bedelli askerlik

85 /
kumanda altında bulunmayan tekne kumanda altında bulunmayan tekne
dövizlinin 2 bin eurodan 5 bin euro olursa tecilimi bozup yapacağım askerlik türüdür. aynı hesaba gelecek ücret olarak.(30 bin lira nedir lan?)

nizamiyeden girip 1 ay şalteri kapatıp yapıp çıkacağız artık.

yavaş yavaş değişik bir oluşuma doğru gidiyoruz bence. vergiler, bedelliler kurtarmayacak çünkü yakında. neyimiz varsa alıp toplama kampına alırlar, çadılarda takılırız. bizim gayrimenkulleri de elimizden alıp suriye'yi komple yerleştirirler yerimize. ankara'nın doğusuna atarlar. kaçıp iltica edebilenlerimiz batıya geçip ortalığın anasını sikerler. suriyeli olmadığımız için yeni türkiye'den (surkiye mi demeliyim?) mülteci maaşı alabileceğimizi sanmıyorum ama. bakalım kısmet.
kızıl kurt kızıl kurt
dün kütahya hava er eğitim tugay komutanlığından terhis belgemi alarak döndüm

tugayın içerisindeki vefa hastanesine diyecek hiçbir sözüm yok. astsubay çavuşlar bile hastanedeki doktorların ilgisizliği ve tecrübesizliğinden şikayetçi, ''arkadaşlar hasta da olsanız dayanın terhis oldukta sonra gidin kasap bunlar'' falan dediler, yanlış teşhislerle sağlam giren bir kaç kişiyi hasta ettiklerini söylediler. bakteriyel enfeksiyonlarda ve üsyelerde ısrarla erlere antibiyotik yazılmaması insanlık ayıbı, üstelik 16b celbinde 1 er zatürreden ölmüşken, sadece 16. bölükte 2'si çavuş 1'i onbaşı 7 kişiye zatürre teşhisi koyulmuşken antibiyotik tedavisi başlanmaması rezillik, herkese aynı ilaçlar yazılmış, fiziksel muayene bile edilmedik, bir de ''yalan söylüyorlar çoğu hasta değil bunların'' diyerek erleri rencide ediyorlar, yemin töreninden bölüğün yarısı öksürerek, kanlı sümkürerek terhis oldu, ayıptır bu vatanın evlatları bunlar. yoğun fiziksel aktivite, uykusuzluk, düşük bağışıklık ve koğuş sisteminin olduğu bir ortamda viral başlayan her enfeksiyon bakteriyel enfeksiyona da döner. götünüze girsin yazmadığınız antibiyotikler.

ben de hastalıktan nasibini alanlardanım. kötü hava koşullarından dolayı iştimaları koridorlarda aldık, bir kaç kişi emre itaatsizlik edip emir verilmeden parka çıkarttığı için parkalarımızı boğazımıza kadar çekip 1 saat koridorda iştimada bekledik ve ceza aldık, sonra dışarı buz gibi havaya eğitime çıkınca bölüğün yarısı o gün aksırıp öksürmeye başladı, enfeksiyon da hızlıca yayıldı. son 2 haftayı olduğu gibi hasta geçirdim, 2 kere viziteye çıktım ama ibucold, boğaz spreyi ve öksürük şurubu dışında hiçbir ilaç verilmedi, geniz akıntım, öksürüğüm ve eklem ağrılarım asla bitmedi, son 5 gündür de kanlı sümkürüp kanlı balgam çıkarıyordum. çok şükür zatürre olmadım, bugün hastaneye gittim ama yoğun geniz akıntım var ve boğazlarım kötü durumda, doktorum hemen antibiyotik tedavisine başladı, olanları anlatınca meslektaşları adına özür diledi.

eğitimden yırtmak için sürekli viziteye gidenler yüzünden gerçekten hasta olanlar mağdur oldu, bölük komutanı en sonunda sinirlenip ''viziteye çıkanları doktora söyledim 5 günlük yat istirahati ver uzasın askerlikleri'' dedim diyerek tepki gösterdi, o olaydan sonra gereksiz viziteye gitmeler azaldı ama gerçekten hasta olanlar da korkudan viziteye çıkamadı. ters etki yaptı yani.

uzun dönem erlerle abi kardeş modunda takıldık, bol bol sohbet ettik, ben hasta olduğum için sigara içemediğimden paketimi olduğu gibi onlara verdim, onlarla hiçbir sorunumuz olmadı, hepsi de pırlanta gibi çocuklar, umarım ailelerine kavuşurlar en kısa sürede.

kısa dönem çavuşlar kraldan çok kralcılık yapıyorlar, üniversite okumuş, eğitim almış bizle diyalog konusunda sıkıntı yaşaması en az grup olmalarına rağmen gereksiz zorluklar çıkardılar bize, sürekli yemekhane ve tuvalet cezaları kilitlediler, lanlı lunlu kendilerinden 5-10 yaş büyük insanlara durduk yerde bağırdılar ki bunu hiçbir subaylar ya da uzman çavuşlar yapmıyordu. hayatımızda etmediğimiz kadar küfür ettik onlara. defalarca bize olan yaklaşımlarından dolayı bölük komutanı tarafından da ayrıca uyarı aldılar. hepsi tecrübesiz, 10-15 dakika sürecek iştimaları 45 dakikadan erken alabildikleri bir gün olmadı. sürekli nöbetçi astsubaylardan azar işittiler.

uzman çavuşlar ve kıdemli başçavuşlar burada sizi anlayabilecek en iyi insanlar. bazıları karadan havaya geçmişler ve çok fazla yaşanmışlıkları var, yaşları 40'ın üzerinde artık emeklilik vakitleri yaklaşmış, her türlü şeyi dertleşebilirsiniz onlarla.

tuvalet temizliği koğuşça yapıldığı için hızlı bitiyordu, bazı koğuşlar kafadan sallamasyon temizlik yaptıkları için 2. tuvalet temizliği cezası aldılar, ben şanslıydım ki koğuşumdaki insanlar düzgün insanlardı, 20 dakikada alt kat ve üst kat tuvaletlerini yıkayıp temizledik kontrolde de bir sıkıntı olmadı.

yemekhane görevi insanı aşırı yoran bir görev, süzgeçciler ve arka bulaşıkçılar ise en fazla çekenlerdi. metal tabldot kaldırıp indirmekten kolları morardı adamların. sabah öğle akşam yemeklerinden önce muhakkak bölük yemekhanelerine su basıp çekpas yapılıyor, tüm masalar temizleniyor, yemekhane tuvaletleri yıkanıyordu. zombi gibi döndük koğuşa, üstelik yemekhane görevindekiler 5'de değil 4'de uyanıyorlar.

bir de ana yemekhane görevi var, hava er eğitim tugay komutanlığı yemeklerini dışarıdaki carter firmalarından almayıp ekmeğine kadar kendisi üretiyor, kendi denetimini tugay içinde kendisi yapıyor, ekmek ve pide fırınları bile var. bu sebeple ana yemekhane görevinin de aşırı zor olduğunu söyleseler de ben ana yemekhanede yemek yapmadım, sadece yemek kazanlarını ve kolilenmiş tatlıları minibüse yükleyip indirdim.

herhangi bir sorusu olan varsa özelden yazabilir, keza daha yazacak çok şey olsa da kısa kesmek istiyorum, daha game of thrones'un yeni sezonunu izleyeceğim.
85 /