bedri rahmi eyüboğlu

2 /
lijepa djevojkaa lijepa djevojkaa
eskiden yeterdim kendime

artardım bile...

şimdi ne yapsam nafile!!!

ve

kim demiş " can eskimez" diye...

bu can tedirgin tende

canda eskimiş

ben de...

bedri rahmi eyüboğlu....
dendelis dendelis
"dondurma kutusu üstünde
üç kırmızı çiçek
canımın içi kadar sıcak
dilediğim kadar kırmızı
özlediğim kadar gerçek..."
hiperaktif kaplumbaga hiperaktif kaplumbaga
şair daha orta okulda şiire ilgi duymaya başlamıştır. halk edebiyatının masal, şiir, deyiş gibi her türüne karşı duyduğu hayranlık, şiirlerinde de görülmüştür ve bunlardan aldığı öğeleri kendine özgü bir biçimde kullanarak halk diline yaklaşma çabasını sonuna dek götürmüştür. bu nitelikleriyle şiirleri, resimleriyle büyük bir benzerlik gösterir. şairimiz aynı zamanda bir ressamdır.
tutti frutti tutti frutti
susadım
üç tane elma soydular, üç tane portakal
nafile
bir bardak suyun yerini tutmadı

acıktım
kuş sütü, kuru üzüm getirdiler
nafile
bir çimdik somunun yerini tutmadı

seni düşündüm sevgilim şükrederek
su gibi aziz olasın her daim
ekmek gibi mübarek...

dizelerinin sahibi büyük şair.
keditör keditör
"şairim,
zifiri karanlıkta gelse şiirin hası
ayak seslerinden tanırım
ne zaman bir köy türküsü duysam
şairliğimden utanırım"

diyerek tevazunun sınırlarını zorlamış şairdir.
yaşayan ölü yaşayan ölü
sitem

önde zeytin ağaçları arkasında yar
sene 1946
mevsim
sonbahar
önde zeytin ağaçları neyleyim neyleyim
dalları neyleyim.
yar yollarına dökülmedik dilleri neyleyim.

yar yar!.. seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar
değirmen misali döner başım
sevda değil u bir hışım
gel gör beni darmadağın
tel tel çözülüp kalmışım.
yar yar
canımın çekirdeğinde diken
gözümün bebeğinde sitem var.

bedri rahmi eyuboglu

edit:http://fizy.com/tr#s/1agrwa
banamutlulugunresminiciz banamutlulugunresminiciz
şu eşsiz dizelerin sahibi
"dostluğumuz güzel bir kuştu
alkanat morkanat belalı bir kuş
alkanat morkanat pahalı bir kuş
otuz yıl nuh demiş kafeste durmuş
kadrini bilmemişiz uçmuş
uçar ayak olmayacak yerler sıçmış
oluyor böyle şeyler oluyor
canıma değdikçe canım acıyor
elime değdikçe elim yanıyor
çok uzaklarda bir yer kanıyor
ya olduğun gibi görün diyor
ya göründüğün gibi ol
dol karabakır
dol karabakır
dol karabakır

olur mu böyle olur mu?
olur
yersiz bir çalım bir azamet
siktirici bir çalım
şaşı bir kibir
bir afra bir tafra
ciğeri beş para etmez yersiz bir gurur
olur böyle şeyler olur
gururun bu kadarı ebegümecinde de bulunur
dostluk dediğin güzel bir kitap
hava gibi
su gibi
ekmek gibi
vazgeçilmez bir tad
sonuna kadar dayanmak şart
dostluk dediğin eşsiz bir kitap
sevmediğin sayfaları varsa atla
sayfayı kökünden yırtmak şart mı
dostluk dediğin kiralık at mı
dostluk dedğin taksi mi
dilediğin zaman açan mı
dostluk dediğin çok nazlı bir kuş
kapıp da kaçan mı
gözünün bebeği gibi korumak marifet
dostluk dediğin nadir bir kuş
huyuna suyuna dikkat
bir kez kuyruğu titretti mi
diriltene mükafat

oluyor böyle şeyler oluyor
her ahbaba dost denmiyor
gitti mi bir kez gelmiyor
dostluk dediğin nazlı bir kuş
her kuşun eti yenmiyor
dol kara
dol bakır
dol

dostluk dediğin filfilli fistan
her allahın günü giyince insan
ister istemez aşınıyor-eskiyor-inceliyor
eskidikçe tadına doyulmuyor
nazdan nazik oluyor

çiniden bilezik
bizler kadrini bilmedik
hıyarca davrandın mı tuz buz
paramparça dostluğumuz"
rosalindfranklin rosalindfranklin
çok iyi bir ressamdır. kalamış yazmalarına bayılıyorum. oğlu mehmet hamdi eyüboğlu yazma sergileri açarak ölümsüzleştiriyor o güzelim resimleri. harikulade.
karamuratbenim karamuratbenim
ara güler hastanede ziyaretine gidiyor, görevlilerin ilgisizliği, bedri rahmi'yi tanımamasından dolayı odasını zor buluyor ve girer girmez odadan şunu söylüyor "çizme ulan bedri şu hastaneyi, renklendirme ağaçlarını, bırak insanları renksiz, cahil kalsın."
moshpit moshpit
eskici

eskiden yeterdim kendime
artardım bile
şimdi ne yapsam nafile! ...
ve
kim demiş 'can eskimez' diye
bu can tedirgin tende
can da eskimiş
ben de....

bedri rahmi eyüboğlu
2 /