bekir pakdemirli

1 /
üç hürellerin dördüncüsü üç hürellerin dördüncüsü
hakkında kanadalı mccain foods firmasının ortadoğu bölgesi danışmanı olduğu, bu sebeple de bir aylığına ithal edilecek patatesten gümrük vergisi alınmayacağı iddiaları dolaşan tarım ve orman bakanı.

ama polis baskınını yiyen küçükbakkalköy'deki patates-soğan deposu.
neverendingblueroad neverendingblueroad
izmir yangınları için neden türk hava kurumu'nun uçakları kullanılmadı sorusuna "3 tanesinin motoru arızalı şekilde duruyor, 3 tanesi de yağ akıtıyor. çalıştırabilenler varsa buyursun gelsinler çalıştırsınlar" diye mantıküstü bir açıklama yapan türkiye cumhuriyeti tarım ve orman bakanı.

biz ne kadar geri zekalı bir halkız ki uçaklar orada arızalı şekilde yatarken onlarla ilgilenmedik, motorlarını tamir ettirmedik, yağ bakımı yapmadık. yunanistan yangınlarında "uçaklarımız hazır, ihtiyaç halinde göndeririz." dedik ama izmir ihtiyaç duyduğunda uyusun da büyüsün dedik, pilot bulmadık onlara. biz ne kadar acımasız yaratıklarız ki kaç gündür içimizde dışımızda sönmeyen ateş, uçaklarla daha kolay kontrol altına alınacağı halde helikopterle iş yapmaya çalıştık. hep bizim suçumuz, halkın suçu. allah bizim belamızı versin.

her yere yazıyorum, burda da eksik kalmasın. 40 yıl önce sormuş bu soruyu nevzat üstün, değişen tek şey artık uykumuzun daha derin olduğu.

"seni nasıl sevsem
gözlerinden nasıl öpsem uyanırsın
benim sevgili halkım?"
üç hürellerin dördüncüsü üç hürellerin dördüncüsü
halkına bile bile yalan söylüyor, bunu yaparken önlem almadı tatile gitti diye göreve geleli 1.5 ay olmuş bir belediye başkanını hedef göstererek konuyu bulandırıyor. ülkenin dört bir yanında, muğla'da kütahya'da izmir'de yazın başından beri ormanlar yakılıyor (hatta göz önünde pürmüzle kuru otları yakmaya başlayanlar varken), yangınlar mahsus söndürülmüyor, çünkü yangın söndürme garantisi verilmiş özel şirketler de var. köprü geçişi gibi, hasta sayısı gibi bu da alım garantisine bağlanmış, vatana göz göre göre ihanet ediliyor ve hesap soranı yok.

thk'nın uçakları helikopterleri bozuk diye gözümüzün içine baka baka yalan söylüyor. çünkü bu kanadalı bakana göre koskoca türkiye cumhuriyeti'nde orman yangınlarını söndürecek uçaklar birden arızalanıvermiş. ve koca türkiye cumhuriyeti'nde bu uçakları ve motorlarını onaracak bir tane usta yokmuş. onları da mı fetö'den tıktılar dama? oraya da mı "sızmışlar"??

algı operasyonuna harcadığı emeği tarım ve hayvancılığı adam etmeye harcasaydı düze çıkardık. ama adam sonuçta kanadalı bir patatesçinin ortadoğu danışmanı. amk kanadalısına bizim çiftçimizden hayvancımızdan daha çok faydası dokunuyor.

