bazı durumlar

güse güse
bunlar insanların bizzat sorumlu olduğu durumlar.

arkadaşlar peygamber efendimiz mekke'den medineye hicret edeceği zaman bir manyak, daha küçük bir çocuk olan kızını tekmelemişti. öyle tekmeledi ki hz fatıma yere savruldu ve kan kustu.

ebu cehil denilen melun her yerde peygamberin aleyhine konuşuyor ve yapmadığı kötülüğü bırakmıyordu.

bu ikisinin başı öldürülecekler listesindeydi. hatta öyle ki ebu cehil'i öldürerek peygamberin gönlünü almak için insanlar savaş meydanında birbirleriyle yarıştılar.

yani bazı durumlar var ki, şahit olanlara da iş düşer.

yıl olmuş 2021 ve allah en başından beri savaş, ölüm değil uzlaşma istiyor. islamın indiği yıllarda bu anlaşılamadı. bu nedenle bu günlere geldik.
ama ebu cehiller ve küçücük çocuğu tekmeleyenler hala var.

siz ne yapmalısınız?

bunları kalbinizde öldüreceksiniz, görmezden geleceksiniz, sözle öldüreceksiniz, yazıyla öldüreceksiniz… bunları vicdanlarıyla baş başa bırakacaksınız. yalnızlık allah'a mahsus diye boşuna denilmemiş. en kötü şey dışlanmaktır. dışlayacaksınız.

eğer böylelerini görürseniz bu boynunuzun borcu, allah'ın ve peygamberin bile rızası olan durumlar bunlar. asla unutmayın.
insanlık için yapacaksınız. başkalarına yapamasınlar diye. bazı şeyler insanlığa sığmaz zira. masum bir çocuğu tekmelemek ya da sadece iyi niyetle, iyi şeyler söyleyen bir insana sürekli kötülük yapmak gibi.

hele ki uyardığınız halde anlamıyorsa acımayın.

kolay gelsin.
güse güse
beni bir o kadar şaşırtan, bir o kadar da "işte bu yüzden bu haldeyiz" dedirten durumlar.

evet arkadaşlar artık çoğunuzun bildiği üzere ben müzik dinlemeyi çok seviyorum. o an dinlediğim şarkıyı paylaşınca da sanatçıya ve esere link veriyorum. sonra da kontrol ediyorum doğru mu diye. ve bir kere bakınca da okumadan duramadığım için okuyorum bazılarını.

bazen hakikaten yorumlar öyle oluyor ki frekansımı düşürecek diye o başlıktan çıkıyorum. o yorumları yazmış olanlar şu an mutsuzsa hiç düşünmesinler neden diye. allahın yarattığı bir kul için o kadar negatif şeyler yazıp, acımasız eleştiriler yapıp bir de mutlu mu olacaktınız?

hakikaten bana çok garip gelen yorumlar görüyorum.
arkadaşlar insanların özel hayatları onları ilgilendirir.

ziya paşa'mın çok güzel bir sözü vardır: "ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz."

yok kilosu, yok boşanması, yok siyasi duruşu…
hayır size de kızmıyorum çünkü bunlar haber yapılıyor ve gözünüze sokuluyor.
kayıtsız kalamıyorsunuz.
voldi uyumuyor ama siz uyuyorsunuz.

sonra şöyle bir yaklaşım var işte ben bu sanatçıyı biliyorum, ama bazıları hiç anlamaz yine de beğeniyor. arkadaşım ne mutlu hiç o tarz müzikle ilgilenmeyen insana bile dinletebilmiş şarkıyı. bu ne kadar büyük bir başarı.

bak bana. hiç kendimi kasıyor muyum? metallica the unforgiven 2 dinliyorum peşinden neşet ertaş ,neredesin sen. ruhumu böyle koruyorum. hep mozart dinlersem çürürüm.

