begbie

vikartindur vikartindur
"begbie did not do drugs, he did people" diye açıklanan, uyuşturucudan çok tanımadığı insanlarla kavga çıkarmayı yeğleyen prikopat karakter.
keyif pezevengi keyif pezevengi
kanımca sinema tarihinin en sıyırmış karakterlerinden biridir. begbie'de biraz türklük de vardır. slip don, beyaz çorap ve atlet giyer

; bıyığı vardır. hele ki bir "shite"* ve "cards"* telaffuzları vardır ki öldürür seyirciyi. barlarda bıçak çekme, yok yere kavga başlatma, apış arası tekmeleme gibi hobileri vardır.
valiente valiente
elinin tersiyle bardağı fırlattığı ve devamında dahil olduğu kavga akıllara zarar olan karakter. kendisine az da olsa benzeyen biriyle aynı ortama dahil olmak en büyük korkularımdan biridir. (bkz: robert carlyle)








keyif pezevengi keyif pezevengi
tüm film boyunca tek tırstığı bir sahne vardır ki o da rentboy'un otobüs tuvaletinden çıktığı sahnedir. ki onda da pek tırsmış sayılmaz ama işte biraz çekingen bakar. özlü sözleri arasında:

"that lassie got glassed, and no cunt leaves here till we find out what cunt did it." (`yardımseverdir)
"no way would i poison my body with that shite" (`yeşil aycıdır)
"you sorry enough for being a fat fucking cunt?" (`sağlıklı yaşamı sever ve teşvik eder)
"come on, son! come on, son! come on! come on..! yea-a-a-ah!! yea-a-a-ah!! ba-a-a-a-ad bo-o-o-o-oy!!" (`at yarışı sever)
"it was fucking obvious that fucking cunt was gonna fuck some cunt." (`yeri geldiğinde sitemini eder)
kesyapistirmikelanj kesyapistirmikelanj
filmde iskoç gibi görünse de içinde aleni bir çinçin bebesi taşıyan şiddet yanlısı adam. küçüklüğünde kafası üç numara, çelimsiz, çok iyi dövüşen tiplerden olduğuna eminim. türkiye'de doğsa rent-a-car'cı olur yeğenini 18'ine bastığında keraneye götürürdü.