bekle beni gelmeyeceğim

hüzünden bozma mutluluk hüzünden bozma mutluluk
sonunda kahrolacağını bilerek bile bekler kadın. sevgi, aşk ya da bu duyguların muhattaplarını yüceltme isteği hep içinden gelir ve onun için zevktir, içinden gelenleri ağırlamak.

tutar bir ucundan, dünyanın en ışıltılı kumaşı olur gözünü açtığı sabah. dokunduğu sofralar çoğalır, muhabbete kahkaha olur bir başına. bir adam, bir gün ya da bir hâyâl ne kadar güzel olsa da onlara vereceği değeri kendisi kestirir.

gözünün kenarında bir damla yaşla gezdiğini kimselere duyurmaz. konuşmadan öfkelenir, sabırla anlatır. okumak isteyene kitaplar yazar bir bakışı. suya yazılanların ışıltısına kapılıp terk edenler, elleri boş döndükten sonra tek harfine muhtaç kalır kadının. üstünden bir kez el çeken adamlar değmesin diye, kendini yakar gerekirse.

sayfalarını açmaya razı olunca kimse engel olamaz. gelirler, talan edip giderler de tek başına doğrulur olduğu yerden. kadın aşık olunca etrafını parıldatmak ister. emir aldığı yer kalbidir ve onu açtığı kişinin kim olduğu artık önemli değildir. gururun yerini sabır, mağrur duruşunu mağduriyet teslim alır.

büyük cümlelerin sahibi bu kadın, sözünü kesene düşman olacak bir adam bekler. kendi elleriyle kurduğu hayatında tok bir ses olsun ister. bir güzel söz ve kokusuyla ömrünü dolduracak diye sevinir.

gelen onca kişi vaad ettiklerini gerçekleştiremeden gider. sanırlar ki dönmeyeceklerini söyleyince üzülmeyecek bu sabır abidesi.
"bekle beni gelmeyeceğim" cümlesi, acıyı azaltma çabasıdır.

oysa 'ummak ve beklemek kadınlığa verilmiş iki cezadır'
bu başlıktaki 12 giriyi daha gör