bazı gerçekler

güse güse
almanya'da almanların hukuk ve tıp eğitimi alanlara "zengin çocuğu" diyor olması.

evet arkadaşlar yanlış duymadınız. almanya'da genel müdürle işçi arasında uçurumlar olmadığı için, birçok insan neden o kadar kafa patlatacağım diyor ve mesleki eğitim alıp hayata atılıyorlar.

tıp ve hukuk eğitimleri çok uzun sürdüğü ve almanlar yapı itibariyle çocuklarını 15-16 yaşında evden sepetlemek istedikleri için de onca yıl okuyabiliyorsa zengin bir ailesi var deniliyor. adamlar çocuklarına bile harcayacakları paranın hesabını yapıyor. alman hesabı olayı o boyutta. market kasasında aldıklarını ayrı ayrı ödeyen karı kocaların olduğu bir ülke.

birçok genç meslek okulunda öğrenciyken, eğitimini aldığı meslekle ilgili bir stajyer pozisyonunda işe başlayıp, maaş alıyor ve sonrasında o fabrikada ya da firmada kalıcı kadroya geçiyorlar.

ben hukukla çok ilgili olduğum için hatta bir ara almanya'da hukuk okuyayım diye niyetlendiğim için eğitimi araştırdım.

şöyle: üniversite 3. sınıfa geçerken bir ödev veriyorsunuz. bir ve ikide öğrendiklerinizi kapsıyor. eğer kabul edilmezse sonsuz kez birden tekrar başlama hakkınız var. üçü ve dördü okuduğunuzda iş bitmiyor. iki adet devlet sınavına giriyorsunuz. bu sınavlar oldukça zor. her sınavda iki hakkınız var ve daha ilk sınavda bile iki kez kaldığınız an bir daha hukukla ilgili hiçbir şey yapamıyorsunuz.

oldukça stresli ve riskli bir eğitim. zorluyor insanları. yani almanya'da avukat, hakim, savcı olmuş insanlara saygı duyun.

ben ilk sınavı ilk seferde geçememiş ve sırf bu yüzden ikinciye girişini sürekli erteleten insan tanıdım. çünkü çok korkuyor. şu anda çalışabiliyor mahkemelerde bazı görevleri yapabiliyor ama avukat sıfatı yok. ikinci kez girip geçemezse bunları da yapamayacak…

çıkarılacak sonuç: bazı mesleklerin eğitimler özellikle zorlaştırılmalı ve uzun tutulmalı ki gerçekten yürekten isteyenler seçsin. çünkü yürekten isteyen başarır.