ben

19 /
neyin peşindesin neyin peşindesin
"platon, aşık insanın, aşk nesnesi söz konusu olduğunda kör olduğunu söyler.
o halde eğer herkes en çok kendisini seviyorsa, insan kendisi söz konusu olduğunda kördür." der.
"bu körlük günümüzde, durmadan kendi resimlerini çekip sergileyenlerin çoğunda var, maalesef...
"ben" odaklı, kendine aşık, empati kuramayan, ilişkileri derinliksiz, özverisiz, sabırsız, şekilci, kendi değerini -çoğu kez hiç tanımadığı- başkalarının beğeni ve onayı üzerine kurmuş insanların yaşadığı türden bir körlük bu...
böylesi bir körlük, iç görünün pusulasından mahrum yaşamak demektir.
boşuna değil bugün artık, bu kadar çok insanın yolunu sürekli kaybetmesi!

not: bu giri benim 1000. girim, bir nick altı olarak yazacağıma dair vermiş olduğum sözü unutmuş değilim tabiki, ancak sonra dünyadaki iyi insanların varlığına kanıt olarak kendimi gördüm ve "ben"e dair şeyler yazmaya karar verdim. bence iyi ettim. hem nerde görülmüş verilen tüm sözlerin tutulduğu ya da en azından gerçek olduğu.
erkan reis erkan reis
ne karışık di mi herşey!.. ülke, insanlık, gelecek.. "hep çocuk kalsaydım keşke" derken, güzel geçen kendi çocukluğuma sığındığım için utanıyorum neredeyse.. şimdi çocuklar böyle güvende değilken, yoz, bağnaz, cahil i̇nsanlar pervasızca ortada gezinirken, asaletin, adaletin yerini paralı, gücü eline geçirmiş görgüsüzler almışken ve ben artık bu kadar bilinçlenecek yaşa gelmişken zorlanıyorum yaşamaya... gözlerimi kapatsam, apayrı bir dünyada, hayal ettiğim yerde açsam keşke gözlerimi.. ne çok isterdim
x biri x biri
bencillik ifade eden bir sözcük. o nedenle biz diye söz ederim kendimden bahsederken bile. bazıları anlamaz çok kişiden bahsettiği mi sanıp sorar siz derken limler diye.
sokollu sokollu
"ben, kimsesiz seyyahı, mechuller caddesinin;
ben, yankısından kaçan çoçuk, kendi sesinin.

ben, sırtında taşıyan işlenmedik günahı;
allah'ın körebesi, cinlerin padişahı.

ben, usanmaz bekçisi, yolcu inmez hanların;
ben, tükenmez ormanı, ısınmaz külhanların.

ben başı ağır gelmiş, boşlukta düşen fikir;
benliğin dolabında, kör ve çilekeş beygir.

ben, allah diyenlerin boyunlarında vebal;
ben bugünküne mazi, yarınkine istikbal.

ben, ben, ben; haritada deniz görmüş, boğulmuş;
dokuz köyün sahibi, dokuz köyden kovulmuş.

hep ben, ayna ve hayal; hep ben, pervane ve mum;
ölü ve münker-nekir; baş dönmesi uçurum..."
gecikmeli ankara treniyle gelen adam gecikmeli ankara treniyle gelen adam
hepsi ben'dim, hepsi ben
yıllara gerili perdede - cümleten
sefa geldiniz, sefa geldim
birikti sesim, birikti bedenim
hanidir en güzeli- çiçek
örter üstünü balmumu, petek
örter, gece oldu mu, sahi, küfür
hangi bedene sığdınız - üfür
bir nefes alayım gökten gönlümce
söner kandiller birazdan, gece inince
günah yazmasın, günahsızım billahi
ey geceye durgun düşen ışık - ilahi
ben kim'im? ben kim'in? ben kin'im? ben kin'in?
biz'dir yalnız olan, ben değil - bende'kinin
açılır perde şöylece dokundurup parmağı
nasıl çıktık sahi, sahi bunca basamağı
hepsi sahnede ilahi oynandı bir oyun
göze battık, döküldü yaş, kırıldı boyun
sönmedi gözlerim, koltukladım kendimi
kendimi koltuklayınca gördüm bendimi
selam durdum kaldırıp elimi
kat kat büküp öylece kırdım belimi
19 /