreden avrupa ülkelerinin, 'italyan devleti ölen yaşlı insanların emekli maaşlarından şu kadar lira kâr etti' diye haberler yapması.

arkadaşlar değerli yönetmenimiz ferzan özpetek bu iğrenç tavır karşısında italyanca harika yazılar yazdı instagram hesabında. merkel'e ve macron'a açıkça meydan okudu. bunu daha önce de yazdım. bir italyan bunu yapamaz. bunu ancak bir türk yapar.

italya'ya küba ve çin yardım gönderdi. avrupa birliği seyretti.

bir insan italya'ya 20 yıl tatile gitsin. her yıl başka bir yerine gider ve sıkılmaz. cennet gibi bir ülke.

kimler kıskanıyor dersiniz? deniz kıyıları çok güzel italya'nın. bilmem anladınız mı?
güse güse
pandeminin başında italya'da görülen ilk covid vakaları roma'da iki çinli turistti denildi. ama sonradan böyle olmadığı ortaya çıktı.

ilk vaka kuzey italya'da bir dağ köyünde yaşayan orta yaşlı bir italyandı ve hiçbir turistle bağlantısı olmamıştı.

yani düşünce gücüyle köyünde covid olmuştu…

çin'i bitirme planları çerçevesinde suçlanan iki turist (karı-koca) iyileştikten sonra italya'da tedavilerini yapan hastaneye ciddi bir miktar para bağışı yaptı.
güse güse
uzakdoğu dövüş sanatlarının idmanları inanılmaz kalori yaktırır.

boks idmanları keza öyle.

sinir sistemini güçlendirmeleri de cabası.

kadınlar için jillian michaels'ın dvdleri ve app'inde programları var. jillian bu işin eğitimini almış.

her gün 1 bardak adaçayı içmek de sinir sistemini güçlendiriyor.
güse güse
kadınlar erkeklerden güçlü olabilir.

2011 yılında bir gün kocamla bir yere gidiyoruz. uzun bir merdivenden inmeye başladık ve kocamın ayağı takıldı. bir anda havada ters döndü ve kafasının üzerine çakılacak şekilde serbest düşüşe geçti.

sağ elimle kolundan tuttum ve ayaklarının üzerinde dik duracak şekilde doğrulttum. (kocam da ağırlık çalışan, kas kütlesi fazla bir insandır. göründüğünden ağırdır yani)

kendisi bunu asla unutamaz ve nasıl oldu, bu bir mucizeydi der. ben de benim elim değildi allah'ın eliydi derim ama çocukken annem bana çok damacana, su bidonu vs taşıttı. allah çalışana yardım ediyor. 1 damacana galiba 16 litre. iki kolumla iki bidon ve iki damacanayı yakınmadan uzun mesafeler taşımışlığım, bu şekilde merdiven inip çıkmışlığım var.
güse güse
günlük adım sayısı hedefini tutturmanın vücuda sağladığı faydaların, adımın atıldığı süreden bağımsız olduğu yapılan bilimsel çalışmalarla ispat edildi.

"1 saatte şu kadar adım atmalısınız/atsanız daha faydalı." gibi tüm ifadeler böylece çöpe gitti.

gün içinde aktif olarak adım sayısı hedefinize ulaşmanız kafi. bunun dışında haftada 3 kez ile başlayarak zaman içerisinde her gün bir idman yapacak duruma gelmeniz çok önemli.

tabii ki bir insan her gün ağırlık çalışamaz. kas kütlesi kazanımında dinlenmek, egzersizin kendisinden daha önemli. ama boş günlerinizde pilates gibi kasları yırtmadan vücuda denge ve kuvvet kazandıran egzersizler yapabilirsiniz. yoga gibi esneklik kazandıran…ilginize göre çeşitlendirilebilir.

kesintisiz yürümeye başladıktan 20-30 dakika sonra vücudun yağ yakmaya başladığı düşünülürse, yağ yakma hedefi olanların en az 35-40 dakikayı tek seferde, hiç durmadan yürümesi hayati diyebiliriz.

spor yaparken sevdiğiniz müzikleri dinlemek de vücut ve beynin birlikte daha koordine çalışmasını ve egzersizden sağlanan faydanın artmasını sağlıyor. (bunu daha önce yazdım.)

