bazı gariplikler

güse güse
bunlar beni derin düşüncelere gark etmiş garipliklerdir.

çocuk doktoruna ya da eczaneye gittiğimde, hemen üzüm şekeri denilen ve aynen bildiğimiz haplara benzeyen beyaz minik şeyleri çıkarıp çocuğun gözüne sokuyorlar. bir gün doktora dedim ki: " bunlar çocukların ilacın şeker gibi yenilecek bir şey olduğunu içselleştirmesine sebep oluyor. siz bir doktorsunuz lütfen bunu vermeyin."

ama anlamıyorlar, sürekli bunu hediye edelim diye çocuğun gözüne sokuyorlar.

artık kapıdan girerken lütfen üzüm şekeri teklif etmeyin ben vermiyorum diye belirtme gereği duyuyorum.

şeker büyüme hormonunu baskılıyor ve insanı aptallaştırıyor. ben çocuğuma kendisi talep etmedikçe şeker vermiyorum. talep ettiğinde de lindt %90 kakaolu çikolata veriyorum. 100 gramında 7 gr şeker var.
ama bir doğum günü vs varsa, ya da yanımızda biri pasta yiyorsa o noktada karışmıyorum. psikopat değilim. fakat gidip şekerlere para vermem.
mesela walkers shortbread 100 gramında 16 gram şekerle, eğer tatlı isterse vereceğim tek bisküvidir. içeriği de gayet temizdir.

aldığım her şeyin içeriğini okurum. çünkü türk, okur.

okumayı bildiği halde okumamak da başka bir garipliktir.
2
hayaletin garip huyları hayaletin garip huyları
safkan bir türk olarak ben de aldıgim herseyin içeriğini okurum. ve yine bir türk olarak okuduğumu dikkate almam. bu bize genlerimizden aktarılan miras. ambalaj okumayan türküm demesin.
güse güse
aynen öyle! türk yaparsa en iyisini yapar! her okuduğuna da inanmaz!
bu başlıktaki 132 giriyi daha gör