türkiye cumhuriyeti tarihinin en sorumsuz en vurdumduymaz tarım bakanı olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
beyinsizbeyin beyinsizbeyin
alay eder gibi konuşup, ''uçaklar arızalı çok savunan varsa gelsin kaldırsın diyordu!'' arızaların neden giderilemediğini izah etmek yerine küstahça konuşmayı tercih etmesinden belli zaten şahsın ne derece kişiliğe sahip olduğu. eşek yüküyle milletten vergi alıp, tamir ettirecek durumumuz yok demek ki. daha neler duyacağız bakalım kendisinden!
bitli piyade bitli piyade
zoru başarmış bakandır. çünkü en kötü, başarısız bakanlar genelde maliye, milli eğitim, adalet, iç işleri veya dış işleri bakanları gibi bakanlardan çıkar. tarım bakanın adını bile kimse bilmez çok fazla önemsenmez yaptıkları olay olmazdı. ama bu adam et ithal etti patates ekimine sınır getirdi. bunun yanında muhaliflere adiler dedi. bir de orman yangınında uçakla müdahale edilememesi, bunu eleştirenleri yangın fırsatçısı diye nitelendirmesi ve thk ile chp arasında işbirliği var demesiyle tüyü dikmiştir. sonuç olarak sorumlu olduğu bütün alanlarda "tarım, orman ve hayvancılık" sıçmıştır.
dumrul dumrul
milyarlık saray dikilirken tasarruf olmayan bir itibar var ya... hani diyanet işleri başkanının altına mercedes çekilirken tasarruf olmayan itibar...

eğer "pahalıya geliyor" diyerek uçak kaldıramadığınız için ormanlarınız yanıyorsa işte o itibara hiçbir şey olmuyor. yani nedir ki... orman dediğin yanar, sonra kendi kendine toparlanır. uçak öyle mi? kaldırırsan mazot falan yanıyor. arızalıları tamire göndersen dünya kadar para tutacak. vidalarını filan sıkacak ahlaksızlar.

pekii bu ülkede hiç mi orman yangını çıkmıyor ki bir takım uçakların bakımsızlıktan ıskartaya çıktığı iddia edilebiliyor? hayır tabii... bu hırsız sürüsü özel şirketten uçak ve helikopter kiraladığı için devletin uçakları yatırılıyor. allah allah ne kadar ilginç değil mi?

akp'nin varlık nedeni, senin cebinden çıkan her kuruş vergiyi yağmalamaktır. ordan al ona aktar, burdan al şuna aktar. kendi yandaşını yalakanı besle. bu arada dönen rüşvetlerden filan bahsetmek bile gereksiz. yol yaparken de toki yaparken de iha yaparken de yangın söndürürken de tek meseleleri bu...

bekir pakdemirli kimdir bilmiyorum. neci olduğu ise açık. kaynakların yağmalanmasından sorumlu olan sekreterler kurulundan bir üye. işin başında ise recep tayyip erdoğan var.

referandumda tam da bunu öne sürerek oy istemiyor muydu? her şeyin sorumlusu belli olsun, işler hızlı yürüsün falan filan... bu bp denen kifayetsizi tartışmaya da gerek yok bu yüzden.
acarabi acarabi
buyurun buradan yakın şimdi.
tek adam rejimi olsun, ellerimiz kollarımız bağlanmasın, bürokrasiye takılmadan ülkenin tüm sorunlarını şıpın işi çözelim diyen kimdi?
kerameti kendinden menkul kifayetsizleri bakan yapmak içindi herhalde.
tanımos: lafının nereye gittiğini bilmeyen çapsız, iş bilmez bakan.
bu sefer kesin bu sefer kesin
bekir pakdemirli, türk ekonomist. 10 temmuz 2018'den beri tarım ve orman bakanı olarak görev almaktadır.

müdahale ederken aldığı yanlış kararlar sebebiyle söndürülemediği için yanan ormanlarda yok olan her ağacın, ölen her hayvanın, yok olan doğal hayatın katilidir.
ben tanrıya inanmıyorum da, sen inanıyorsun, inandığını iddia ediyorsun ya; günahtır be kardeşim!
en dış kulvardan bold pilot geliyor en dış kulvardan bold pilot geliyor
zamanında "aklımda olmayan tek bakanlık buydu, hepsini düşünmüştüm bir bunu düşünmemiştim" demişliği olan ülkenin ormanlarından sorumlu kişisi. sorumlu lafı tabi kağıt üzerinde, gerçekte sikinde bile olmadığını cümle alem gördü.
1 /