üşenmeyin, kendinize yürümek için bahaneler bulun. işyerindeyseniz çayınızı gidip kendiniz alın.
avrupa'da kahveci/çaycı diye bir müessese yok. ben çalışırken, çay ocağı şöyle dursun, arşive bile kendim iner dosyalarımı kendim alırdım.

adım atacak bahane bulun.
arayan bulur.
güse güse
umumi havuzlar çok düzenli ve çok iyi temizlenmedikleri an pislik yuvası olurlar. öyle iğrenç olurlar ki, o hallerini görürseniz, benim gibi bir daha asla bir sürü insanın girdiği havuza girmeme kararı alabilirsiniz.

yazlığımızın olduğu sitenin yarı olimpik yüzme havuzu var. sitedekiler de eğitimli insanlar oldukları için havuz temizliği site yönetiminin bir numaralı masraf kalemlerinden birini oluşturuyor.

bu havuz ben ilkokuldayken açıldı. daha o zamandan beri havuza girerken mantar engelleyici ilaçlı ayak suyuna basmadan havuza girilmez. duş almadan havuza girmek yasak. havuz belirlenmiş saatler dışında açık kalmaz ve kapanınca özel bir robot içine atılır ve robot sabaha kadar havuzdaki pislikleri temizler. günlük ilacı, bakımı derken… hayli masraflı ve zahmetlidir.

bir sene yazlıkta havuz sezonu kapandıktan sonra da kaldık ve annem bir akşam yürüyüşü sonrası gidip havuza bakmamı söyledi.

kapanalı sadece birkaç gün olmuştu ama havuzun suyu çamur gibiydi ve insanın bakınca kusası geliyordu. bu suya mı girdim? diye sorgulatıyordu manzara. ben gördüm ve bir daha o havuza girmedim.

denizi severim ve girerim ancak o gün bugün umumi havuzu çok zorunlu olmadıkça kullanmam. kendi şahsıma ait havuzlu bir eve sahip olacak durumum hiç olmadı. şu anda elime imkan geçse insanlar böyle sefilken o kadar masrafı kendi keyfim için yapmaya utanırım. bugün ışıkta iki minik çocuk dileniyordu.

ben çalışırken, zaten bahçesinde havuzu olan süper lüks villa sahiplerinin, hiçbir izin almadan bahçenin altını kazdırıp kapalı havuz, hamam yaptırdıklarını ve buralara özel italyan mermerleri getirttiklerini gözlerimle gördüm. kendi gözümden şüphe edeyim desem yanımda şahidim de vardı.

buraya harcadığın parayla gel doğuda bir okul yap desem, hadi o zoruna gider var olan okulun eksiklerini gider desem bana düşman gibi bakacak ve nefret edecek insanlar ellerine atatürklü bayraklar alıp ülkemiz elden gitti diye ağlaşıyorlar…çok medeniler ve atatürkçüler. bu halktan da bir şey olmayacağına eminler.

neyse.

demem o ki bazı değerler de böyledir. her gün bıkmadan usanmadan, bugün de mi, yine mi demeden bizim havuz görevlisi hacı turgut amcamız gibi sabah namazını kılıp erkenden o bakımları yapmanız gerekir. yoksa elinizdeki berrak su bir anda çamur olur.

bu havuz ilk başta yapılacağı zaman babam deniz suyunun en temiz su olduğunu, denizin kendini temizlediğini, kurulacak bir sistemle deniz suyunu devridaim edecek bir havuz yapılmasını söylemişti.

tabii ki herkes çılgın olduğunu düşündü. vücuda ne zarar verdiği bilinmeyen kimyasallarla temiz tuttuklarını sandıkları havuza biz de yıllardır aidat ödüyoruz. babam 31 senede bugüne kadar 1 kez bile girmedi hep denize gitti. ben de o manzarayı gördüm göreli 20 senedir girmiyorum. annem zaten ne denize ne havuza girmez. ben girdiğim süre boyunca her seferinde gözlerim kan çanağı olurdu. suya ne kadar ilaç konuluyordu varın düşünün.

3 tarafı harika denizlerle çevrili memlekette havuz özentisi başladı başlayalı denizler de pislik içinde…

havuz dediğiniz şey denizin yokluğunda ya da soğuk havalarda kullanılmak maksadıyla yapılacak, yapılınca da çok emek ve masraf gerektirecek bir şey.
güse güse
adele'in someone like you şarkısı incelenmiş ve bu şarkıyı dinleyenlerin kalp ritmlerinin düzene girdiği, sakinleştikleri gözlemlenmiş. ruha çok iyi geliyormuş. bir bilimsel makale yazmış bilim insanları.

gerçekten adele'in harika bir sesi ve müziği var. çok ünlü olmuş her şeyde allah'ın mesajlarını arayın...allah bir şeyi severse tüm insanlara sevdirir. ben adele'i biraz geç tanıdım. bu şarkıyla tanıdım. bu bana hitap etmese de albümde sevdiğim başka şarkılar oldu. hala da listemdeler. ve o gün bugün adele'i beğenerek dinlerim. inanılmaz bir yetenek. 41 kere maşallah.

3 /