çok sevdiğim iki sanatçının bir konser kaydı var. ben bunu dinlemeyi çok severim. şarkıların birinin başında bir tanesi başka bir sanatçıyı kendince küçümsüyor.
seyirciden bile çok az ses çıkıyor, diğer sanatçı da sessiz…bakıyor ki beklediği ilgi yok yineliyor.

sevgili sanatçı, biliyor musun o kişi halkı temsil ediyor. o nerelerden geçti de o kişi oldu biliyor musun? gönlü ne çileler çekti? sonra sen unutulur gidersin, o unutulmaz. lütfen bu yaptığına pişman ol, ben seni seviyorum ve bunu sana yakıştıramıyorum.

kimse kimseyi küçük görecek durumda değil. hiç birimiz allah değiliz.
ve belli bir üne erişmiş herkes, halk tarafından seviliyor demektir. bu insanlara laf uzatmak allah'a ve onları seven halka laf uzatmaktır. bu yüzden yapmamalısınız.

yapmayın.
güse güse
tüylerimi diken diken eden durumlar.

arkadaşlar kimse kimseden üstün değil. peygamberimiz veda hutbesinde demiştir ki "üstünlük takva iledir."

sizin elinizde, kınadığınız insanların kınadığınız davranışlarını hatta beterini ölene kadar yapmayacağınıza dair allah'tan bir garanti belgesi yoksa kimseyi kınamayın.

allah yarattıkları söz konusu olunca inanılmaz hassas ve adil. bunu bugüne kadar anlatılan menkıbelerden, kurandan, hadislerden anlıyoruz.
sürekli bir son nefes vurgusu var mesela. ömür boyu ibadet edip son nefeste imansız gitme tehlikesi var.
ve size son nefesinizde de allah'tan başka yardım edecek kimse yok.

öyle günahkar insan vardır ki, kimsenin görmediği bir yerde bir garibana üç kuruş verir. allah o garibanın duası yüzü suyu hürmetine bütün günahları affeder.

bakın, hz. musa birini öldürmüştür. buna rağmen peygamber olmuştur. kuranı çok iyi okuyun. çok iyi anlayın. okuduğunuz her şeyi derin düşünün.

"ve birisini öldürmüştün de seni tasadan kurtarmış, ardından da seni ciddi sınavlardan geçirmiştik. bu sebeple yıllarca medyen halkının arasında kaldın, sonra mukadder olduğu üzere buraya geldin, ey mûsâ!" taha suresi, 40

bir program vardı ve çok popüler olmuştu. ben televizyon izlemeyi sevmem ama babam bu programı izliyordu ve bu programda bir yarışmacıyı çok seviyordu. bu yarışmacıya bir jüri üyesi çok gönül kırıcı bir şey söyledi. babam ağladı üzüntüden.
o yarışmacı orada herkesin ve yarışmayı izleyen tüm insanların önünde yerin dibine geçti.
sonrası malum.
eminim o jüri üyesi de çokça pişman oldu. kulları hakkında allah hüküm verir. biz veremeyiz.

benim çok yakın bir akrabam, bir gün, yanında çalışan kahyasını, basit bir sebeple korkunç bir şekilde aşağıladı. ben de buna şahit oldum. o, o hakaretleri ederken ben utandım. adamcağızın 2 çocuğu vardı, gönlü kırıldı. ben de içimden "bu insan hiç böyle biri değildi, başına bir gelecek var ki böyle yapıyor" diye düşündüm. ve o akrabam tüm varlığını kaybetti, yerinden yurdundan oldu.

bakın ne benim, ne başkasının garantisi yok.
kimseyi ama kimseyi hataları sebebiyle aşağılamayın, küçük görmeyin.

bir yürekten pişmanlığa, bir içten gözyaşına bakar her şey. allah sizi alır, evliya mertebesine çıkarır.

"﴾166﴿ kendilerine yasak edilen şeyler karşısında küstahça diretince onlara, "aşağılık maymunlar olun!" dedik." araf suresi

ya da diretirseniz böyle oluyorsunuz.

iyi pazarlar.