bazı gariplikler

güse güse
bunları sadece ben mi fark ediyorum, bu kadar mı yalnızım şu evrende diye düşünüp durduğum gariplikler.

neyse ki akıllı avrupalılar var tanıdığım. onlar da benim gibi düşünüyor.

çinin nüfusu milyarı geçkin. salgının başladığı wuhan şehri 11 milyon nüfuslu galiba, eyalet hubei ise 60 milyon.

koca çinde 90bin küsür vaka var. adamlar salgının en başında işi bitirdiler.

herkesin hayranı olduğu "batı batı batı" diye uykularında bile sayıkladığı amerika, avrupa milyonlarca covid vakası açıkladı.

pandeminin başında merkel çıkıp nüfusun şu kadarı enfekte olacak, hastaneler şu kadar yetersiz, bu yüzden dikkat edin diye açıklama yaparken instagramına bir yorum yazmıştım. çin'i beğenmiyorsunuz ama bir çin kadar olamıyor musunuz? neden bunca insan ölecek diye açıklama yapıyorsunuz? neden insanları korkutuyorsunuz?

yorumumu sildiler.

arkadaşlar almanya pandemi süresince fransadan bir sürü hasta aldı hastanelerine.

almanyada yeterli hastane var.
bu neyin kafası ben anlamadım?

burada vefat eden babamın kuzeninin alman eşi, isviçrede bir grubun üyesi. düzenli mektupla bülten alıyor. aydın insanlardan oluşan bir grup bu grup.
bu bültenlerde bizi ilgilendiren konular olunca bize getirirdi ve okuturdu.

mart 2020'de de ocak 2020 bültenini getirdi. orada bunun planlı olduğu, özellikle yapıldığı, virüsü kendilerinin hazırladığı yazıyordu.

yani olaylara şöyle bir uzaktan bakınca da hakikaten öyle.

bu noktada da planı bozan çin'e sonsuz teşekkürler.
fransa kadar nüfusu var eyaletin. tüm nüfusa yayılmadan işi bitirdiler.

ya da plan tam tersi miydi? çin'in zaten baş edeceğini biliyorlardı da, kendileri neredeyse her şeyi çinde ürettikleri için, gidip gelen batılılar virüsü getirsin ve salgın sebebiyle çinden nefret edilsin mi istendi? ne oldu? asıl hedef kendi insanları olabilir mi?

yani türkiyeyi 2020 yazında risk listesinden çıkarmayan ama bir tur şirketi hükümete dayatınca egede 3 ili risk bölgesinden çıkaran insanlardan bahsediyoruz.

ben tek başıma düşünmeye devam edeyim. siz de oturduğunuz yerden batı hayranlığına devam edin.

inanın hiç birinizin karşılarında sempatik davranmanızı bile hak etmeyecek bir zihniyetten bahsediyoruz. 9 yıl içlerinde yaşadım. tatillerimi türkiye'de değil avrupanın başka yerlerinde yaptım çoğunlukla.

kendinize, ülkenize olan inancınızı nasıl da yitirdiğinizi görüyorum ama bunca psikolojik manipülasyona karşı koymak zor. bunu herkes yapamaz. bu yüzden de kızmıyorum.
bu başlıktaki 197 giriyi daha gör