beceriksiz

kimyasalıgüzelinsan kimyasalıgüzelinsan
kabuğunu koparmadan
ne bir elmayı soyabildim
ne de iyileştirebildim bir yaramı
ama karşıma çıkınca
kızmadım hiç elma kurduna
bendim çünkü bıçağı saplayan
onun yurduna

şair diyorlar benim için
bilmiyorum oysa
her şiire konmalı mı uyak
her yere nedense
konamıyor tayyare
hay dilimi
arı türkçe soksun; uçak

kaptan olmak isterdim
aynanın karşısında
eski bir sinema yıldızı
gibi ağlayan
istanbul hatlarında
bir fırça hafifliğiyle gidip
gelen vapurlara

eskimo bir şair dokunuyor omuzuma
ve kız kulesi'ni göstererek
bırak artık diyor üzülmeyi
yedi tepeli bu şehirde
şiir okunacak tek yer
elbette denizin ortasındaki
şu küçük buz dağı

terzi olsa da babam
sökük dikmesini beceremem
beni yalnızca sen anlarsın
iğnenin deliğinden geçsin
diye ipliklerin
bir anlık ıslatıldığı dudaklara
takılıp kalan annem

sunay akın
ceket yok pantolon verelim ceket yok pantolon verelim
bir seni seviyorum
iki seni seviyorum
üç seni seviyorum
seni çokca seviyorum

bunu söyleyebilmek için varımı güçümü sarfediyorum
arzu edilen bir incelikle
dünyada bilemedim ben o en küçük şeyi
arzu uyandırmayı
uyandırmayı istediğim anda bile

buysa eğer sözü edilen duygu masum bir teşhirciliktir alt tarafı
fiziksel olduğu kadar ahlaksal da bir konu
allahın belası şey tüm bunlar hiç de ferahlatıcı değil
çekim gücü olarak sıfır noktası

louis aragon
elcordobez elcordobez
muhteşem bir sunay akın şiiridir;

kabuğunu koparmadan
ne bir elmayı soyabildim
ne de iyileştirebildim bir yaramı
ama karşıma çıkınca
kızmadım hiç elma kurduna
bendim çünkü bıçağı saplayan
onun yurduna

şair diyorlar benim için
bilmiyorum oysa
her şiire konmalı mı uyak
her yere nedense
konamıyor teyyare
hay dilimi
arı türkçe soksun; uçak

kaptan olmak isterdim
aynanın karşısında
eski bir sinema yıldızı
gibi ağlayan
istanbul'un hatlarında
bir fırça hafifliğiyle gidip
gelen vapurlara

eskimo bir şair dokunuyor omuzuma
ve kız kulesi'ni göstererek
bırak artık diyor üzülmeyi
yedi tepeli bu şehirde
şiir okunacak tek yer
elbette denizin ortasındaki
şu küçük buz dağı

terzi olsa da babam
sökük dikmesini beceremem
beni yalnızca sen anlarsın
iğnenin deliğinden geçsin
diye ipliklerin
bir anlık ıslatıldığı dudaklara
takılıp kalan annem